Ağ ve Telekomünikasyon İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Ağ dünyası İngilizce işler: cihaz komutları, üretici dokümantasyonu, RFC'ler, sertifika sınavları ve arıza kayıtları aynı temel terimlerle yazılır. Bu terimlere hakim olan ağ ve telekom mühendisleri cihazları güvenle yapılandırabilir, üretici kılavuzlarını rahatça takip edebilir ve bir kesintiyi meslektaşlarına, müşterilerine ve yurt dışındaki operatörlere net biçimde anlatabilir.
- 100 terim
- 11 konu
- 41 temel terim
- 200 örnek cümle
Ağ Temelleri
Veri alışverişi yapabilmeleri ve kaynakları paylaşabilmeleri için kablolarla ya da radyo sinyalleriyle birbirine bağlanmış bilgisayar, telefon ve diğer cihazlardan oluşan yapı.
Local area network'ün kısaltması: ev, ofis katı ya da tek bir bina gibi sınırlı bir alandaki cihazları birbirine bağlayan ağ.
Wide area network'ün kısaltması: şehirler ya da ülkeler arasındaki lokasyonları, genellikle bir telekom operatöründen kiralanan hatlar veya internet üzerinden birbirine bağlayan ağ.
Ağ üzerinden gönderilen küçük veri birimi; adresleme ve kontrol bilgilerini içeren bir başlık (header) ile asıl içeriğin bir parçasını taşıyan yükten (payload) oluşur.
İki anlamı vardır: bir cihazda ağ kablosunun takıldığı fiziksel giriş ya da bir cihazdaki belirli bir servisi tanımlayan 0 ile 65535 arasındaki numara (örneğin HTTPS için 443).
Ağ iletişimini fiziksel kablodan (1. katman) uygulamaya (7. katman) kadar yedi katmana ayıran ve sorunların ve teknolojilerin net biçimde anlatılmasını sağlayan referans modeli.
Bir ağın yerleşim düzeni; cihazlarının ve bağlantılarının yıldız, halka ya da örgü (mesh) gibi hangi biçimde düzenlendiği ve birbirine bağlandığı.
Ağda IP adresi olan ve veri gönderip alan her türlü cihaz; bilgisayar, sunucu, telefon ya da yazıcı gibi.
Tek bir adrese değil, yerel ağ bölümündeki tüm cihazlara aynı anda gönderilen mesaj; router'lar yayınları başka ağlara iletmez.
Ağ Cihazları
Farklı ağları birbirine bağlayan ve verinin hedefe ulaşması için en uygun yolu, genellikle IP adreslerine bakarak paket paket belirleyen cihaz.
Aynı yerel ağdaki bilgisayar, telefon, yazıcı gibi cihazları birbirine bağlayan ve her çerçeveyi yalnızca hedef cihazın bulunduğu porta ileten çok portlu cihaz.
Bir cihazı ya da servisi; adresler, parolalar, VLAN'lar ve yönlendirme gibi ihtiyaç duyduğu ayarları girerek ağın gerektirdiği şekilde çalışır hale getirmek.
Dijital veriyi telefon, kablo TV ya da mobil şebekeler üzerinden taşınabilecek sinyallere, gelen sinyalleri de tekrar dijital veriye dönüştüren cihaz; adı modülatör-demodülatör ifadesinden gelir.
Bir bilgisayarı ya da sunucuyu ağa bağlayan, ayrı bir kart halinde veya anakarta gömülü olarak bulunan ve kendine ait MAC adresi olan donanım.
Gelen trafiği birden fazla sunucuya dağıtan cihaz ya da hizmet; böylece hiçbir sunucu aşırı yüklenmez ve sunuculardan biri arızalansa bile hizmet ayakta kalır.
SFP gibi, hem sinyal gönderen hem de alan küçük takılabilir modül; genellikle switch ya da router içindeki elektrik sinyallerini fiber hat için ışığa dönüştürür.
Power over Ethernet'in kısaltması: elektrik gücünü ve veriyi aynı Ethernet kablosu üzerinden taşıyan teknoloji; böylece erişim noktaları, IP telefonlar ve kameralar gibi cihazlar ayrı bir güç kaynağına ihtiyaç duymaz.
Protokoller ve Servisler
Cihazların veriyi nasıl biçimlendireceğini, göndereceğini, alacağını ve kontrol edeceğini belirleyen ortak kurallar bütünü; farklı üreticilerin cihazlarının birbiriyle anlaşabilmesini sağlar.
Domain Name System'in kısaltması: example.com gibi alan adlarını, bilgisayarların birbirini bulmak için kullandığı IP adreslerine çeviren hizmet.
Dynamic Host Configuration Protocol'ün kısaltması: ağa katılan cihazlara IP adresi, alt ağ maskesi, varsayılan ağ geçidi ve DNS sunucularını otomatik olarak veren protokol.
İnternetin ve neredeyse tüm modern ağların üzerine kurulu olduğu protokol ailesi; adını en bilinen iki üyesi olan TCP ve IP'den alır.
Transmission Control Protocol'ün kısaltması: bir bağlantı kurarak verinin eksiksiz ve doğru sırayla ulaşmasını sağlayan, kaybolan her şeyi yeniden gönderen protokol.
User Datagram Protocol'ün kısaltması: bağlantı kurmadan ve verinin ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmeden gönderen basit ve hızlı protokol; ses, görüntü, DNS ve oyunlarda kullanılır.
Address Resolution Protocol'ün kısaltması: bir cihazın yerel ağda, bilinen bir IPv4 adresine ait MAC adresini bulmak için kullandığı protokol.
Internet Control Message Protocol'ün kısaltması: ağ cihazlarının 'hedefe ulaşılamıyor' gibi hata ve durum mesajları göndermek için kullandığı protokol; ping ve traceroute bu protokole dayanır.
IP Adresleme
IP ağındaki her cihaza verilen ve verinin o cihaza ulaştırılmasını sağlayan benzersiz sayısal etiket; IPv4'te örneğin 192.168.1.20 gibi.
Daha büyük bir IP adres aralığının bölünmesiyle oluşturulan küçük ağ; ofisler, departmanlar ya da sunucular gibi cihaz gruplarının birbirinden ayrılmasını ve kolay yönetilmesini sağlar.
Bir cihazın, hedef kendi alt ağının dışındayken trafiği gönderdiği router adresi; bu adres yoksa cihaz yalnızca kendi yerel ağıyla konuşabilir.
İnternet Protokolü'nün 4. sürümü; 192.168.10.5 gibi noktalarla ayrılmış ve her biri 0 ile 255 arasında olan dört sayıyla yazılan 32 bitlik adresler kullanır ve yaklaşık 4,3 milyar adrese imkan tanır.
İnternet Protokolü'nün 6. sürümü; 2001:db8::1 gibi iki nokta üst üste ile ayrılmış onaltılık rakam gruplarıyla yazılan 128 bitlik adresler kullanır ve neredeyse sınırsız sayıda adres sağlar.
255.255.255.0 gibi, bir IPv4 adresinin hangi kısmının ağı, hangi kısmının cihazı gösterdiğini belirten sayı; /24 gibi bir önek olarak da yazılabilir.
Network address translation'ın kısaltması: router'ın ya da güvenlik duvarının paketlerdeki adresleri değiştirmesi; tipik olarak özel adresli çok sayıda cihazın tek bir genel IP adresini paylaşmasını sağlar.
Elle girilen ya da tek bir cihaza kalıcı olarak ayrılan ve DHCP'nin dağıttığı dinamik adreslerin aksine değişmeyen IP adresi.
Genel bir IP adresi ve porta gelen trafiği özel ağ içindeki belirli bir cihaza ve porta yönlendiren NAT kuralı; böylece içerideki bir servise dışarıdan erişilebilir.
Classless Inter-Domain Routing'in kısaltması: bir IP ağını adres ve önek uzunluğuyla, örneğin 192.168.0.0/22 şeklinde yazma sistemi; eski sabit adres sınıflarının yerini almıştır.
İç ağlar için ayrılmış aralıklardan, örneğin 10.0.0.0/8, 172.16.0.0/12 ve 192.168.0.0/16 bloklarından alınan ve genel internette yönlendirilemeyen IP adresi.
Yönlendirme ve Anahtarlama
Genellikle fabrikada ağ kartına işlenen ve cihazı yerel ağda tanımlayan donanım adresi; 48 bitten oluşur ve altı çift onaltılık (hexadecimal) rakamla yazılır.
Trafiğin bir ağdan diğerine giderken izleyeceği yolun seçilmesi; router'lar bu işi elle girilen ya da diğer router'lardan öğrenilen rotalara göre yapar.
Bir router'da ya da cihazda tutulan ve bilinen ağları, her biri için paketlerin nereye (bir sonraki router'a veya hangi arayüze) gönderileceğini gösteren liste.
Virtual LAN'ın kısaltması: aynı donanıma bağlı cihazların (örneğin çalışan bilgisayarları, misafirler ve kameralar) birbirinden ayrılabilmesi için switch üzerinde oluşturulan ayrı mantıksal ağ.
Border Gateway Protocol'ün kısaltması: internetteki ağların birbirleriyle rota paylaşmak için kullandığı yönlendirme protokolü; trafiğin farklı operatörler ve şirketler arasında yolunu bulmasını sağlar.
Open Shortest Path First'ün kısaltması: tek bir kurumun ağı içinde kullanılan, router'ların bağlantılarına dair bilgileri paylaştığı ve her birinin en iyi yolu kendisinin hesapladığı yönlendirme protokolü.
Bir mühendisin router'a elle girdiği ve belirli bir ağa giden trafiğin tam olarak nereye gönderileceğini söyleyen rota; yönlendirme protokolünün öğrenmesine bırakılmaz, doğrudan tanımlanır.
Tek bir bağlantı üzerinden birden fazla VLAN'ın trafiğini taşıyan ve karşı taraftaki cihaz her çerçevenin hangi VLAN'a ait olduğunu anlasın diye çerçevelere etiket ekleyen switch portu.
Switch'ler arasındaki fazladan yolları bloke ederek döngü (loop) oluşmasını engelleyen ve aktif bir bağlantı koparsa bloke edilen yolu yeniden açan protokol.
Software-defined wide area network'ün kısaltması: bir şirketin WAN hatlarını yazılım aracılığıyla merkezden yöneten ve her uygulamayı internet, 4G ya da MPLS gibi mevcut en uygun hat üzerinden gönderen yaklaşım.
Bir paketin yolundaki tek bir adım, yani bir router'dan bir sonrakine geçiş; hop sayısı, paketin hedefe ulaşana kadar kaç router'dan geçtiğini gösterir.
Kablosuz ve Mobil Ağlar
IEEE 802.11 standartlarına dayanan kablosuz yerel ağların yaygın adı; cihazları başta 2,4, 5 ve 6 GHz bantları olmak üzere radyo dalgalarıyla ağa bağlar.
Genellikle tavana ya da duvara monte edilen, Wi-Fi sinyali gönderip alan ve kablosuz cihazları kablolu ağa bağlayan cihaz.
Service set identifier'ın kısaltması: cihazların bulunan ağlar listesinde gördüğü, en fazla 32 karakter uzunluğundaki Wi-Fi ağ adı.
Beşinci nesil mobil ağ teknolojisi; 4G'ye göre çok daha yüksek hızlar, daha düşük gecikme ve çok daha fazla bağlı cihaz desteği sunacak şekilde tasarlanmıştır.
Genellikle bir direğin ya da çatının üzerinde bulunan ve belirli bir bölgedeki cep telefonlarını ve diğer cihazları operatörün mobil şebekesine bağlayan radyo ekipmanı ve antenler.
Genellikle yurt dışında, kendi operatörünüz dışındaki bir mobil şebekeyi kullanmak; Wi-Fi'da ise bağlantı kopmadan bir erişim noktasından diğerine geçmek.
Alınan Wi-Fi ya da mobil sinyalin ne kadar güçlü olduğu; genellikle dBm ile ölçülür ve sıfıra yakın değerler daha güçlüdür, yani -55 dBm, -80 dBm'den daha iyidir.
Diğer erişim noktalarından, komşu ağlardan, mikrodalga fırınlardan ya da aynı frekansları kullanan başka cihazlardan gelen ve kablosuz bağlantıyı bozan istenmeyen radyo sinyalleri.
Kullanıcı hareket ettikçe devam eden bir görüşmenin ya da veri oturumunun, bağlantı kopmadan bir hücreden veya baz istasyonundan diğerine aktarılması.
Kablolama ve Fiber
Kablolu yerel ağlar için standart teknoloji (IEEE 802.3); cihazların bakır ya da fiber kablolar üzerinden 10 Mbps'ten saniyede yüzlerce gigabite kadar hızlarda nasıl çerçeve göndereceğini tanımlar.
