Finans ve bankacılık çalışanları için İngilizce

Finans ve Bankacılık İngilizcesi: 334 Temel Terim ve Anlamları

Uluslararası bankacılığın çalışma dili İngilizcedir: kredi raporları, kredi sözleşmeleri, faaliyet raporları, düzenleyici kurumların rehberleri ve SWIFT mesajları bu dilde yazılır. Bu sözlük, hesaplardan kredilere, riskten uyuma ve finansal teknolojiye kadar finans ve bankacılık çalışanlarının her gün kullandığı kelimeleri doğal Türkçe karşılıkları ve iş hayatından örneklerle bir araya getirir.

  • 334 terim
  • 12 konu
  • 73 temel terim
  • 668 örnek cümle

Fintek ve Dijital Bankacılık

  • synthetic identity fraudisimsentetik kimlik dolandırıcılığı

    Uydurma bilgilerden, çoğu zaman gerçek kimlik verileriyle birleştirilerek oluşturulan sahte kimliğe dayalı dolandırıcılık.

  • tokenized depositisimtokenleştirilmiş mevduat

    Programlanabilir veya dağıtık defter üzerinde dijital token olarak temsil edilen banka mevduatı.

  • central bank digital currencyisimmerkez bankası dijital parası

    Merkez bankasının doğrudan yükümlülüğü olarak ihraç edilen dijital para.

Hazine ve Piyasalar

  • treasuryisimhazine, hazine bölümü

    Bir banka ya da şirketin nakdini, likiditesini, fonlamasını, döviz ve faiz riskini yöneten birim; ayrıca kamu maliyesinden sorumlu bakanlık.

  • yieldisimgetiri, verim

    Bir yatırımın sağladığı gelirin, fiyatının ya da değerinin yüzdesi olarak ifadesi. Tahvilde, yatırımcının tahvili güncel fiyattan alarak elde ettiği getiridir.

  • securitiesisimmenkul kıymetler, sermaye piyasası araçları

    Pay senetleri, tahviller ve bonolar gibi alınıp satılabilen; sahibine ortaklık ya da geri ödeme alacağı gibi haklar veren finansal varlıklar.

  • derivativeisimtürev araç, türev ürün

    Değeri döviz kuru, faiz oranı, hisse senedi ya da emtia gibi başka bir şeyin fiyatına bağlı olan finansal sözleşme.

  • forward contractisimforward sözleşmesi, vadeli döviz alım satım sözleşmesi

    Belirli miktarda döviz ya da başka bir varlığı ileri bir tarihte, bugünden belirlenen bir fiyattan almak veya satmak için yapılan anlaşma.

  • swapisimswap, swap işlemi

    İki tarafın belirli bir süre boyunca nakit akışlarını ya da para birimlerini değiş tokuş ettiği sözleşme; örneğin sabit faiz ödemelerinin değişken faiz ödemeleriyle değiştirilmesi.

  • repoisimrepo, geri alım vaadiyle satış

    'Repurchase agreement' ifadesinin kısaltması; bir tarafın menkul kıymet satıp daha sonra daha yüksek bir fiyattan geri almayı taahhüt ettiği ve kısa vadeli teminatlı borçlanma gibi işleyen işlem.

  • clean priceisimtemiz fiyat

    Önceki kupon tarihinden beri işlemiş faizi içermeyen tahvil kotasyon fiyatı.

  • dirty priceisimkirli fiyat

    Temiz fiyata ek olarak işlemiş faizi de içeren tahvil fiyatı.

  • durationisimsüre, durasyon

    Sabit getirili aracın nakit akışlarının zamanlamasını veya faiz duyarlılığını ölçen gösterge.

  • convexityisimkonveksite

    Tahvil fiyatı ile getirisi arasındaki ilişkinin eğriliği.

  • initial marginisimbaşlangıç teminatı

    Belirli bir pozisyon kapatma süresindeki gelecekteki piyasa hareketlerinden doğabilecek riski karşılamak için alınan teminat.

  • variation marginisimdeğişim teminatı

    İşlem pozisyonlarının güncel değer değişimlerini yansıtan teminat veya fark ödemeleri.

  • non-deliverable forwardisimnakdi uzlaşılı vadeli döviz sözleşmesi

    Dayanak döviz tutarları değiştirilmeden, kur farkı ödenerek sonuçlandırılan vadeli döviz sözleşmesi.

  • funds transfer pricingisimfon transfer fiyatlaması

    Fonlama maliyetlerini ve faydalarını bankanın iş kollarına veya işlemlerine dağıtan iç yöntem.

  • asset-liability committeeisimaktif-pasif komitesi

    Bilançonun fonlama, likidite ve faiz profilini gözeten yönetim komitesi.

  • commercial paperisimfinansman bonosu

    Şirketlerin faaliyetlerini finanse etmek için çoğunlukla teminatsız olarak ihraç ettiği kısa vadeli borç aracı.

  • banker's acceptanceisimbanka kabulü taşıyan poliçe

    Banka tarafından kabul edilerek bankayı vadesinde ödemeden sorumlu kılan vadeli poliçe.

Dış Ticaret Finansmanı

  • trade financeisimdış ticaret finansmanı, ticaretin finansmanı

    İthalatçıların ve ihracatçıların güvenle ödeme yapmasına ve ödeme almasına yardımcı olan, malları üretim, sevkiyat ve satış aşamalarında finanse eden bankacılık ürünleri.

  • letter of creditisimakreditif

    Uluslararası bir satışta satıcının konşimento ve fatura gibi istenen belgeleri sunması şartıyla bankanın satıcıya ödeme yapacağına dair yazılı taahhüdü.

  • letter of guaranteeisimteminat mektubu, banka garantisi

    Bankanın, müşterisi bir sözleşmeyi tamamlamak ya da tedarikçisine ödeme yapmak gibi bir yükümlülüğünü yerine getirmezse üçüncü bir tarafa belirli bir tutarı ödeyeceğine dair yazılı taahhüdü.

  • documentary collectionisimvesaik mukabili tahsil, vesaik mukabili ödeme

    İhracatçının bankasının sevk belgelerini ithalatçının bankasına gönderdiği, ithalatçının bankasının ise bu belgeleri ancak ithalatçı ödeme yaptığında ya da poliçeyi kabul ettiğinde teslim ettiği dış ticaret ödeme yöntemi.

  • bill of exchangeisimpoliçe, kambiyo senedi

    Bir tarafın diğerine, belirli bir tutarı ibrazında ya da ileri bir tarihte adı yazılı kişiye ödemesini emrettiği, esas olarak ticarette kullanılan yazılı belge.

  • forfaitingisimforfaiting, forfeyting

    Genellikle orta vadeli ihracat alacaklarının, alıcının ödememesi nedeniyle satıcıya rücu edilmeden satın alınması.

  • avalisimaval

    Poliçe veya benzeri kambiyo senedine ilişkin ödeme güvencesi.

  • nominated bankisimgörevli banka

    Belgesel akreditifin koşullarına göre ödeme veya iştira için kullanılabildiği banka.

  • reimbursement bankisimrambursman bankası

    Akreditife ilişkin bankalar arası düzenlemede talepte bulunan bankaya ödeme yapmakla yetkilendirilen banka.

  • transferable letter of creditisimdevredilebilir akreditif

    Kullanım hakkının yetkili biçimde bir veya daha fazla ikinci lehtara devrine açıkça izin veren akreditif.

  • back-to-back letter of creditisimkarşılıklı akreditif

    İlgili alımı finanse etmek üzere mevcut akreditifin desteğiyle açılan ikinci belgesel akreditif.

  • export credit agencyisimihracat kredi kuruluşu

    İhracata resmi destekli finansman, garanti veya sigorta sağlayan kuruluş.

