Get to the point ne demek?
İş hayatında anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Get to the point, iş hayatında sadede gelmek anlamına gelir.
Asıl düşünceyi ya da en önemli bilgiyi, gereksiz ayrıntılara ve uzun girişlere girmeden doğrudan söylemek demektir.
English: To say the main idea directly, without spending too much time on background or extra detail first.
Nerede ve nasıl kullanılır?
İnsanların ana mesajı daha erken duymak istediği toplantı, sunum, düzenleme ve geri bildirim durumlarında yaygındır. Biraz sert duyulabileceği için çoğu zaman please gibi yumuşatıcı ifadelerle kullanılır.
Örnek cümleler
We only have ten minutes left, so please get to the point before the finance team joins the call.
Yalnızca on dakikamız kaldı, bu yüzden finans ekibi aramaya katılmadan lütfen sadede gel.
Burada konuşanın temel bilgiyi hemen vermesi isteniyor; çünkü başka bir ekip birazdan görüşmeye katılacak ve süre kısıtlı.
Her draft introduction was interesting, but the editor asked her to get to the point by the second paragraph.
Taslağının girişi ilgi çekiciydi, ancak editör ondan en geç ikinci paragrafta sadede gelmesini istedi.
Bu yazı örneğinde ifade, asıl mesajın uzun ve yavaş bir hazırlık bölümünden sonra değil, erken verilmesi gerektiğini anlatıyor.
Sık kullanılan kalıplar
- please get to the point
- get to the point quickly
- just get to the point
İlgili terimler
Aynı konudan: Ofis Deyimleri ve Kalıpları
- touch base · kısaca görüşmek
- heads-up · önceden haber
- on the same page · aynı noktada olmak
- keep me posted · beni haberdar et
- ballpark figure · kabaca tahmin
- bandwidth · vakit
- circle back · konuya sonra dönmek
- low-hanging fruit · kolay kazanımlar
- get the ball rolling · işi başlatmak
- back to the drawing board · en baştan başlamak
- drop the ball · işi aksatmak
- on my radar · takibimde
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
