Ağ ve telekom mühendisleri için İngilizce

Ağ ve Telekomünikasyon İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Ağ dünyası İngilizce işler: cihaz komutları, üretici dokümantasyonu, RFC'ler, sertifika sınavları ve arıza kayıtları aynı temel terimlerle yazılır. Bu terimlere hakim olan ağ ve telekom mühendisleri cihazları güvenle yapılandırabilir, üretici kılavuzlarını rahatça takip edebilir ve bir kesintiyi meslektaşlarına, müşterilerine ve yurt dışındaki operatörlere net biçimde anlatabilir.

  • 100 terim
  • 11 konu
  • 41 temel terim
  • 200 örnek cümle

Ağ Temelleri

  • networkisimağ, şebeke

    Veri alışverişi yapabilmeleri ve kaynakları paylaşabilmeleri için kablolarla ya da radyo sinyalleriyle birbirine bağlanmış bilgisayar, telefon ve diğer cihazlardan oluşan yapı.

  • LANkısaltmayerel ağ, LAN

    Local area network'ün kısaltması: ev, ofis katı ya da tek bir bina gibi sınırlı bir alandaki cihazları birbirine bağlayan ağ.

  • WANkısaltmageniş alan ağı, WAN

    Wide area network'ün kısaltması: şehirler ya da ülkeler arasındaki lokasyonları, genellikle bir telekom operatöründen kiralanan hatlar veya internet üzerinden birbirine bağlayan ağ.

  • packetisimpaket, veri paketi

    Ağ üzerinden gönderilen küçük veri birimi; adresleme ve kontrol bilgilerini içeren bir başlık (header) ile asıl içeriğin bir parçasını taşıyan yükten (payload) oluşur.

  • portisimport, bağlantı noktası

    İki anlamı vardır: bir cihazda ağ kablosunun takıldığı fiziksel giriş ya da bir cihazdaki belirli bir servisi tanımlayan 0 ile 65535 arasındaki numara (örneğin HTTPS için 443).

  • OSI modelisimOSI modeli, OSI referans modeli

    Ağ iletişimini fiziksel kablodan (1. katman) uygulamaya (7. katman) kadar yedi katmana ayıran ve sorunların ve teknolojilerin net biçimde anlatılmasını sağlayan referans modeli.

  • topologyisimtopoloji, ağ topolojisi

    Bir ağın yerleşim düzeni; cihazlarının ve bağlantılarının yıldız, halka ya da örgü (mesh) gibi hangi biçimde düzenlendiği ve birbirine bağlandığı.

  • hostisimhost, uç cihaz

    Ağda IP adresi olan ve veri gönderip alan her türlü cihaz; bilgisayar, sunucu, telefon ya da yazıcı gibi.

  • broadcastisimyayın, genel yayın

    Tek bir adrese değil, yerel ağ bölümündeki tüm cihazlara aynı anda gönderilen mesaj; router'lar yayınları başka ağlara iletmez.

Ağ Cihazları

  • routerisimyönlendirici, router

    Farklı ağları birbirine bağlayan ve verinin hedefe ulaşması için en uygun yolu, genellikle IP adreslerine bakarak paket paket belirleyen cihaz.

  • switchisimanahtar, ağ anahtarı

    Aynı yerel ağdaki bilgisayar, telefon, yazıcı gibi cihazları birbirine bağlayan ve her çerçeveyi yalnızca hedef cihazın bulunduğu porta ileten çok portlu cihaz.

  • configurefiilyapılandırmak, konfigüre etmek

    Bir cihazı ya da servisi; adresler, parolalar, VLAN'lar ve yönlendirme gibi ihtiyaç duyduğu ayarları girerek ağın gerektirdiği şekilde çalışır hale getirmek.

  • modemisimmodem

    Dijital veriyi telefon, kablo TV ya da mobil şebekeler üzerinden taşınabilecek sinyallere, gelen sinyalleri de tekrar dijital veriye dönüştüren cihaz; adı modülatör-demodülatör ifadesinden gelir.

  • network interface cardisimağ kartı, ağ arayüz kartı

    Bir bilgisayarı ya da sunucuyu ağa bağlayan, ayrı bir kart halinde veya anakarta gömülü olarak bulunan ve kendine ait MAC adresi olan donanım.

  • load balancerisimyük dengeleyici, load balancer

    Gelen trafiği birden fazla sunucuya dağıtan cihaz ya da hizmet; böylece hiçbir sunucu aşırı yüklenmez ve sunuculardan biri arızalansa bile hizmet ayakta kalır.

  • transceiverisimalıcı-verici, optik modül

    SFP gibi, hem sinyal gönderen hem de alan küçük takılabilir modül; genellikle switch ya da router içindeki elektrik sinyallerini fiber hat için ışığa dönüştürür.

  • PoEkısaltmaEthernet üzerinden güç, PoE

    Power over Ethernet'in kısaltması: elektrik gücünü ve veriyi aynı Ethernet kablosu üzerinden taşıyan teknoloji; böylece erişim noktaları, IP telefonlar ve kameralar gibi cihazlar ayrı bir güç kaynağına ihtiyaç duymaz.

Protokoller ve Servisler

  • protocolisimprotokol, iletişim kuralları

    Cihazların veriyi nasıl biçimlendireceğini, göndereceğini, alacağını ve kontrol edeceğini belirleyen ortak kurallar bütünü; farklı üreticilerin cihazlarının birbiriyle anlaşabilmesini sağlar.

  • DNSkısaltmaalan adı sistemi, DNS

    Domain Name System'in kısaltması: example.com gibi alan adlarını, bilgisayarların birbirini bulmak için kullandığı IP adreslerine çeviren hizmet.

  • DHCPkısaltmadinamik adres atama protokolü, DHCP

    Dynamic Host Configuration Protocol'ün kısaltması: ağa katılan cihazlara IP adresi, alt ağ maskesi, varsayılan ağ geçidi ve DNS sunucularını otomatik olarak veren protokol.

  • TCP/IPkısaltmaTCP/IP protokol ailesi, TCP/IP

    İnternetin ve neredeyse tüm modern ağların üzerine kurulu olduğu protokol ailesi; adını en bilinen iki üyesi olan TCP ve IP'den alır.

  • TCPkısaltmaİletim Kontrol Protokolü, TCP

    Transmission Control Protocol'ün kısaltması: bir bağlantı kurarak verinin eksiksiz ve doğru sırayla ulaşmasını sağlayan, kaybolan her şeyi yeniden gönderen protokol.

  • UDPkısaltmaKullanıcı Veri Birimi Protokolü, UDP

    User Datagram Protocol'ün kısaltması: bağlantı kurmadan ve verinin ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmeden gönderen basit ve hızlı protokol; ses, görüntü, DNS ve oyunlarda kullanılır.

  • ARPkısaltmaAdres Çözümleme Protokolü, ARP

    Address Resolution Protocol'ün kısaltması: bir cihazın yerel ağda, bilinen bir IPv4 adresine ait MAC adresini bulmak için kullandığı protokol.

  • ICMPkısaltmaİnternet Kontrol Mesajı Protokolü, ICMP

    Internet Control Message Protocol'ün kısaltması: ağ cihazlarının 'hedefe ulaşılamıyor' gibi hata ve durum mesajları göndermek için kullandığı protokol; ping ve traceroute bu protokole dayanır.

IP Adresleme

  • IP addressisimIP adresi

    IP ağındaki her cihaza verilen ve verinin o cihaza ulaştırılmasını sağlayan benzersiz sayısal etiket; IPv4'te örneğin 192.168.1.20 gibi.

  • subnetisimalt ağ, subnet

    Daha büyük bir IP adres aralığının bölünmesiyle oluşturulan küçük ağ; ofisler, departmanlar ya da sunucular gibi cihaz gruplarının birbirinden ayrılmasını ve kolay yönetilmesini sağlar.

  • default gatewayisimvarsayılan ağ geçidi, default gateway

    Bir cihazın, hedef kendi alt ağının dışındayken trafiği gönderdiği router adresi; bu adres yoksa cihaz yalnızca kendi yerel ağıyla konuşabilir.