  • payables financeisimborçlu onaylı tedarikçi finansmanı

    Alıcının onayladığı faturalarda tedarikçilerin erken ödeme almasını sağlayan alıcı öncülüğündeki finansman.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Finans ve Bankacılık İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Terimleri çiftler halinde öğrenin: asset ve liability, borrower ve lender, fixed ve variable rate, deposit ve withdrawal. Çiftler hem daha kolay akılda kalır hem de gerçek belgelerde birlikte geçer.
  • Alandan gerçek metinler okuyun: bir Türk bankasının İngilizce faaliyet raporunu Türkçesiyle yan yana koyun, merkez bankası basın duyurularını ve kredi sözleşmelerini inceleyin. Birçok Türk bankası raporlarını iki dilde yayımladığı için terimleri karşılaştırmak kolaydır.
  • Her ismin hangi fiille kullanıldığını öğrenin: take out a loan (kredi çekmek), pay off a debt (borcu kapatmak), charge interest (faiz işletmek), write off a bad loan (sorunlu krediyi aktiften silmek), file a suspicious transaction report (şüpheli işlem bildiriminde bulunmak).
  • Amerikan ve İngiliz İngilizcesi farklarına dikkat edin: checking account ve current account, check ve cheque, installment ve instalment, wire transfer ve bank transfer.
  • Kısaltmaları meslektaşlarınız gibi okuyun: KYC, AML ve APR harf harf söylenir; EBITDA ve IBAN ise tek kelime gibi okunur.

Sıkça sorulan sorular

Türk bankacılar İngilizce terimleri mi kullanır, Türkçelerini mi?

İkisini de. Günlük konuşmada birçok İngilizce kelime olduğu gibi kullanılır: KYC, fraud, hedge, spread, due diligence, NPL. Sözleşmelerde, resmi yazışmalarda ve düzenleyici kurumlara yapılan raporlamalarda ise 'müşterini tanı', 'dolandırıcılık' ve 'takipteki krediler' gibi Türkçe terimler tercih edilir. İki versiyonu da bilmek toplantılar, raporlar ve yabancı meslektaşlar arasında rahatça geçiş yapmanızı sağlar.

Faiz oranı ile APR arasındaki fark nedir?

Faiz oranı, borç alınan paranın kendi fiyatıdır. APR (annual percentage rate) ise zorunlu bazı masrafları da içeren yıllık kredi maliyetini gösterir; bu yüzden genellikle daha yüksektir ve teklifleri karşılaştırmak için tasarlanmış orandır. Türkiye'deki kredi belgelerinde karşılığı 'yıllık maliyet oranı'dır.

Müşteri mevduatı banka için neden bir yükümlülüktür?

Çünkü banka bu parayı müşterilerine geri ödemek zorundadır. Banka bilançosunda mevduat yükümlülük, verilen krediler ise varlıktır; bu, müşterinin bakış açısının tam tersidir. Bu ayna etkisini kavradığınızda banka finansal tablolarını okumak çok kolaylaşır.

'Take a loan' mı denir, 'take out a loan' mı?

Doğal ifade 'take out a loan'dır; tıpkı 'take out a mortgage' ve 'take out insurance' gibi. 'Get a loan' ya da kısaca 'borrow' da denebilir. Banka tarafında ise kredi 'grant', 'approve' ya da 'extend' edilir; yani kredi tahsis edilir, onaylanır ya da kullandırılır.

Hesap ekstresinde 'credit' iyi bir şey mi, kötü bir şey mi?

Kendi hesap ekstrenizde 'credit' hesaba giren, 'debit' ise hesaptan çıkan paradır. Muhasebede ise borç (debit) ve alacak (credit) her kaydın iki tarafıdır; hesabın türüne göre alacak kaydı bir hesabı artırabilir ya da azaltabilir. Bir belgeyi çevirmeden önce hangi bakış açısıyla yazıldığına bakın.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:

Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; yatırım veya finans tavsiyesi değildir.