Veriyi çok ince cam lifler içinde ışık darbeleri olarak taşıyan kablo; bakır kablolara göre çok daha yüksek hızlara ve çok daha uzun mesafelere imkan verir.
Genellikle bir kabine monte edilen ve ofislerden ya da diğer odalardan gelen sabit kabloların numaralı port sıraları halinde sonlandığı panel; bu portlar kısa kablolarla switch'lere bağlanır.
Her iki ucunda konnektör bulunan ve cihazları birbirine ya da bir patch panele bağlamak için kullanılan kısa kablo; örneğin bir switch portunu patch panel portuna bağlar.
Yaklaşık 9 mikrometre çapında çok ince bir çekirdeğe sahip, ışığı tek bir yol boyunca taşıyan ve veriyi kilometrelerce mesafeye iletebilen optik fiber türü; operatörler ve binalar arası bağlantılarda kullanılır.
İki optik fiberi, ışığın birinden diğerine mümkün olan en az kayıpla geçmesi için uç uca birleştirmek; genellikle füzyon ek makinesiyle iki fiberi eriterek yapılır.
Fibre to the home'un kısaltması: fiberin bir sokak kabininde bitip yolun geri kalanında bakırla devam etmesi yerine, müşterinin evine kadar ulaştığı genişbant yapısı.
Bir sinyalin kablo boyunca ya da havada ilerlerken gücünü yavaş yavaş kaybetmesi; desibel (dB) cinsinden, fiberde genellikle kilometre başına ölçülür.
Bant Genişliği, Gecikme ve Güvenilirlik
Bir bağlantının belirli bir sürede taşıyabileceği en yüksek veri miktarı; genellikle saniyede megabit ya da gigabit (Mbps, Gbps) cinsinden ölçülür.
Verinin ağın bir noktasından diğerine ulaşması için geçen süre; genellikle milisaniye cinsinden ölçülür ve düşük gecikme daha hızlı tepki anlamına gelir.
Belirli bir sürede bir bağlantıdan fiilen geçebilen veri miktarı; ek yük, hatalar ve tıkanıklık nedeniyle genellikle bant genişliğinden düşüktür.
Ağ üzerinden gönderilen paketlerin bir kısmının hedefe hiç ulaşmaması; genellikle yüzde olarak gösterilir ve yavaş indirmelere, kesik kesik görüşmelere ve donan görüntüye yol açar.
Ağ üzerinden gelen paketlerin gecikmesindeki değişkenlik; paketler düzensiz aralıklarla ulaştığında sesli ve görüntülü görüşmeler kesik kesik ya da robotik bir sese dönüşür.
Quality of service'in kısaltması: bir hat yoğunken ses ve görüntü gibi önemli trafiğe, daha az acil trafiğe göre öncelik tanıyan teknikler bütünü.
Bir ağda ya da sistemde kapasitenin en düşük olduğu ve bu nedenle içinden geçen her şeyin hızını sınırlayan nokta; tıpkı bir şişenin dar boynu gibi.
Bir hattan ya da cihazdan, kaldırabileceğinden daha fazla trafiğin geçmeye çalışması; bu durumda paketler kuyruğa alınır ya da düşürülür ve her şey yavaşlar.
Bir paketin kaynaktan hedefe gitmesi ve cevabın geri dönmesi için geçen süre; genellikle milisaniye cinsinden gösterilir ve ping komutu bu değeri raporlar.
Ağın, bileşenlerden biri arızalandığında çalışmaya devam edebilmesi için fazladan cihaz, hat ya da güç kaynağı bulundurulması.
Ana cihaz, hat ya da sistem arızalandığında yedeğe otomatik olarak geçilmesi; böylece hizmet çok az kesintiyle ya da hiç kesintisiz devam eder.
Arıza Giderme ve İzleme
Bir cihaza ulaşılıp ulaşılamadığını ve gidiş-dönüşün ne kadar sürdüğünü anlamak için ona küçük bir test mesajı gönderip yanıt beklemek.
Teknik bir sorunun nedenini, genellikle olası nedenleri tek tek deneyerek adım adım bulmak ve ardından sorunu çözmek.
Bir ağın, hattın ya da hizmetin çalışmadığı veya kullanıcıların ona erişemediği süre.
Bir paketin hedefe giderken geçtiği her router'ı ve her birine olan gecikmeyi listeleyen tanı aracı; trafiğin nerede yavaşladığını ya da nerede durduğunu görmenizi sağlar.
Çalışmayı durdurmak ya da erişilemez hale gelmek; hatlar, sunucular, servisler ve bütün ağlar için kullanılır. Tersi 'come back up' ya da 'be back up'tır.
Bir sistemin, hattın ya da hizmetin arıza veya planlı çalışma nedeniyle kullanılamadığı toplam süre.
Mühendislerin, yazılım güncellemesi ve donanım değişimi gibi hizmeti kesintiye uğratabilecek işleri yapmasına izin verilen, genellikle gece ya da hafta sonuna denk gelen, önceden kararlaştırılmış zaman aralığı.
Bir ağ arayüzünden geçen gerçek paketlerin, mühendislerin tam olarak neyin gönderilip alındığını inceleyebilmesi için kaydedilip bir dosyaya saklanması.
Simple Network Management Protocol'ün kısaltması: izleme sistemlerinin ağ cihazlarından trafik, hata ve sıcaklık gibi bilgileri toplamasını ve cihazların uyarı göndermesini sağlayan protokol.
Ağ cihazlarının ve bağlantılarının erişilebilirlik, trafik, hata ve gecikme gibi sağlık ve performans göstergelerini sürekli kontrol etmek ve bir sorun çıktığında mühendisleri uyarmak.
Telekom Operatörleri ve Hizmetler
Internet service provider'ın kısaltması: evlere ve işletmelere, genellikle fiber, DSL, kablo ya da mobil şebeke üzerinden internet erişimi satan şirket.
Service level agreement'ın kısaltması: bir sağlayıcının çalışma süresi, onarım süresi ve gecikme gibi ölçülebilir hizmet seviyelerini taahhüt ettiği ve çoğu zaman taahhüt tutulmazsa yaptırım öngören sözleşme bölümü.
Kablosuz iletişim için kullanılabilen radyo frekansları aralığı; mobil operatörler bu aralığın belirli kısımlarını kullanmak için ulusal düzenleyici kurumdan lisans almak zorundadır.
Bir şebekeye sahip olan ya da şebeke işleten ve müşteriler veya diğer operatörler adına ses ve veri trafiği taşıyan telekomünikasyon şirketi.
Bir telekom şebekesinin, operatörün yerel santralini ya da sokak kabinini müşterinin binasına bağlayan son kısmı; çoğu zaman şebekenin en yavaş ve kurulması en pahalı bölümüdür.
Daha küçük ağları, lokasyonları ya da şehirleri birbirine bağlayan ve aralarındaki trafiğin büyük kısmını taşıyan yüksek kapasiteli çekirdek ağ bölümü.
Eski çevirmeli (dial-up) bağlantıların aksine sürekli açık olan ve fiber, kablo, DSL, mobil ya da uydu şebekeleri üzerinden sunulan yüksek hızlı internet erişimi.
Multiprotocol Label Switching'in kısaltması: operatör ağlarında trafiği tam IP sorgusu yerine kısa etiketlere göre ileten teknik; şirketlere özel WAN hizmeti olarak yaygın biçimde satılır.
Bir müşteri için bir hizmeti, hattı, cihazı ya da hesabı; gerekli ekipmanı, yapılandırmayı ve kapasiteyi de ayarlayarak kurmak ve kullanıma hazır hale getirmek.
Network operations centre'ın kısaltması: bir ağı izleyen, alarmlara müdahale eden, arızaların ve kesintilerin giderilmesini koordine eden ve çoğu zaman 7/24 çalışan ekip ve merkez.
Ağ Güvenliği
Ağ trafiğini belirlenmiş kurallara göre denetleyip izin veren ya da engelleyen, böylece ağı istenmeyen erişimlere karşı koruyan donanım ya da yazılım.
Virtual private network'ün kısaltması: lokasyonları güvenli biçimde birbirine bağlamak ya da uzaktan çalışanların iç sistemlere erişmesini sağlamak için internet gibi herkese açık bir ağ üzerinden kurulan şifreli bağlantı.
Access control list'in kısaltması: bir router, switch ya da güvenlik duvarı üzerinde, trafiğe kaynak, hedef, protokol ve port gibi ölçütlere göre izin veren veya trafiği reddeden sıralı kurallar listesi.
Demilitarised zone'un kısaltması: internet ile iç ağ arasında yer alan ve web ya da e-posta sunucuları gibi dışarıya hizmet veren sunucuların konduğu ayrı ağ bölümü.
Ele geçirilmiş çok sayıda cihazdan aynı anda bir hedefe muazzam miktarda trafik gönderilmesi; böylece hedefin hatları ya da sunucuları boğulur ve gerçek kullanıcılar erişemez hale gelir.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Ağ ve Telekomünikasyon İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Alandan gerçek metinleri düzenli olarak okuyun: üreticilerin yapılandırma kılavuzları, sürüm notları, RFC özetleri, operatörlerin durum sayfaları ve büyük sağlayıcıların yayımladığı kesinti raporları.
- Fiilleri, mühendislerin onlarla birlikte kullandığı isimlerle öğrenin: configure an interface, bring up a link, run a traceroute, open a ticket, provision a circuit.
- Birbirine benzeyen çiftleri ayırt edin: bandwidth ve throughput, latency ve jitter, router ve switch, outage ve downtime. İş görüşmeleri ve sertifika sınavları çoğu zaman tam olarak bunları sorar.
- Kısaltmaları ekiplerin söylediği gibi telaffuz edin: LAN, WAN, VLAN ve NAT kelime gibi okunur; DNS, DHCP, BGP ve VPN ise harf harf söylenir.
- İngilizce kısa durum güncellemeleri yazarak pratik yapın: ne etkileniyor, ne zamandan beri, neleri kontrol ettiniz ve bir sonraki güncelleme ne zaman gelecek.
Sıkça sorulan sorular
Ağ ve telekom İngilizcesi kelimelerini nasıl öğrenebilirim?
Alandan gerçek metinler okuyun ve kelimelerin nasıl kullanıldığına dikkat edin: üreticilerin yapılandırma kılavuzları, sürüm notları, RFC'ler, sertifika çalışma materyalleri ve operatörlerin durum sayfaları. Her terimi sık birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin (configure an interface, run a traceroute, open a ticket with the carrier) ve yeni kelimeleri kendi arıza kayıtlarınızda, değişiklik taleplerinizde ve durum güncellemelerinizde kullanın.
Önce hangi ağ terimlerini öğrenmeliyim?
Her gün duyacağınız kelimelerle başlayın: network, router, switch, IP address, subnet, bandwidth, latency, DNS, DHCP, firewall ve outage. Ardından yönlendirme ve anahtarlama terimlerine (VLAN, routing table, BGP, OSPF), kablosuz ağ ve fiber kelimelerine, en son da SLA, backbone ve provisioning gibi operatör terimlerine geçin. Bu sözlükteki terimler de aynı şekilde, en temelden daha ileri seviyeye doğru sıralanmıştır.
Bant genişliği, throughput ve gecikme arasındaki fark nedir?
Bant genişliği (bandwidth), bir hattın en yüksek kapasitesidir; örneğin 1 Gbps. Throughput, fiilen geçebilen veri miktarıdır ve genellikle daha düşüktür. Gecikme (latency) ise verinin bir noktadan diğerine ulaşması için geçen süredir ve milisaniyeyle ölçülür. Bir hattın bant genişliği bol olsa bile gecikmesi yüksekse kullanıcıya yavaş gelebilir.
Türkiye'deki ağ mühendisleri İngilizce mi, Türkçe terimler mi kullanıyor?
Çoğunlukla ikisi bir arada. Cihaz adları, komutlar ve protokoller günlük konuşmada genellikle İngilizce kalır: router, switch, VLAN, trunk, ping, BGP ve config. Diğer kelimelerin ise bant genişliği, gecikme, alt ağ, güvenlik duvarı, kesinti ve baz istasyonu gibi yerleşmiş Türkçe karşılıkları vardır. Sözleşmeler, ihale dokümanları ve düzenleyici kurum belgeleri Türkçe terimleri tercih eder; bu yüzden ikisini de bilmek işinize yarar.
'Router' kelimesi 'ruter' mi, 'rauter' mi okunur?
İkisi de doğrudur. Amerikalıların çoğu 'rauter' (/ˈraʊtər/) der; İngiliz ve Avustralyalı konuşucuların pek çoğu ise 'ruter' (/ˈruːtə/) diye okur. Aynı farklılık 'route' ve 'routing' kelimelerinde de duyulur. Birini seçip tutarlı biçimde kullanın; alanda kimse sizi yanlış anlamaz.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
