Edebiyat öğrencileri ve kitap severler için İngilizce

Edebiyat İngilizcesi: 252 Temel Terim ve Anlamları

İngilizce, dünya edebiyatının ve edebiyat araştırmalarının büyük bölümünün çalışma dilidir: Shakespeare'den Woolf'a uzanan klasikler aslından okunur; her dilden romanlar da İngilizce çeviriler, eleştiriler ve inceleme yazıları sayesinde geniş okur kitlelerine ulaşır. Bu sözlük, olay örgüsü, karakter ve bakış açısından metafora, ölçüye, trajediye, modernizme ve yakın okumaya kadar edebiyat öğrencilerinin ve kitap severlerin ilk karşılaştığı terimleri Türkçe karşılıkları ve derslerden, ödevlerden, okuma kulüplerinden, kitap eleştirilerinden alınmış örneklerle bir araya getirir. Ayrıca novel ile romance, poem ile poetry ya da author ile writer gibi Türkçe konuşanları sık yanıltan ayrımlara dikkat çeker.

  • 252 terim
  • 10 konu
  • 56 temel terim
  • 504 örnek cümle

Tiyatro ve Oyun Yazını

  • stage directionsisimsahne yönergeleri, sahne açıklamaları

    Bir oyunun metninde, genellikle italik harflerle ya da parantez içinde yer alan; dekoru, oyuncuların hareketlerini, ses tonunu ya da ışığı tarif eden açıklamalar.

  • dramatic structureisimdramatik yapı

    Bir oyun ya da öyküde olayların düzenli kuruluşudur; tanıtım, yükselen gerilim, doruk noktası ve çözüm gibi aşamaları içerir.

  • tragic heroisimtrajik kahraman

    Trajedinin merkezindeki, güçlü yönleri gerçekten bulunan; ancak hatası, zayıflığı ya da kaderi yüzünden ağır bir yıkıma sürüklenen kişidir.

  • farceisimfars, kaba güldürü

    Abartılı durumlar, fiziksel hareket ve olasılığı düşük yanlış anlamalar kullanan komedi.

  • comedy of mannersisimtöre komedisi

    Belirli bir topluluğun davranışlarını, konuşmasını ve toplumsal kurallarını hicveden komedi.

  • tragicomedyisimtrajikomedi

    Ciddi ya da trajik öğeleri komik öğelerle birleştiren dramatik eser.

  • closet dramaisimokunmak için yazılan oyun

    Sahnede oynanmaktan çok okunmak amacıyla yazılmış tiyatro eseri.

  • morality playisimahlak oyunu

    Kişileştirilmiş niteliklerin ahlaki seçimleri ortaya koyduğu alegorik tiyatro oyunu.

  • mystery playisimdini anlatı oyunu, mister oyunu

    Kutsal Kitap'taki olayları dramatize eden Orta Çağ dini oyunu.

  • revenge tragedyisimintikam trajedisi

    İntikam talebi ve bunun yıkıcı sonuçları çevresinde kurulan trajedi.

  • epic theatreisimepik tiyatro

    Kesintiler ve mesafe yoluyla seyirciyi toplum üzerine eleştirel düşünmeye yönelten tiyatro yaklaşımı.

  • alienation effectisimyabancılaştırma etkisi

    Tanıdık eylemi alışılmadık göstererek seyircinin onu eleştirel biçimde incelemesini sağlayan teknik.

  • stichomythiaisimtek dizelik karşılıklı konuşma, stikomiti

    Karakterlerin, çoğu zaman tartışma sırasında, tek tek dizelerle hızla karşılıklı konuşması.

  • dramatis personaeisimoyun kişileri listesi

    Bir oyundaki karakterlerin, çoğu zaman kısa tanıtımlarıyla birlikte verildiği liste.

Edebi Akımlar

  • literary movementisimedebi akım, yazınsal akım

    Belirli bir dönemde benzer düşünceleri, üslupları ve amaçları paylaşan yazarlar topluluğu ve onların oluşturduğu eğilim; örneğin romantizm, realizm ya da modernizm.

  • Romanticismisimromantizm, coşumculuk

    On sekizinci yüzyılın sonundan on dokuzuncu yüzyılın ortasına kadar süren; akıl ve kurallar yerine duyguya, hayal gücüne, doğaya ve bireye değer veren edebiyat ve sanat akımı.

  • Realismisimrealizm, gerçekçilik

    Sıradan hayatı ve sıradan insanları idealleştirmeden, doğru bir biçimde ve çoğunlukla toplumsal ayrıntılara dikkat ederek göstermeyi amaçlayan on dokuzuncu yüzyıl edebiyat akımı.

  • Naturalismisimnatüralizm, doğalcılık

    On dokuzuncu yüzyılın sonunda realizmden gelişen; insan davranışını kalıtım, çevre ve toplumsal koşulların belirlediği bir şey olarak, çoğu zaman sert ve bilimsel bir yaklaşımla gösteren akım.

  • Modernismisimmodernizm

    Yirminci yüzyılın başında geleneksel biçimlerden kopan ve parçalı yapı, çoklu bakış açıları ve bilinç akışı gibi yeni yazım yollarıyla deney yapan akım.

  • Postmodernismisimpostmodernizm, modernizm sonrası

    İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan; biçimle oynayan, hakikati sorgulayan ve bunu çoğu zaman ironi, parodi, türlerin karıştırılması ve kendi üzerine yorum yapan kurmaca yoluyla gerçekleştiren edebiyat akımı.

  • magical realismisimbüyülü gerçekçilik

    Büyülü ya da olanaksız olayların gerçekçi, gündelik bir dünyada yaşandığı ve bu olayların tamamen olağanmış gibi anlatıldığı kurmaca tarzı.

  • Gothic fictionisimgotik edebiyat, gotik roman

    Korkuyu, gizemi ve romantik öğeleri bir araya getiren; genellikle eski şatolar, gizli geçitler, hayaletler ve aile lanetleri gibi kasvetli ortamlarda geçen kurmaca türü.

  • theatre of the absurdisimabsürd tiyatro

    İnsan yaşamını alışılmadık diyaloglar ve durumlar aracılığıyla tutarsız, mantık dışı ya da anlamsız gösteren, 20. yüzyıl ortası tiyatro akımıdır.

  • Imagismisimİmgecilik

    Kesin imgeleri ve özlü dili öne çıkaran, yirminci yüzyıl başlarındaki şiir akımı.

  • TranscendentalismisimAşkıncılık, Transandantalizm

    Sezgiyi, bireysel vicdanı ve doğayla manevi bağı önemseyen on dokuzuncu yüzyıl Amerikan düşünce ve edebiyat akımı.

  • AestheticismisimEstetizm, estetikçilik

    Ahlaki öğretiden çok sanatsal güzelliğe önem veren on dokuzuncu yüzyıl akımı.

  • Harlem RenaissanceisimHarlem Rönesansı

    Yirminci yüzyıl başlarında Harlem ile bağlantılı olarak gelişen Afrikalı Amerikalı edebiyat ve sanat canlanması.

  • Beat GenerationisimBeat Kuşağı

    Deneysel yazıları ve alışılmışın dışındaki yaşamlarıyla toplumsal uyuma karşı çıkan, yirminci yüzyıl ortası yazar grubu.

Eleştiri ve Çözümleme

  • literary criticismisimedebiyat eleştirisi, yazınsal eleştiri

    Edebi eserlerin anlamları, biçimleri, bağlamları ve değerleri tartışılarak incelenmesi, yorumlanması ve değerlendirilmesi.

  • interpretationisimyorum, yorumlama

    Bir metnin ya da metnin bir bölümünün ne anlama geldiğine dair, metinden kanıtlarla desteklenen açıklama; ayrıca bu açıklamayı yapma eylemi.

  • literary analysisisimedebi çözümleme, metin çözümlemesi

    Bir edebi metnin nasıl işlediğinin; anlamını ve etkilerini açıklamak amacıyla tema, karakter, yapı ve dil gibi öğeleri ele alınarak ayrıntılı biçimde incelenmesi.

  • close readingisimyakın okuma, dikkatli okuma

    Kısa bir metin parçasının sözcüklere, seslere, imgelere ve yapıya tek tek dikkat edilerek, bunların anlamı nasıl oluşturduğunu gösterecek biçimde ayrıntılı olarak okunması.

  • canonisimkanon, edebi kanon

    Bir edebiyatta en önemli ve en etkili kabul edilen, yaygın olarak okutulan, incelenen ve yeniden basılan eserler bütünü.

  • literary theoryisimedebiyat kuramı, yazın kuramı

    Edebiyatı okumak ve yorumlamak için kullanılan düşünce ve yöntemlerin incelenmesi; örneğin yapısalcılık, Marksizm, psikanaliz, feminizm ve sömürgecilik sonrası kuram.

  • intertextualityisimmetinlerarasılık

    Metinlerin alıntı, gönderme, parodi, öykünme ya da yeniden yazma yoluyla başka metinleri biçimlendirmesi ve onlara dayanması; anlamın kısmen bu bağlantılardan doğması.

  • feminist criticismisimfeminist eleştiri, feminist edebiyat eleştirisi

    Metinlerin kadınları ve toplumsal cinsiyeti nasıl temsil ettiğini, cinsler arasındaki iktidar ilişkilerinin nasıl işlediğini ve kadın yazarların neden görmezden gelindiğini inceleyen edebiyat yaklaşımı.

  • explicationisimayrıntılı metin çözümlemesi

    Bir metnin dilini, yapısını ve anlamını adım adım, yakından inceleyen dikkatli açıklama ve çözümleme yöntemidir.

  • narratologyisimanlatıbilim

    Anlatıların nasıl kurulduğunu ve anlatım tekniklerinin anlamı, bakış açısını, zamanı ve okur tepkisini nasıl biçimlendirdiğini inceleyen alan.

  • defamiliarizationisimalışılmışı yabancılaştırma, alışkanlığı kırma

    Tanıdık şeylerin, okurun onları yeniden fark etmesini sağlayacak alışılmadık biçimlerde sunulması.

  • intentional fallacyisimniyet yanılgısı

    Yazarın amaçladığı anlamı, eserin yorumlanmasında kesin ve belirleyici ölçüt olarak kabul etme.

  • affective fallacyisimduygusal etki yanılgısı

    Bir eserin anlamını ya da değerini yalnızca okurda uyandırdığı duygularla belirleme.

  • New CriticismisimYeni Eleştiri

    Eserin kendi içindeki ilişkileri yakından çözümlemeyi öne çıkaran yirminci yüzyıl eleştiri yaklaşımı.

  • New HistoricismisimYeni Tarihselcilik

    Edebiyatı, döneminin başka metinleri ve iktidar ilişkileriyle birlikte okuyan eleştiri yaklaşımı.

  • ecocriticismisimekoeleştiri

    Edebiyat ile fiziksel çevre arasındaki ilişkileri inceleyen eleştiri alanı.

  • reader-response criticismisimokur merkezli eleştiri, okur tepkisi eleştirisi

    Bir eserin anlamının oluşmasında okurun rolünü inceleyen eleştiri yaklaşımı.

  • reception theoryisimalımlama kuramı

    Okurların ve izleyicilerin eserleri değişen tarihsel bağlamlarda nasıl anladığını inceleyen kuram.

  • textual criticismisimmetin tenkidi, metin eleştirisi

    Bir eserin farklı sürümlerini karşılaştırarak değişkeleri inceleme ve güvenilir bir metin oluşturma çalışması.

  • archetypal criticismisimarketipçi eleştiri

    Edebi eserler arasında tekrarlanan simgesel örüntüleri, kişileri ve öyküleri inceleyen eleştiri.

  • postcolonial criticismisimsömürgecilik sonrası eleştiri, postkolonyal eleştiri

    Sömürgeci iktidarın ve bıraktığı etkilerin edebiyatı ve temsili nasıl biçimlendirdiğini inceleyen yaklaşım.

  • deconstructionisimyapısöküm

    Bir metnin görünürdeki karşıtlıklarını ve anlamlarını kararsızlaştıran gerilimleri ve çelişkileri inceleyen okuma.

  • formalismisimbiçimcilik

    Bir eseri biçimlendiren edebi araçlara ve yapılara odaklanan eleştiri yaklaşımı.

  • structuralismisimyapısalcılık

    Edebi anlamın oluşmasını sağlayan temel sistemleri ve ilişkileri inceleyen yaklaşım.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Edebiyat İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Her hafta İngilizce gerçek metinler okuyun: bir kısa öykü, birkaç şiir, bir kitap eleştirisi ya da bir yazar hakkındaki ansiklopedi maddesi. Yalnızca öyküdeki bilinmeyen kelimelerin değil, eleştirmenlerin kullandığı çözümleme kelimelerinin de altını çizin.
  • Terimleri zaten bildiğiniz eserler üzerinden öğrenin. Sevdiğiniz bir Türk romanını İngilizce anlatın: mekanını, başkahramanını, bakış açısını, çatışmasını ve temalarını.
  • Terimleri eleştirmenlerin birbirinden ayırdığı çiftler ve gruplar halinde öğrenin: simile ve metaphor, theme ve motif, yuvarlak ve düz karakter, memoir ve autobiography, soliloquy ve monologue.
  • Bir metin parçasını incelerken 'teknik + örnek + etki' kalıbını kullanın: Tekniğin adını verin, birkaç kelime alıntılayın, ardından okur üzerindeki etkisini açıklayın.
  • Şiir terimlerini sesli söyleyin ve vurguları parmağınızla vurun. Vurgu ve ritim duyulduğunda daha kolay anlaşılır; hyperbole, genre ve soliloquy gibi kelimeler de sık yanlış telaffuz edilir.

Sıkça sorulan sorular

Edebiyat İngilizcesi terimlerini nasıl etkili biçimde öğrenebilirim?

Alfabetik sırayla değil konu konu çalışın: Önce bir anlatının öğeleri (olay örgüsü, karakter, mekan, tema, bakış açısı), ardından söz sanatları, şiir terimleri, tiyatro ve edebi akımlar. Her terimi bildiğiniz bir kitaptan örnekle öğrenin; kısa öyküler, şiirler, kitap eleştirileri ve klasik baskıların giriş yazıları gibi gerçek metinleri düzenli okuyun. Ardından bir kitap hakkında yeni terimlerden beş altısını kullanarak İngilizce kısa bir paragraf yazın.

İngilizce edebi çözümleme ödevi yazmak için önce hangi terimleri bilmem gerekir?

Bir metnin nasıl işlediğini anlatan kelimelerle başlayın: plot, conflict, character, protagonist, narrator, point of view, setting, theme, tone ve symbol. Ardından yaygın teknikleri (metaphor, simile, imagery, irony) ve çözümleme fiillerini ekleyin: suggest, convey, highlight, contrast, foreshadow. Bu sözlüğün ilk seviyesi tam olarak bunları kapsar.

Türkçe edebiyat terimlerinin neden çoğu zaman iki adı var, örneğin benzetme ve teşbih?

Türkçe edebiyat terimleri farklı dönemlerden gelir. Klasik belagat Arapça ve Farsça kökenli terimler bırakmıştır (teşbih, istiare, mübalağa, kafiye); 20. yüzyıldaki dil devrimi Türkçe karşılıklar türetmiştir (benzetme, eğretileme, abartma, uyak); çağdaş eleştiri ise Avrupa dillerinden kelimeler almıştır (metafor, ironi, alegori). Ders kitapları, çevirmenler ve üniversiteler farklı tercihler yaptığı için iki Türkçe adı da öğrenip tek bir İngilizce terimle eşleştirmek en kolay yoldur.

Klasikleri İngilizce aslından mı yoksa Türkçe çevirisinden mi okumak daha iyi?

İkisinin de yararı var. Türkçesini zaten okuduğunuz bir eseri İngilizce okumak iyi bir başlangıçtır; olay örgüsünü bildiğiniz için dile odaklanabilirsiniz. Önce modern düzyazı, kısa öykü ya da uzun öyküyle başlayın; Shakespeare'i ve eski şiiri sonraya bırakın ya da açıklamalı öğrenci baskılarından okuyun. Başka dillerde yazılmış eserlerin İngilizce çevirileri de edebiyat tartışmalarının kelime dağarcığını öğrenmek için gayet uygundur.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: