Elektrik-Elektronik İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Elektrik-elektronik mühendisleri her gün İngilizceyle çalışır: datasheet'ler, devre şemaları, standartlar, uygulama notları (application note), test raporları ve cihaz kılavuzları neredeyse her zaman bu dilde yazılır. Devreler, devre elemanları, güç sistemleri, sinyaller, mikrodenetleyiciler, ölçme, baskı devre kartları ve elektrik güvenliğiyle ilgili temel terimleri bilmek; dokümanları hızlı okumanızı, yurt dışındaki tedarikçi ve meslektaşlarınızla rahatça çalışmanızı ve bir tasarımı ya da arızayı net biçimde anlatmanızı sağlar.
- 100 terim
- 9 konu
- 58 temel terim
- 200 örnek cümle
Gerilim, Akım ve Güç
Bir devrede akımı iten elektriksel basınç, yani iki nokta arasındaki potansiyel farkı. Birimi volttur (V).
Elektrik yükünün bir kablo ya da devre elemanı gibi bir iletkenin içinden akışı. Birimi amperdir (A).
Bir malzemenin ya da devre elemanının elektrik akımına ne kadar karşı koyduğunu gösteren büyüklük. Birimi ohm'dur (Ω); aynı gerilimde direnç arttıkça akım azalır.
Elektrik enerjisinin harcanma ya da aktarılma hızı. DA devrelerinde gerilim ile akımın çarpımına eşittir; birimi watt (W) veya kilowatt'tır (kW).
Bir iletkenden geçen akımın, uçlarındaki gerilimin iletkenin direncine bölümüne eşit olduğunu söyleyen temel kural. Genellikle V = I × R şeklinde yazılır.
Alternating current, yani alternatif akımın kısaltması: yönü saniyede birçok kez değişen akım. Şebeke elektriği alternatif akımdır; Türkiye'de ve Avrupa'da 50 Hz, Kuzey Amerika'da 60 Hz'dir.
Direct current, yani doğru akımın kısaltması: yalnızca tek yönde ve genellikle sabit bir değerde akan akım. Piller, güneş panelleri ve elektronik devrelerin çoğu doğru akımla çalışır.
Bir devrenin alternatif akıma gösterdiği toplam karşı koyma; direnç ile reaktansın birleşimidir. Birimi ohm'dur ve genellikle frekansa göre değişir.
Bir elemanın ya da yapının elektrik yükü depolayabilme yeteneği; birimi faraddır (F). Pratikte değerler genellikle mikrofarad (µF), nanofarad (nF) veya pikofarad (pF) cinsindendir.
Bir AA devresinde aktif gücün (watt) görünür güce (volt-amper) oranı; 0 ile 1 arasında bir değerdir. Düşük güç faktörü, aynı faydalı güç için daha fazla akım gerektiği anlamına gelir.
Root mean square ifadesinin kısaltması: bir AA gerilim ya da akımın etkin değeri, yani aynı gücü verecek DA değere eşit olan değer. 230 V'luk şebeke gerilimi bir RMS değeridir.
Akım geçerken bir iletken boyunca ya da bir elemanın uçlarında gerilimin azalması. Uzun kablolarda bu, yükün kaynağın verdiğinden daha düşük gerilim alması demektir.
Bir bobinin ya da iletkenin, içinden geçen akımdaki değişime manyetik alanda enerji depolayarak karşı koyma özelliği. Birimi henry'dir (H); değerler çoğu zaman µH veya mH cinsindendir.
Devreler ve Devre Elemanları
Elektrik akımının içinden akabildiği; bir kaynak, iletkenler ve elemanlardan oluşan kapalı yol. Bina tesisatında kendi sigortasıyla korunan tek bir hat için de kullanılır.
Birbirinden ayrı olması gereken iki nokta, örneğin faz ile nötr arasında oluşan istenmeyen ve çok düşük dirençli bağlantı. Çok büyük bir akıma yol açarak cihazlara zarar verebilir ya da yangın çıkarabilir.
Yolunda bir kopukluk olduğu için akımın akamadığı devre. Açık bir anahtar gibi bilerek oluşturulmuş olabilir ya da kopuk bir kablo veya çatlak bir lehim gibi bir arızadan kaynaklanabilir.
Belirli bir direnç değeri sağlayarak akımı sınırlayan ya da gerilimi bölen devre elemanı. Değeri ohm, güç değeri ise watt cinsinden verilir.
İki levha arasındaki elektrik alanında enerji depolayan devre elemanı. Besleme gerilimini düzgünleştirmek, gürültüyü süzmek, DA bileşeni engellemek ve zamanlama yapmak için kullanılır.
Genellikle tel sarımından oluşan, enerjiyi manyetik alanda depolayan ve akımdaki değişime karşı koyan devre elemanı. Filtrelerde, anahtarlamalı güç kaynaklarında ve şok bobinlerinde kullanılır.
Akımın bir yönde kolayca geçmesine izin verip diğer yönde engelleyen yarı iletken eleman. İki ucuna anot ve katot denir.
Sinyalleri anahtarlamak ya da yükseltmek için kullanılan yarı iletken eleman. Bir ucuna uygulanan küçük bir akım veya gerilim, diğer iki ucu arasından geçen çok daha büyük bir akımı kontrol eder.
Tek bir yol üzerinde art arda bağlanmış; böylece her elemandan aynı akım geçer. Seri bağlı dirençlerin değerleri toplanır.
Aynı iki nokta arasına bağlanmış; böylece her elemanın uçlarında aynı gerilim olur ve akım elemanlar arasında paylaşılır. Toplam direnç küçülür.
Tek bir küçük silisyum parçası üzerinde üretilip bacaklı bir kılıfa yerleştirilmiş eksiksiz elektronik devre. Mikrodenetleyiciler, opamplar ve voltaj regülatörleri birer entegre devredir.
Light-emitting diode, yani ışık yayan diyotun kısaltması: doğru yönde akım geçtiğinde ışık veren diyot. Akımını sınırlamak için bir dirence ya da sürücüye ihtiyaç duyar.
Bir devreyi elle ya da otomatik olarak açan veya kapatan eleman. Mafsallı anahtar ya da buton gibi mekanik olabileceği gibi transistör gibi elektronik de olabilir.
Elektrikle çalışan anahtar: bobininden geçen küçük bir akım, ayrı ve çoğu zaman çok daha büyük bir devreyi anahtarlayan kontakları hareket ettirir. Katı hal röleleri (SSR) aynı işi hareketli parça olmadan yapar.
Giriş gerilimi ya da yük değişse bile çıkış gerilimini sabit tutan devre veya entegre. LDO gibi lineer ya da buck dönüştürücü gibi anahtarlamalı olabilir.
Operational amplifier, yani işlemsel yükseltecin kısa adı: iki girişi ve çok yüksek kazancı olan entegre yükselteç. Çevresine eklenen birkaç direnç ve kondansatörle sinyalleri yükseltebilir, süzebilir, karşılaştırabilir ya da tamponlayabilir.
Gate ucundaki gerilimle kontrol edilen bir alan etkili transistör türü. Güç elektroniğinde ve dijital çiplerde en yaygın anahtardır; uçlarına gate, drain ve source denir.
Transistör ya da regülatör gibi ısınan bir elemana takılarak ısıyı çevredeki havaya aktaran, genellikle kanatçıklı alüminyumdan yapılmış metal parça.
Bir elemanın gerçek değeri ile nominal değeri arasında izin verilen fark; genellikle yüzde olarak verilir. %5 toleranslı 1 kΩ'luk bir direnç 950 Ω ile 1050 Ω arasında herhangi bir değer gösterebilir.
Güç Sistemleri ve Elektrik Makineleri
AA gücü ortak bir manyetik nüve üzerinden bir sargıdan diğerine aktaran, genellikle gerilimi yükseltmek ya da düşürmek için kullanılan cihaz. Doğru akımla çalışmaz.
Bir kaynaktan güç çeken motor, lamba ya da ısıtıcı gibi her türlü cihaz veya devre. Çekilen güç ya da akım miktarı için de kullanılır.
Aynı frekansta ve birbirine göre 120 derece kaydırılmış üç gerilimden oluşan AA sistemini niteler. Gücü iletmek ve büyük motorları verimli çalıştırmak için kullanılır.
Elektrik enerjisini mekanik dönme hareketine çeviren makine. Endüstriyel makinelerin çoğunda üç fazlı asenkron motorlar, küçük cihazlarda ise genellikle DC veya fırçasız motorlar kullanılır.
Enerjiyi depolayıp DA olarak veren bir veya daha fazla elektrokimyasal hücre. Kapasitesi amper-saat (Ah) veya miliamper-saat (mAh) olarak verilir; gerilimi hücre kimyasına bağlıdır.
Bir motor, türbin ya da rüzgar gibi kaynaklardan gelen mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çeviren makine. Yedek dizel jeneratör, şebeke kesildiğinde elektrik sağlar.
DA'yı AA'ya çeviren güç elektroniği cihazı. Güneş panellerini ve bataryaları şebekeye bağlamak, UPS sistemlerinde AA yükleri beslemek ve motor sürücülerinde değişken frekanslı AA üretmek için kullanılır.
AA'yı DA'ya çeviren, genellikle diyotlardan oluşan devre ya da cihaz. Köprü doğrultucu, AA dalga şeklinin iki yarısını da kullanabilmek için dört diyot içerir.
Bir AA sistemindeki gerilim taşıyan iletkenlerden biri, örneğin üç fazlı beslemedeki L1, L2 veya L3. Bir dalga şeklinin derece cinsinden zamanlama konumunu anlatmak için de kullanılır.
Elektriği tüketicilere ulaştıran santraller, iletim hatları, trafo merkezleri ve dağıtım hatlarından oluşan, birbirine bağlı şebeke. 'Power grid' ya da 'mains' da denir.
Güç şebekesinde gerilimin trafolarla yükseltildiği ya da düşürüldüğü, devrelerin kesiciler, ayırıcılar ve koruma röleleriyle anahtarlanıp korunduğu tesis.
Büyük miktarda gücü uzun mesafelere taşıyan, genellikle direkler üzerinde havai olarak çekilen yüksek gerilim hattı. Elektronikte empedansı kontrol edilmesi gereken kablo ya da yol için de kullanılır.
Sinyaller ve Analog Elektronik
Bir sinyalin bir saniyede kaç kez periyodunu tamamladığını gösteren büyüklük; birimi hertz'dir (Hz). Türkiye'de şebeke frekansı 50 Hz'dir.
Bir sensör değeri, ses ya da sayısal veri gibi bilgi taşıyan gerilim veya akım. Sinyaller sürekli değişen analog ya da belirli seviyeler arasında geçiş yapan dijital olabilir.
Bir sinyali şeklini koruyarak büyüten, yani gerilimini, akımını ya da gücünü artıran devre veya cihaz. Sinyalin ne kadar büyütüldüğüne kazanç denir.
İstenen sinyale karışarak onu ölçmeyi ya da kullanmayı zorlaştıran istenmeyen, rastgele ya da bozucu sinyaller. Devre elemanlarından, güç kaynaklarından, motorlardan veya radyo kaynaklarından gelebilir.
Bir devrenin çıkışının girişine oranı; sinyali ne kadar yükselttiğini gösterir. ×10 gibi düz bir sayı olarak ya da desibel cinsinden verilebilir.
Bir devrenin, cihazın ya da kanalın düzgün iletebildiği frekans aralığı; genellikle sinyalin 3 dB düştüğü noktaya kadar tanımlanır. Haberleşmede veri kapasitesi anlamında da kullanılır.
Bazı frekansları geçirip diğerlerini engelleyen ya da zayıflatan devre. Yaygın türleri alçak geçiren, yüksek geçiren, bant geçiren ve çentik (notch) filtrelerdir.
Bir sinyalin geriliminin ya da akımının zamana göre çizildiğinde ortaya çıkan şekli; sinüs, kare, üçgen veya testere dişi dalga gibi.
İki güç ya da gerilim seviyesini karşılaştıran logaritmik birim (dB). 3 dB'lik artış gücü yaklaşık iki katına çıkarır; 20 dB ise gerilimin on katı demektir.
Bir sinyal dijitale çevrilirken saniyede kaç kez ölçüldüğünü gösteren değer; saniyedeki örnek sayısı (S/s) ya da hertz cinsinden verilir. Sinyaldeki en yüksek frekansın iki katından fazla olmalıdır.
Sayısal Elektronik ve Mikrodenetleyiciler
İşlemci, bellek ve giriş/çıkış birimlerini tek bir çipte toplayan küçük bilgisayar. Ev aletleri, sensörler ve motorlar gibi cihazları kontrol etmek için gömülü yazılım çalıştırır.
General-purpose input/output, yani genel amaçlı giriş/çıkış ifadesinin kısaltması: gömülü yazılımın, bir lojik seviyeyi okumak için giriş ya da bir şeyi sürmek için çıkış olarak ayarlayabildiği mikrodenetleyici pini.
Analog-to-digital converter, yani analog-dijital dönüştürücünün kısaltması: analog bir gerilimi ölçüp işlemcinin kullanabileceği bir sayıya çeviren devre. Çözünürlüğü bit cinsinden verilir, örneğin 12 bit.
Pulse-width modulation, yani darbe genişlik modülasyonunun kısaltması: bir sinyali hızla açıp kapatarak ve her periyotta açık kalma süresini (doluluk oranı) değiştirerek ortalama gücü kontrol etme yöntemi.
Bir cihazın kalıcı belleğinde saklanan ve donanımı doğrudan kontrol eden yazılım; örneğin bir mikrodenetleyicide çalışan program.
Dijital bir devrenin zamanlamasını belirleyen ve tüm parçalarının uyum içinde çalışmasını sağlayan düzenli kare dalga. Frekansı, örneğin 16 MHz, bir işlemcinin ne kadar hızlı çalıştığını belirler.
Bir sinyal hattını besleme gerilimine bağlayarak, hattı hiçbir şey sürmediğinde boşta kalmak (floating) yerine belirli bir 'high' seviyede tutan direnç.
Universal asynchronous receiver-transmitter ifadesinin kısaltması: ortak bir saat sinyali kullanmadan TX ve RX adlı iki hat üzerinden seri veri gönderip alan donanım birimi.
Bir mikrodenetleyicinin her biri kendi adresine sahip birçok entegreyle konuşmasını sağlayan, veri (SDA) ve saat (SCL) hatlarından oluşan iki telli seri hat. Sensörler, EEPROM'lar ve küçük ekranlar için yaygındır.
Serial Peripheral Interface ifadesinin kısaltması: bir saat hattı, iki veri hattı ve her cihaz için ayrı bir seçme (chip select) hattından oluşan hızlı, senkron seri hat. Flash bellekler, ekranlar ve ADC'ler için kullanılır.
Ölçme ve Test Cihazları
Bir sistemin ihtiyaç duyduğu gerilim ve akımı sağlayan cihaz ya da devre; genellikle şebekeden gelen AA'yı regüleli DA'ya çevirir. 'Bench power supply' ise laboratuvar masasındaki ayarlı güç kaynağıdır.
Gerilim, akım ve direnç ölçen; çoğu zaman süreklilik, kapasitans ve frekans da ölçebilen el tipi veya masa tipi ölçü aleti. Elektrik testlerinin en temel aracıdır.
Bir gerilimi zamana bağlı bir grafik olarak ekranda gösteren ve sinyalin şeklini, büyüklüğünü ve zamanlamasını görmeyi sağlayan ölçü aleti. Mühendisler kısaca 'scope' der.
Sıcaklık, basınç, ışık ya da akım gibi fiziksel bir büyüklüğü algılayıp bir devrenin ölçebileceği elektriksel sinyale dönüştüren cihaz.
Bir devre, makine ya da sistemdeki sorunun nedenini adım adım kontrol ederek bulmak ve gidermek. İsim hali troubleshooting'dir.
Multimetre ya da osiloskop gibi bir ölçü aletini ölçülmek istenen noktaya bağlayan uç ve kablo.
Bir ölçü aletini ya da sensörü bilinen bir referansla karşılaştırıp ayarlama veya sonuçları kayıt altına alma işlemi; böylece ölçümlerine güvenilebilir.
İki nokta arasında kesintisiz bir elektriksel yol bulunması. Süreklilik testi, akımın bir kablo ya da PCB yolu boyunca bir noktadan diğerine geçip geçemediğini kontrol eder.
Baskı Devre Tasarımı ve Üretimi
Printed circuit board, yani baskı devre kartının kısaltması: elektronik elemanları taşıyan ve onları bakır yollarla birbirine bağlayan, yalıtkan malzemeden yapılmış düz kart.
Bir eleman bacağı ile bakır ped gibi metal parçaları, aralarında düşük sıcaklıkta eriyen bir alaşımı eriterek birleştirmek. Bu alaşımın kendisine de solder (lehim) denir.
Bir PCB üzerinde pedler arasında akım ya da sinyal taşıyan ve düz bir kablo gibi işlev gören bakır hat. İngiliz mühendisler buna çoğu zaman 'track' der.
Bir PCB'de bir katmandaki yolu ya da bakır alanı başka bir katmana bağlayan, içi kaplanmış küçük delik.
Bir elemanın kılıfına uyan ve parçanın doğru yerleştirilip lehimlenebilmesini sağlayan, PCB üzerindeki bakır pedler, delikler ve işaretlerden oluşan desen.
Bill of materials, yani malzeme listesinin kısaltması: bir ürünü üretmek için gereken tüm parçaların parça numaraları, adetleri, referans kodları ve onaylı tedarikçileriyle birlikte listesi.
Surface-mount device, yani yüzey montaj elemanın kısaltması: bacakları deliklerden geçirilmeden doğrudan PCB yüzeyindeki pedlere lehimlenen eleman. Bu teknolojiye SMT denir.
PCB üreticisine gönderilen standart dosya seti; her bakır katman, lehim maskesi, serigrafi (silkscreen) ve kart dış hattı için ayrı bir dosya içerir ve genellikle bir delik (drill) dosyasıyla birlikte gönderilir.
Bir PCB katmanında toprağa (GND) bağlı, geniş ve kesintisiz bakır alan. Sinyallere kısa ve düşük empedanslı bir dönüş yolu sağlar ve gürültüyü azaltmaya yardımcı olur.
Tesisat, Koruma ve Güvenlik
Bir devrede 0 V kabul edilen ortak referans noktası ya da toprağa yapılan güvenlik bağlantısı. Elektronikte GND ile gösterilir; tesisatta koruma topraklaması iletkenidir.
Aşırı yük ya da kısa devre gibi nedenlerle fazla akım algıladığında devreyi otomatik olarak açan anahtar. Sigortadan farklı olarak yeniden kaldırılıp kullanılabilir.
Akım çok yükseldiğinde içindeki ince metal tel eriyerek devreyi kesen koruma elemanı. Attıktan sonra yenisiyle değiştirilmesi gerekir.
Genellikle bakırdan yapılan ve çoğu zaman yalıtımla kaplanan tek bir iletken. Kablo ise dış kılıf içinde bir araya getirilmiş birkaç yalıtımlı telden oluşur.
İletkenleri kaplayan ve akımın olması gereken yerde kalmasını sağlayan PVC veya kauçuk gibi iletken olmayan malzeme. İyi bir yalıtım insanları elektrik çarpmasından korur ve kısa devreleri önler.
AA sisteminde akımı kaynağa geri taşıyan ve normalde toprak potansiyeline yakın olan iletken. IEC renk kodunda mavi, Kuzey Amerika'da beyazdır.
Bir kişi gerilimli bir parçaya dokunduğunda elektrik akımının vücuttan geçmesiyle oluşan etki. Yanıklara, kas kasılmalarına ya da kalp ritmi bozukluklarına yol açabilir ve ölümcül olabilir.
Bakım ya da onarım yapılırken enerji kaynaklarının kapatılıp ayrıldığı, ardından kimsenin yeniden açamaması için kilitlenip etiketlendiği güvenlik prosedürü. Kısaca LOTO denir.
İletkenler arasında ya da toprağa karşı oluşan elektrik arkının yol açtığı ani ve son derece sıcak ışık ve enerji patlaması. Ağır yanıklara, göz kamaştırıcı ışığa ve basınç dalgasına neden olabilir.
Residual current device ifadesinin kısaltması: hasarlı bir yalıtım ya da bir insan üzerinden toprağa akım kaçtığını algıladığında devreyi kesen koruma cihazı. İnsanları korumak için 30 mA'lik cihazlar yaygındır.
Bir devrenin, kablonun ya da makinenin bir süre boyunca anma değerinden daha fazla akım veya güç taşıması durumu. Kısa devreden farklı olarak ısıyı yavaş yavaş biriktirir.
Gelen beslemeyi, her biri kendi sigortası ya da kesicisiyle korunan ayrı hatlara bölen pano. Kuzey Amerika'da genellikle 'panelboard' ya da 'breaker panel' denir.
Standartlar ve Dokümantasyon
Bir devredeki elemanların birbirine nasıl bağlandığını, kart üzerindeki gerçek şekil ve konumları yerine standart sembollerle gösteren çizim.
Üreticinin bir eleman için yayımladığı ve anma değerlerini, elektriksel karakteristiklerini, pin açıklamalarını, kılıf çizimlerini ve tipik uygulama devrelerini veren doküman.
Bir cihazın normal kullanımda güvenle dayanabileceği, üretici tarafından belirtilen en yüksek gerilim, akım, güç ya da sıcaklık değeri. Anma değerleri etiketlerde ve datasheet'lerde yer alır.
Bir tesisatın ya da makinenin fiziksel bağlantılarını, yani hangi kablonun hangi klemense gittiğini; kablo numaraları, renkleri ve konnektör pinleriyle gösteren çizim.
Bir güç sisteminin, bir devredeki tüm iletkenlerin tek bir çizgiyle gösterildiği sadeleştirilmiş çizimi. Kaynakları, trafoları, kesicileri, baraları ve yükleri ve bunların nasıl bağlandığını gösterir.
Electromagnetic compatibility, yani elektromanyetik uyumluluğun kısaltması: bir cihazın, başka cihazları bozucu etkilere maruz bırakmadan ve onlardan etkilenmeden bulunduğu elektromanyetik ortamda düzgün çalışabilmesi.
International Electrotechnical Commission, yani Uluslararası Elektroteknik Komisyonu'nun kısaltması: 1906'da kurulan, merkezi Cenevre'de bulunan ve elektrik ile elektronik teknolojileri için uluslararası standartlar yayımlayan kuruluş.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Elektrik-Elektronik İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Alandan gerçek metinler okuyun: eleman datasheet'leri, uygulama notları, cihaz kılavuzları, standartlar ve test raporları bu terimleri doğal bağlamında kullanır.
- Her terimi genellikle birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin: yalnızca 'fuse' değil, 'the fuse blew' (sigorta attı), 'replace a fuse' ve 'fuse rating'; yalnızca 'breaker' değil, 'the breaker tripped' (şalter attı).
- Değerleri ve birimleri mühendislerin söylediği gibi sesli okuma alıştırması yapın: 'four point seven kilohms', 'a hundred nanofarads', 'three point three volts', 'two hundred thirty volts AC'. İngilizcede ondalık ayırıcının virgül değil nokta olduğunu unutmayın.
- Türkçeye benzeyen ama İngilizcede farklı işleyen kelimeleri bir listede toplayın: insulation (yalıtım) ile isolation (ayırma, yalıtarak ayırma) ya da Türkçede ikisi de 'direnç' olan resistance (özellik) ile resistor (eleman) gibi.
- Bir ölçümü ya da arızayı, test raporuna veya bir meslektaşınıza yazacağınız mesaja yazar gibi birkaç kısa İngilizce cümleyle anlatın: neyi, nerede ölçtünüz ve ne bekliyordunuz.
Sıkça sorulan sorular
Elektrik-elektronik mühendisliği İngilizcesini nasıl öğrenebilirim?
Alandan gerçek metinler okuyun ve kelimelerin nasıl kullanıldığına dikkat edin: datasheet'ler, uygulama notları, standartlar, kılavuzlar ve test raporları. Her terimi sık birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin (measure the voltage, the breaker tripped, solder a connector) ve yeni kelimeleri hemen kendi raporlarınızda, e-postalarınızda ve tasarım incelemelerinizde kullanın.
Önce hangi elektrik-elektronik terimlerini öğrenmeliyim?
Her laboratuvarda ve her çizimde karşınıza çıkan kelimelerle başlayın: voltage, current, resistance, power, circuit, short circuit, resistor, capacitor, diode, transistor, ground, AC ve DC, multimeter, oscilloscope, PCB, schematic ve datasheet. Ardından güç sistemleri, sinyaller, mikrodenetleyiciler, PCB tasarımı ve güvenlik terimlerine geçin. Bu sözlükteki terimler de aynı şekilde, en temelden daha ileri seviyeye doğru sıralanmıştır.
'Ground' mu demeliyim, 'earth' mü?
İkisi de doğrudur. Amerikan İngilizcesi ground (ground wire, ground fault), İngiliz İngilizcesi ve birçok IEC dokümanı earth (earth wire, earth fault) kullanır. Elektronikte ground ya da GND, gerçek toprağa hiçbir bağlantı olmasa bile devrenin 0 V referansı için de kullanılır. Yazdığınız standardın veya müşterinin tercih ettiği kullanımı takip edin.
4k7 gibi eleman değerlerini veya üzerinde 104 yazan bir kondansatörü nasıl okurum?
4k7 yazımında harf ondalık ayırıcının yerini alır; yani değer 4,7 kΩ'dur ve 'four point seven K' ya da 'four point seven kilohms' diye okunur. Küçük kondansatörlerde ilk iki rakam değeri, üçüncü rakam ise pikofarad cinsinden eklenecek sıfır sayısını gösterir. Bu yüzden 104, 100.000 pF yani 100 nF demektir ve 'a hundred nanofarads' ya da 'point one microfarad' diye okunur.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