  • IPv4kısaltmaIPv4, İnternet Protokolü sürüm 4

    İnternet Protokolü'nün 4. sürümü; 192.168.10.5 gibi noktalarla ayrılmış ve her biri 0 ile 255 arasında olan dört sayıyla yazılan 32 bitlik adresler kullanır ve yaklaşık 4,3 milyar adrese imkan tanır.

  • IPv6kısaltmaIPv6, İnternet Protokolü sürüm 6

    İnternet Protokolü'nün 6. sürümü; 2001:db8::1 gibi iki nokta üst üste ile ayrılmış onaltılık rakam gruplarıyla yazılan 128 bitlik adresler kullanır ve neredeyse sınırsız sayıda adres sağlar.

  • subnet maskisimalt ağ maskesi, subnet maskesi

    255.255.255.0 gibi, bir IPv4 adresinin hangi kısmının ağı, hangi kısmının cihazı gösterdiğini belirten sayı; /24 gibi bir önek olarak da yazılabilir.

  • NATkısaltmaağ adresi dönüştürme, adres çevirisi

    Network address translation'ın kısaltması: router'ın ya da güvenlik duvarının paketlerdeki adresleri değiştirmesi; tipik olarak özel adresli çok sayıda cihazın tek bir genel IP adresini paylaşmasını sağlar.

  • static IP addressisimstatik IP adresi, sabit IP adresi

    Elle girilen ya da tek bir cihaza kalıcı olarak ayrılan ve DHCP'nin dağıttığı dinamik adreslerin aksine değişmeyen IP adresi.

  • port forwardingisimport yönlendirme, port forwarding

    Genel bir IP adresi ve porta gelen trafiği özel ağ içindeki belirli bir cihaza ve porta yönlendiren NAT kuralı; böylece içerideki bir servise dışarıdan erişilebilir.

  • CIDRkısaltmaCIDR, CIDR gösterimi

    Classless Inter-Domain Routing'in kısaltması: bir IP ağını adres ve önek uzunluğuyla, örneğin 192.168.0.0/22 şeklinde yazma sistemi; eski sabit adres sınıflarının yerini almıştır.

  • private IP addressisimözel IP adresi, yerel IP adresi

    İç ağlar için ayrılmış aralıklardan, örneğin 10.0.0.0/8, 172.16.0.0/12 ve 192.168.0.0/16 bloklarından alınan ve genel internette yönlendirilemeyen IP adresi.

Yönlendirme ve Anahtarlama

  • MAC addressisimMAC adresi, fiziksel adres

    Genellikle fabrikada ağ kartına işlenen ve cihazı yerel ağda tanımlayan donanım adresi; 48 bitten oluşur ve altı çift onaltılık (hexadecimal) rakamla yazılır.

  • routingisimyönlendirme, routing

    Trafiğin bir ağdan diğerine giderken izleyeceği yolun seçilmesi; router'lar bu işi elle girilen ya da diğer router'lardan öğrenilen rotalara göre yapar.

  • routing tableisimyönlendirme tablosu, routing tablosu

    Bir router'da ya da cihazda tutulan ve bilinen ağları, her biri için paketlerin nereye (bir sonraki router'a veya hangi arayüze) gönderileceğini gösteren liste.

  • VLANkısaltmasanal yerel ağ, VLAN

    Virtual LAN'ın kısaltması: aynı donanıma bağlı cihazların (örneğin çalışan bilgisayarları, misafirler ve kameralar) birbirinden ayrılabilmesi için switch üzerinde oluşturulan ayrı mantıksal ağ.

  • BGPkısaltmaSınır Ağ Geçidi Protokolü, BGP

    Border Gateway Protocol'ün kısaltması: internetteki ağların birbirleriyle rota paylaşmak için kullandığı yönlendirme protokolü; trafiğin farklı operatörler ve şirketler arasında yolunu bulmasını sağlar.

  • OSPFkısaltmaOSPF, OSPF yönlendirme protokolü

    Open Shortest Path First'ün kısaltması: tek bir kurumun ağı içinde kullanılan, router'ların bağlantılarına dair bilgileri paylaştığı ve her birinin en iyi yolu kendisinin hesapladığı yönlendirme protokolü.

  • static routeisimstatik rota, statik yönlendirme

    Bir mühendisin router'a elle girdiği ve belirli bir ağa giden trafiğin tam olarak nereye gönderileceğini söyleyen rota; yönlendirme protokolünün öğrenmesine bırakılmaz, doğrudan tanımlanır.

  • trunk portisimtrunk port, etiketli port

    Tek bir bağlantı üzerinden birden fazla VLAN'ın trafiğini taşıyan ve karşı taraftaki cihaz her çerçevenin hangi VLAN'a ait olduğunu anlasın diye çerçevelere etiket ekleyen switch portu.

  • spanning tree protocolisimSpanning Tree Protokolü, STP

    Switch'ler arasındaki fazladan yolları bloke ederek döngü (loop) oluşmasını engelleyen ve aktif bir bağlantı koparsa bloke edilen yolu yeniden açan protokol.

  • SD-WANkısaltmayazılım tanımlı geniş alan ağı, SD-WAN

    Software-defined wide area network'ün kısaltması: bir şirketin WAN hatlarını yazılım aracılığıyla merkezden yöneten ve her uygulamayı internet, 4G ya da MPLS gibi mevcut en uygun hat üzerinden gönderen yaklaşım.

  • hopisimhop, atlama

    Bir paketin yolundaki tek bir adım, yani bir router'dan bir sonrakine geçiş; hop sayısı, paketin hedefe ulaşana kadar kaç router'dan geçtiğini gösterir.

Kablosuz ve Mobil Ağlar

  • Wi-Fiisimkablosuz ağ, Wi-Fi

    IEEE 802.11 standartlarına dayanan kablosuz yerel ağların yaygın adı; cihazları başta 2,4, 5 ve 6 GHz bantları olmak üzere radyo dalgalarıyla ağa bağlar.

  • access pointisimerişim noktası, kablosuz erişim noktası

    Genellikle tavana ya da duvara monte edilen, Wi-Fi sinyali gönderip alan ve kablosuz cihazları kablolu ağa bağlayan cihaz.

  • SSIDkısaltmakablosuz ağ adı, SSID

    Service set identifier'ın kısaltması: cihazların bulunan ağlar listesinde gördüğü, en fazla 32 karakter uzunluğundaki Wi-Fi ağ adı.

  • 5Gkısaltma5G, beşinci nesil mobil ağ

    Beşinci nesil mobil ağ teknolojisi; 4G'ye göre çok daha yüksek hızlar, daha düşük gecikme ve çok daha fazla bağlı cihaz desteği sunacak şekilde tasarlanmıştır.

  • base stationisimbaz istasyonu

    Genellikle bir direğin ya da çatının üzerinde bulunan ve belirli bir bölgedeki cep telefonlarını ve diğer cihazları operatörün mobil şebekesine bağlayan radyo ekipmanı ve antenler.

  • roamingisimdolaşım, roaming

    Genellikle yurt dışında, kendi operatörünüz dışındaki bir mobil şebekeyi kullanmak; Wi-Fi'da ise bağlantı kopmadan bir erişim noktasından diğerine geçmek.

  • signal strengthisimsinyal gücü, sinyal seviyesi

    Alınan Wi-Fi ya da mobil sinyalin ne kadar güçlü olduğu; genellikle dBm ile ölçülür ve sıfıra yakın değerler daha güçlüdür, yani -55 dBm, -80 dBm'den daha iyidir.

  • interferenceisimgirişim, parazit

    Diğer erişim noktalarından, komşu ağlardan, mikrodalga fırınlardan ya da aynı frekansları kullanan başka cihazlardan gelen ve kablosuz bağlantıyı bozan istenmeyen radyo sinyalleri.

  • handoverisimhücre geçişi, el değiştirme

    Kullanıcı hareket ettikçe devam eden bir görüşmenin ya da veri oturumunun, bağlantı kopmadan bir hücreden veya baz istasyonundan diğerine aktarılması.

Kablolama ve Fiber

  • EthernetisimEthernet, kablolu ağ

    Kablolu yerel ağlar için standart teknoloji (IEEE 802.3); cihazların bakır ya da fiber kablolar üzerinden 10 Mbps'ten saniyede yüzlerce gigabite kadar hızlarda nasıl çerçeve göndereceğini tanımlar.

  • fibre optic cableisimfiber optik kablo, fiber kablo

    Veriyi çok ince cam lifler içinde ışık darbeleri olarak taşıyan kablo; bakır kablolara göre çok daha yüksek hızlara ve çok daha uzun mesafelere imkan verir.

  • patch panelisimpatch panel, dağıtım paneli

    Genellikle bir kabine monte edilen ve ofislerden ya da diğer odalardan gelen sabit kabloların numaralı port sıraları halinde sonlandığı panel; bu portlar kısa kablolarla switch'lere bağlanır.

  • patch cableisimpatch kablo, ara bağlantı kablosu

    Her iki ucunda konnektör bulunan ve cihazları birbirine ya da bir patch panele bağlamak için kullanılan kısa kablo; örneğin bir switch portunu patch panel portuna bağlar.

  • single-mode fibreisimtek modlu fiber, single-mode fiber

    Yaklaşık 9 mikrometre çapında çok ince bir çekirdeğe sahip, ışığı tek bir yol boyunca taşıyan ve veriyi kilometrelerce mesafeye iletebilen optik fiber türü; operatörler ve binalar arası bağlantılarda kullanılır.

  • splicefiilek yapmak, eklemek

    İki optik fiberi, ışığın birinden diğerine mümkün olan en az kayıpla geçmesi için uç uca birleştirmek; genellikle füzyon ek makinesiyle iki fiberi eriterek yapılır.

  • FTTHkısaltmaeve kadar fiber, FTTH

    Fibre to the home'un kısaltması: fiberin bir sokak kabininde bitip yolun geri kalanında bakırla devam etmesi yerine, müşterinin evine kadar ulaştığı genişbant yapısı.

  • attenuationisimzayıflama, sönümlenme

    Bir sinyalin kablo boyunca ya da havada ilerlerken gücünü yavaş yavaş kaybetmesi; desibel (dB) cinsinden, fiberde genellikle kilometre başına ölçülür.

Bant Genişliği, Gecikme ve Güvenilirlik

  • bandwidthisimbant genişliği

    Bir bağlantının belirli bir sürede taşıyabileceği en yüksek veri miktarı; genellikle saniyede megabit ya da gigabit (Mbps, Gbps) cinsinden ölçülür.

  • latencyisimgecikme, gecikme süresi

    Verinin ağın bir noktasından diğerine ulaşması için geçen süre; genellikle milisaniye cinsinden ölçülür ve düşük gecikme daha hızlı tepki anlamına gelir.

  • throughputisimfiili veri aktarım hızı, throughput

    Belirli bir sürede bir bağlantıdan fiilen geçebilen veri miktarı; ek yük, hatalar ve tıkanıklık nedeniyle genellikle bant genişliğinden düşüktür.

  • packet lossisimpaket kaybı

    Ağ üzerinden gönderilen paketlerin bir kısmının hedefe hiç ulaşmaması; genellikle yüzde olarak gösterilir ve yavaş indirmelere, kesik kesik görüşmelere ve donan görüntüye yol açar.

  • jitterisimjitter, gecikme değişkenliği

    Ağ üzerinden gelen paketlerin gecikmesindeki değişkenlik; paketler düzensiz aralıklarla ulaştığında sesli ve görüntülü görüşmeler kesik kesik ya da robotik bir sese dönüşür.

  • QoSkısaltmahizmet kalitesi, trafik önceliklendirme

    Quality of service'in kısaltması: bir hat yoğunken ses ve görüntü gibi önemli trafiğe, daha az acil trafiğe göre öncelik tanıyan teknikler bütünü.

  • bottleneckisimdarboğaz

    Bir ağda ya da sistemde kapasitenin en düşük olduğu ve bu nedenle içinden geçen her şeyin hızını sınırlayan nokta; tıpkı bir şişenin dar boynu gibi.

  • congestionisimtıkanıklık, ağ tıkanıklığı

    Bir hattan ya da cihazdan, kaldırabileceğinden daha fazla trafiğin geçmeye çalışması; bu durumda paketler kuyruğa alınır ya da düşürülür ve her şey yavaşlar.

  • round-trip timeisimgidiş-dönüş süresi, RTT

    Bir paketin kaynaktan hedefe gitmesi ve cevabın geri dönmesi için geçen süre; genellikle milisaniye cinsinden gösterilir ve ping komutu bu değeri raporlar.

  • redundancyisimyedeklilik, artıklık

    Ağın, bileşenlerden biri arızalandığında çalışmaya devam edebilmesi için fazladan cihaz, hat ya da güç kaynağı bulundurulması.

  • failoverisimyük devretme, yedeğe geçiş

    Ana cihaz, hat ya da sistem arızalandığında yedeğe otomatik olarak geçilmesi; böylece hizmet çok az kesintiyle ya da hiç kesintisiz devam eder.

Arıza Giderme ve İzleme

  • pingfiilping atmak, ping

    Bir cihaza ulaşılıp ulaşılamadığını ve gidiş-dönüşün ne kadar sürdüğünü anlamak için ona küçük bir test mesajı gönderip yanıt beklemek.

  • troubleshootfiilarıza gidermek, sorun gidermek

    Teknik bir sorunun nedenini, genellikle olası nedenleri tek tek deneyerek adım adım bulmak ve ardından sorunu çözmek.

  • outageisimkesinti, hizmet kesintisi

    Bir ağın, hattın ya da hizmetin çalışmadığı veya kullanıcıların ona erişemediği süre.

  • tracerouteisimtraceroute, yol izleme

    Bir paketin hedefe giderken geçtiği her router'ı ve her birine olan gecikmeyi listeleyen tanı aracı; trafiğin nerede yavaşladığını ya da nerede durduğunu görmenizi sağlar.

  • go downphrasal verb (öbek fiil)çökmek, düşmek

    Çalışmayı durdurmak ya da erişilemez hale gelmek; hatlar, sunucular, servisler ve bütün ağlar için kullanılır. Tersi 'come back up' ya da 'be back up'tır.

  • downtimeisimkesinti süresi, hizmet dışı kalma süresi

    Bir sistemin, hattın ya da hizmetin arıza veya planlı çalışma nedeniyle kullanılamadığı toplam süre.

  • maintenance windowisimbakım penceresi, planlı bakım zamanı

    Mühendislerin, yazılım güncellemesi ve donanım değişimi gibi hizmeti kesintiye uğratabilecek işleri yapmasına izin verilen, genellikle gece ya da hafta sonuna denk gelen, önceden kararlaştırılmış zaman aralığı.

  • packet captureisimpaket yakalama, paket kaydı

    Bir ağ arayüzünden geçen gerçek paketlerin, mühendislerin tam olarak neyin gönderilip alındığını inceleyebilmesi için kaydedilip bir dosyaya saklanması.

  • SNMPkısaltmaBasit Ağ Yönetim Protokolü, SNMP

    Simple Network Management Protocol'ün kısaltması: izleme sistemlerinin ağ cihazlarından trafik, hata ve sıcaklık gibi bilgileri toplamasını ve cihazların uyarı göndermesini sağlayan protokol.

  • network monitoringisimağ izleme, ağ takibi

    Ağ cihazlarının ve bağlantılarının erişilebilirlik, trafik, hata ve gecikme gibi sağlık ve performans göstergelerini sürekli kontrol etmek ve bir sorun çıktığında mühendisleri uyarmak.

Telekom Operatörleri ve Hizmetler

  • ISPkısaltmainternet servis sağlayıcı, İSS

    Internet service provider'ın kısaltması: evlere ve işletmelere, genellikle fiber, DSL, kablo ya da mobil şebeke üzerinden internet erişimi satan şirket.

  • SLAkısaltmahizmet seviyesi sözleşmesi, hizmet düzeyi anlaşması

    Service level agreement'ın kısaltması: bir sağlayıcının çalışma süresi, onarım süresi ve gecikme gibi ölçülebilir hizmet seviyelerini taahhüt ettiği ve çoğu zaman taahhüt tutulmazsa yaptırım öngören sözleşme bölümü.

  • spectrumisimspektrum, frekans spektrumu

    Kablosuz iletişim için kullanılabilen radyo frekansları aralığı; mobil operatörler bu aralığın belirli kısımlarını kullanmak için ulusal düzenleyici kurumdan lisans almak zorundadır.

  • carrierisimoperatör, taşıyıcı

    Bir şebekeye sahip olan ya da şebeke işleten ve müşteriler veya diğer operatörler adına ses ve veri trafiği taşıyan telekomünikasyon şirketi.

  • last mileisimson mil, son kilometre

    Bir telekom şebekesinin, operatörün yerel santralini ya da sokak kabinini müşterinin binasına bağlayan son kısmı; çoğu zaman şebekenin en yavaş ve kurulması en pahalı bölümüdür.

  • backboneisimomurga, omurga ağı

    Daha küçük ağları, lokasyonları ya da şehirleri birbirine bağlayan ve aralarındaki trafiğin büyük kısmını taşıyan yüksek kapasiteli çekirdek ağ bölümü.

  • broadbandisimgenişbant, geniş bant internet

    Eski çevirmeli (dial-up) bağlantıların aksine sürekli açık olan ve fiber, kablo, DSL, mobil ya da uydu şebekeleri üzerinden sunulan yüksek hızlı internet erişimi.

  • MPLSkısaltmaMPLS, çok protokollü etiket anahtarlama

    Multiprotocol Label Switching'in kısaltması: operatör ağlarında trafiği tam IP sorgusu yerine kısa etiketlere göre ileten teknik; şirketlere özel WAN hizmeti olarak yaygın biçimde satılır.

  • provisionfiildevreye almak, hizmeti açmak

    Bir müşteri için bir hizmeti, hattı, cihazı ya da hesabı; gerekli ekipmanı, yapılandırmayı ve kapasiteyi de ayarlayarak kurmak ve kullanıma hazır hale getirmek.

  • NOCkısaltmaağ operasyon merkezi, NOC

    Network operations centre'ın kısaltması: bir ağı izleyen, alarmlara müdahale eden, arızaların ve kesintilerin giderilmesini koordine eden ve çoğu zaman 7/24 çalışan ekip ve merkez.

Ağ Güvenliği

  • firewallisimgüvenlik duvarı, firewall

    Ağ trafiğini belirlenmiş kurallara göre denetleyip izin veren ya da engelleyen, böylece ağı istenmeyen erişimlere karşı koruyan donanım ya da yazılım.

  • VPNkısaltmasanal özel ağ, VPN

    Virtual private network'ün kısaltması: lokasyonları güvenli biçimde birbirine bağlamak ya da uzaktan çalışanların iç sistemlere erişmesini sağlamak için internet gibi herkese açık bir ağ üzerinden kurulan şifreli bağlantı.

  • ACLkısaltmaerişim kontrol listesi, ACL

    Access control list'in kısaltması: bir router, switch ya da güvenlik duvarı üzerinde, trafiğe kaynak, hedef, protokol ve port gibi ölçütlere göre izin veren veya trafiği reddeden sıralı kurallar listesi.

  • DMZkısaltmaDMZ, arındırılmış bölge

    Demilitarised zone'un kısaltması: internet ile iç ağ arasında yer alan ve web ya da e-posta sunucuları gibi dışarıya hizmet veren sunucuların konduğu ayrı ağ bölümü.

  • DDoS attackisimDDoS saldırısı, dağıtık hizmet engelleme saldırısı

    Ele geçirilmiş çok sayıda cihazdan aynı anda bir hedefe muazzam miktarda trafik gönderilmesi; böylece hedefin hatları ya da sunucuları boğulur ve gerçek kullanıcılar erişemez hale gelir.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Ağ ve Telekomünikasyon İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Alandan gerçek metinleri düzenli olarak okuyun: üreticilerin yapılandırma kılavuzları, sürüm notları, RFC özetleri, operatörlerin durum sayfaları ve büyük sağlayıcıların yayımladığı kesinti raporları.
  • Fiilleri, mühendislerin onlarla birlikte kullandığı isimlerle öğrenin: configure an interface, bring up a link, run a traceroute, open a ticket, provision a circuit.
  • Birbirine benzeyen çiftleri ayırt edin: bandwidth ve throughput, latency ve jitter, router ve switch, outage ve downtime. İş görüşmeleri ve sertifika sınavları çoğu zaman tam olarak bunları sorar.
  • Kısaltmaları ekiplerin söylediği gibi telaffuz edin: LAN, WAN, VLAN ve NAT kelime gibi okunur; DNS, DHCP, BGP ve VPN ise harf harf söylenir.
  • İngilizce kısa durum güncellemeleri yazarak pratik yapın: ne etkileniyor, ne zamandan beri, neleri kontrol ettiniz ve bir sonraki güncelleme ne zaman gelecek.

Sıkça sorulan sorular

Ağ ve telekom İngilizcesi kelimelerini nasıl öğrenebilirim?

Alandan gerçek metinler okuyun ve kelimelerin nasıl kullanıldığına dikkat edin: üreticilerin yapılandırma kılavuzları, sürüm notları, RFC'ler, sertifika çalışma materyalleri ve operatörlerin durum sayfaları. Her terimi sık birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin (configure an interface, run a traceroute, open a ticket with the carrier) ve yeni kelimeleri kendi arıza kayıtlarınızda, değişiklik taleplerinizde ve durum güncellemelerinizde kullanın.

Önce hangi ağ terimlerini öğrenmeliyim?

Her gün duyacağınız kelimelerle başlayın: network, router, switch, IP address, subnet, bandwidth, latency, DNS, DHCP, firewall ve outage. Ardından yönlendirme ve anahtarlama terimlerine (VLAN, routing table, BGP, OSPF), kablosuz ağ ve fiber kelimelerine, en son da SLA, backbone ve provisioning gibi operatör terimlerine geçin. Bu sözlükteki terimler de aynı şekilde, en temelden daha ileri seviyeye doğru sıralanmıştır.

Bant genişliği, throughput ve gecikme arasındaki fark nedir?

Bant genişliği (bandwidth), bir hattın en yüksek kapasitesidir; örneğin 1 Gbps. Throughput, fiilen geçebilen veri miktarıdır ve genellikle daha düşüktür. Gecikme (latency) ise verinin bir noktadan diğerine ulaşması için geçen süredir ve milisaniyeyle ölçülür. Bir hattın bant genişliği bol olsa bile gecikmesi yüksekse kullanıcıya yavaş gelebilir.

Türkiye'deki ağ mühendisleri İngilizce mi, Türkçe terimler mi kullanıyor?

Çoğunlukla ikisi bir arada. Cihaz adları, komutlar ve protokoller günlük konuşmada genellikle İngilizce kalır: router, switch, VLAN, trunk, ping, BGP ve config. Diğer kelimelerin ise bant genişliği, gecikme, alt ağ, güvenlik duvarı, kesinti ve baz istasyonu gibi yerleşmiş Türkçe karşılıkları vardır. Sözleşmeler, ihale dokümanları ve düzenleyici kurum belgeleri Türkçe terimleri tercih eder; bu yüzden ikisini de bilmek işinize yarar.

'Router' kelimesi 'ruter' mi, 'rauter' mi okunur?

İkisi de doğrudur. Amerikalıların çoğu 'rauter' (/ˈraʊtər/) der; İngiliz ve Avustralyalı konuşucuların pek çoğu ise 'ruter' (/ˈruːtə/) diye okur. Aynı farklılık 'route' ve 'routing' kelimelerinde de duyulur. Birini seçip tutarlı biçimde kullanın; alanda kimse sizi yanlış anlamaz.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: