Diş Hekimliği İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
İngilizce; diş hekimliği dergilerinin, uluslararası kongrelerin, materyal kullanım talimatlarının ve yeterlilik sınavlarının ortak dilidir; yurt dışında okuyan ya da çalışan diş hekimleri bu dili her gün koltuk başında kullanır. Bu sözlük, diş anatomisi ve şema kayıtlarından dolgulara, kanal tedavisine, diş çekimine, ortodontiye ve protetik tedaviye kadar diş hekimlerinin ve diş hekimliği öğrencilerinin gerçekten ihtiyaç duyduğu kelimeleri Türkçe karşılıkları ve gerçekçi klinik cümleleriyle bir araya getirir. Ayrıca davye, frez, detertraj ve kaplama gibi Türkçeden İngilizceye doğrudan aktarılamayan gündelik klinik kelimelerine de dikkat çeker.
- 100 terim
- 11 konu
- 52 temel terim
- 201 örnek cümle
Dişler ve Ağız Anatomisi
Çenelerde yer alan, ısırma ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz yapılardan her biri. Diş eti üzerinde kalan bir kronu ve kemik içinde tutunan bir ya da daha fazla kökü vardır.
Çene kemiğini örten ve her dişin boyun kısmını sıkıca saran pembe, sıkı doku. Teknik adı gingivadır.
Diş kronunun dış yüzeyini kaplayan sert ve parlak tabaka. İnsan vücudundaki en sert maddedir ve kaybedildiğinde yeniden oluşmaz.
Minenin altında ve pulpanın çevresinde bulunan, dişin büyük bölümünü oluşturan sarımsı doku. İçinde mikroskobik kanalcıklar bulunduğundan açığa çıktığında ağrı hissedilebilir.
Dişin merkezinde bulunan, sinirleri ve kan damarlarını içeren yumuşak doku. Kron içindeki pulpa odasını ve köklerdeki kanalları doldurur.
Dişin diş eti altında kalan ve çene kemiğindeki yuvaya oturan kısmı. Ön dişlerde genellikle bir, büyük azılarda ise çoğunlukla iki ya da üç kök bulunur.
Ağzın arka bölgesinde bulunan, yiyecekleri öğütmeye yarayan geniş ve büyük dişlerden her biri. Yetişkinlerde dört yirmi yaş dişiyle birlikte on iki taneye kadar bulunur.
Ağzın ön kısmında, dördü üstte dördü altta bulunan ve yiyecekleri ısırıp kesmeye yarayan ince, düz kenarlı dişlerden her biri.
Her iki çenenin sağında ve solunda en arkada yer alan üçüncü ve son büyük azı dişi. Genellikle on yaşların sonu ile yirmili yaşların ortası arasında sürer ve çoğu zaman düzgün sürmek için yeterli yer bulamaz.
Köpek dişleri ile büyük azılar arasında yer alan, çiğneme yüzeyinde genellikle iki tüberkülü bulunan dişlerden her biri. Yetişkinlerde normalde sekiz tane vardır; süt dişlenmesinde ise küçük azı bulunmaz.
Diş arkının her iki köşesinde, yan kesici diş ile birinci küçük azı arasında bulunan uzun ve sivri diş. Üst köpek dişleri tüm dişler içinde en uzun köke sahiptir.
Çocuklarda çıkan ilk 20 dişlik takım. Yaklaşık altı aylıkken sürmeye başlar ve altı yaş civarından itibaren yerini yavaş yavaş daimi dişlere bırakır.
Süt dişlerinin yerini alan ikinci ve son diş takımı. Yetişkinlerde dört yirmi yaş dişiyle birlikte 32 tane bulunur ve ömür boyu kullanılmaları gerekir.
Dişin, diş arkının orta hattına, yani iki orta kesici arasındaki çizgiye bakan yüzünü tanımlar. Distalin zıddıdır.
Dişin, diş arkının orta hattından uzağa, ağzın arka tarafına bakan yüzünü tanımlar. Mezialin zıddıdır.
Arka dişlerin yanağa bakan yüzeyini ya da yanakla ilgili her şeyi tanımlar. Ön dişlerde dudağa bakan yüzey için genellikle 'labial' denir.
Dişin dile bakan yüzeyini tanımlar. Üst çenede bu yüzey damağa baktığı için genellikle 'palatal' (palatinal) olarak adlandırılır.
Arka dişlerin ısırma ya da çiğneme yüzeyini veya alt ve üst dişlerin birbirine temas etme biçimiyle ilgili her şeyi tanımlar.
Ağız tavanı. Ön kısmı olan sert damak, yumuşak dokuyla örtülü kemikten oluşur; arka kısmı olan yumuşak damak ise kaslıdır ve yutkunurken hareket eder.
Temporomandibular joint (temporomandibular eklem) ifadesinin kısaltması: Her iki kulağın hemen önünde yer alan, alt çeneyi kafatasına bağlayan ve ağzın açılıp kapanmasını ve yana hareket etmesini sağlayan eklem.
Alt çene kemiği. Alt dişleri taşır, çene eklemlerinden hareket eder ve alt dişlere ve dudağa duyu veren sinirin kanalını içerir.
Üst çene kemiği. Üst dişleri taşır, sert damağın büyük bölümünü oluşturur ve arka dişlerin üzerinde yer alan maksiller sinüsleri içerir.
Diş Hastalıkları ve Sorunları
Plaktaki bakterilerin şekerden ürettiği asitlerin dişte yol açtığı hasar. Mineyi ve dentini yavaş yavaş çözer; tedavi edilmezse pulpaya kadar ilerleyebilir.
Çürüğün dişte açtığı boşluk. Restoratif diş hekimliğinde ayrıca, dolgu yapılmadan önce hekimin dişte hazırladığı boşluğu da ifade eder.
Dişte ya da dişin çevresinde hissedilen ağrı. Çürük, diş çatlağı, enfeksiyon ya da pulpa iltihabı gibi nedenlerle ortaya çıkabilir; keskin, zonklayıcı ya da sürekli olabilir.
Bakteriyel enfeksiyon sonucu, genellikle kök ucunda ya da dişe komşu diş etinde biriken irin. Çoğu zaman zonklayıcı ağrıya ve şişliğe yol açar.
Bakterilerin ürettiği asitlerle dişin yavaş yavaş tahrip olmasının gündelik adı. Beyaz ya da kahverengi bir lekeyle başlar ve zamanla çürük boşluğuna dönüşebilir.
Dişin soğuk, sıcak, tatlı yiyecek ya da hava ile temas ettiğinde hissedilen kısa ve keskin ağrı; genellikle diş eti çekilmesi ya da aşınma sonucu dentinin açığa çıkmasından kaynaklanır.
Dişleri gıcırdatma ya da sıkma alışkanlığı; çoğunlukla uykuda ve kişi farkında olmadan gerçekleşir. Dişlerde aşınmaya, çene ağrısına ve baş ağrısına yol açabilir.
Ağız kokusunun tıbbi adı. Çoğu durumda mideden değil, dilin üzerindeki ve diş ile diş eti çevresindeki bakterilerden kaynaklanır.
Bakteri kaynaklı olmayan asitlerin, örneğin asitli içeceklerin, meyvelerin ya da reflü veya kusmayla gelen mide asidinin dişin yüzeyinde neden olduğu madde kaybı.
Diş Eti ve Ağız Hijyeni
Dişlerin yüzeyinde her gün oluşan, bakterilerden meydana gelen yumuşak ve yapışkan tabaka. Fırçalama ve diş arası temizliğiyle uzaklaştırılmazsa çürüğe ve diş eti hastalıklarına yol açar.
Genellikle plağın neden olduğu diş eti iltihabı. Diş etleri kırmızı ve şiş görünür, kolayca kanar; ancak iyi bir temizlikle tablo geri döndürülebilir.
Enfeksiyonun dişleri yerinde tutan kemiği ve dokuları tahrip ettiği ciddi diş eti hastalığı. Cepler oluşur, dişler sallanabilir ve kaybedilen kemik kendiliğinden yeniden oluşmaz.
Plağın dişler üzerinde sertleşmesiyle oluşan sarı ya da kahverengi sert birikinti. Diş fırçasıyla temizlenemez, bu yüzden profesyonel temizlik gerekir.
Plağın ve diş taşının, diş eti çizgisinin üstünden ve altından ultrasonik ve el aletleriyle profesyonel olarak temizlenmesi.
İnce bir iple dişlerin arasını ve diş eti kenarının hemen altını temizlemek. İsim olarak bu ipin kendisini ifade eder; 'dental floss' da denir.
Mineyi güçlendirip asitlere karşı daha dirençli hale getiren ve böylece çürüğün önlenmesine yardımcı olan mineral bileşik. Diş macunlarına, bazı ülkelerde de içme suyuna eklenir.
Arka dişlerin çiğneme yüzeylerindeki derin oluklara (fissürlere) sürülerek buralarda yiyecek ve bakteri birikmesini, dolayısıyla çürük oluşmasını önleyen ince plastik kaplama.
Dişin yuvası içindeki hareketliliği. Çok az hareket normaldir; ancak artmış mobilite kemik kaybının, enfeksiyonun ya da travmanın belirtisi olabilir.
Periodontitis nedeniyle diş eti ile diş kökü arasında oluşan, normalden derin boşluk. Sağlıklı diş eti oluğunun derinliği yaklaşık 1–3 mm'dir; cepler bundan daha derindir.
Diş etinin dişten geriye doğru çekilerek kökün bir kısmını açığa çıkarması. Diş eti hastalığı, çok sert fırçalama ya da ince diş eti dokusu gibi nedenlerle oluşabilir.
Muayene ve Radyografi
Düşük doz radyasyonla elde edilen diş ve kemik görüntüsü. Diş aralarındaki çürük, kök ucundaki enfeksiyon ya da kemik kaybı gibi gözle görülemeyen sorunları ortaya koyar.
Diş hekiminin sorunları erken yakalamak için dişleri, diş etlerini ve ağız içini muayene ettiği, çoğu zaman röntgen ve temizlikle birlikte yapılan rutin ziyaret.
Üst ve alt arka dişlerin kron kısımlarını aynı görüntüde gösteren röntgen. Hasta, sensörü yerinde tutmak için küçük bir kanatçığı ya da tutucuyu ısırır.
İki çeneyi, tüm dişleri ve çene eklemleri ile sinüsler gibi çevre yapıları tek bir geniş görüntüde gösteren röntgen. Cihaz hastanın başının çevresinde döner.
Tüm dişleri gösteren ve hekimin hangi dişlerin mevcut, eksik, çürük ya da dolgulu olduğunu ve hangi tedavilerin gerektiğini işaretlediği şema.
Ağzın dört çeyreğinden her biri: sağ üst, sol üst, sol alt ve sağ alt. Yetişkinlerde her kadranda sekiz daimi diş bulunur.
Bir ya da birkaç dişi kron kısmından kök ucuna kadar, çevresindeki kemikle birlikte gösteren küçük ağız içi röntgen.
Cone beam computed tomography (konik ışınlı bilgisayarlı tomografi) ifadesinin kısaltması: Dişleri ve çeneleri üç boyutlu gösteren, kemiğin yüksekliğini ve genişliğini, sinir kanallarını ve kökleri ayrıntılı olarak ortaya koyan tarama.
Hekimin, dişe genellikle ayna sapının ucuyla hafifçe vurarak hassasiyet olup olmadığını kontrol ettiği test. Ağrı, kökün çevresinde iltihap olduğuna işaret eder.
Diş sinirinin uyarana yanıt verip vermediğini, genellikle soğuk ya da küçük bir elektrik akımı uygulayarak kontrol eden test. Pulpanın sağlıklı, iltihaplı ya da ölü olup olmadığını anlamaya yardımcı olur.
Dolgular ve Restorasyonlar
Çürük temizlendikten sonra kalan boşluğu onarmak ya da kırılan bir bölümü tamamlamak için dişe yerleştirilen ve dişin şeklini ve işlevini geri kazandıran materyal.
Rezin ile ince cam ya da seramik partiküllerin karışımından oluşan, diş renginde dolgu materyali. Dişe bond edilerek yapıştırılır ve genellikle mavi bir polimerizasyon ışığıyla sertleştirilir.
Cıvanın gümüş, kalay ve bakır içeren bir tozla karıştırılmasıyla elde edilen gümüş-gri renkli dolgu materyali. Sağlam ve uzun ömürlüdür, ancak diş rengine uymaz.
Kısa bir süre için, örneğin kanal tedavisi seansları arasında ya da kron hazırlanırken yerleştirilen basit dolgu.
Dişin rengini, şeklini ya da görünürdeki konumunu iyileştirmek için ön yüzeyine yapıştırılan ince porselen ya da kompozit kabuk.
Peroksit içeren bir jelin klinikte ya da kişiye özel hazırlanan plaklarla evde uygulanmasıyla dişlerin rengini açan estetik tedavi.
Kanal Tedavisi
Dişin içindeki iltihaplı ya da enfekte pulpanın çıkarıldığı, kök kanallarının temizlenip şekillendirildiği ve doldurulduğu, böylece dişin ağızda kalmasını sağlayan tedavi.
Dişin içindeki pulpanın iltihaplanması; genellikle derin çürük, çatlaklar ya da tekrarlanan dental işlemler nedeniyle ortaya çıkar. Hafif ve geri dönüşümlü olandan şiddetli ve geri dönüşümsüz olana kadar değişebilir.
Diş kökünün ucu; sinirler ve kan damarları dişe buradaki apikal foramen (apical foramen) adı verilen küçük bir açıklıktan girer.
Tropikal bir ağacın kurutulmuş özsuyuna dayanan, kauçuğa benzer materyal. Temizlenip şekillendirilen kök kanallarını bir patla (sealer) birlikte doldurmak için kullanılır.
Kök kanallarının içini temizlemek ve şekillendirmek için elle ya da motorla kullanılan, kesici kenarlara sahip ince ve esnek metal alet.
Diş Çekimi, Ağız Cerrahisi ve Anestezi
Bir dişin kemikteki yuvasından çıkarılması. Basit çekimde davye ve elevatör kullanılır; cerrahi çekimde diş etinin kesilmesi ya da bir miktar kemiğin kaldırılması gerekebilir.
Tedavi ağrı yapmasın diye diş ya da sinir yakınına enjekte edilen ve hasta tamamen uyanıkken ağzın bir bölgesini uyuşturan ilaç.
Dişi kavrayıp yuvasından çıkarmak için kullanılan pense benzeri alet. Üst ve alt çene dişleri ile her diş türü için farklı tasarımları vardır.
Diş ya da kök ile kemik arasına yerleştirilerek dişi gevşeten, davyeden önce ya da davye yerine kullanılan ince uçlu el aleti.
Kemik, diş eti ya da başka bir diş engel olduğu için normal konumuna süremeyen dişi tanımlar. En sık yirmi yaş dişleri ve üst köpek dişleri bu durumdan etkilenir.
Diş çekiminden sonra soketteki kan pıhtısının dağılması ya da kaybolması sonucu kemiğin açıkta kaldığı ağrılı komplikasyon. Ağrı genellikle çekimden iki ila dört gün sonra başlar.
Cerrahi işlemden sonra yarayı kapatmak ya da diş eti dokusunu yerinde tutmak için atılan dikiş. Eriyen dikişler kendiliğinden kaybolur; diğerleri yaklaşık bir hafta sonra alınır.
Ortodonti
Dişlere yapıştırılan küçük braketler ve bunları birbirine bağlayan telden oluşan, dişleri zamanla daha doğru konumlara taşıyan sabit ortodontik aparey.
Çeneler kapandığında alt ve üst dişlerin birbirine nasıl oturduğu, ayrıca çiğneme ve diğer çene hareketleri sırasında nasıl temas ettiği.
Dişlerin birbirine temas etme ya da dizilme biçimindeki bozukluk; çapraşıklık, diş arası boşluklar, derin kapanış ya da alt çenenin önde olması gibi. Ortodontik tedavinin temel nedenidir.
Diş teli ya da şeffaf plak tedavisinden sonra dişleri yeni konumlarında tutmak için kullanılan aparey. Çıkarılabilir olabileceği gibi, ön dişlerin arkasına yapıştırılan ince bir tel şeklinde de olabilir.
Dişlere tam oturacak şekilde üretilen ince, şeffaf plastik plaklardan oluşan setin her biri. Her plak dişleri biraz hareket ettirir; hasta bir ya da iki haftada bir sıradakine geçer.
Çenede tüm dişlerin düz bir sıra halinde dizilebileceği kadar yer olmaması; bu durumda dişler üst üste biner, döner ya da ark dışına itilir.
Kron, Köprü, Protez ve İmplantlar
Hasar görmüş bir dişi tamamen örterek şeklini ve dayanıklılığını geri kazandıran seramik, metal ya da metal destekli seramik başlık. Aynı kelime, dişin diş eti üzerinde görünen kısmını da ifade eder.
Eksik dişlerin bir kısmının ya da tamamının yerini alan, akrilik veya metal bir kaide üzerinde bulunan, takılıp çıkarılabilen yapay diş seti. Tam protez bir çenedeki dişlerin tamamının yerini tutar.
Eksik bir dişin kökünün yerini almak üzere çene kemiğine yerleştirilen, genellikle titanyumdan yapılmış küçük vida. Kemikle kaynaştıktan sonra üzerine kron, köprü ya da protez yapılır.
Bir ya da daha fazla eksik dişin yerini almak için yapay dişleri komşu dişlerdeki ya da implantlardaki kronlara bağlayan sabit restorasyon.
Kaşık içindeki yumuşak bir materyalin dişlere bastırılmasıyla ya da tarama yoluyla elde edilen ve laboratuvarın kron, protez ya da plak üretebilmesi için dişlerin ve diş etlerinin birebir kopyasını veren kayıt.
Aletler ve Klinik Ortam
Dişleri temizleyen, diş taşlarını alan ve koruyucu ağız sağlığı konusunda bilgi veren, pek çok ülkede röntgen çekip diş eti hastalıklarını da tedavi eden kayıtlı diş sağlığı profesyoneli.
Frezi ya da polisaj lastiğini tutan ve döndüren el aleti. Yüksek devirli el aletleri mineyi ve eski dolguları keser; düşük devirli olanlar yumuşak çürüğü temizlemek ve cila yapmak için kullanılır.
El aletine takılan, dönerek kesen küçük alet. Pek çok farklı şekil ve boyutta bulunur; elmas, tungsten karbür ya da çelikten yapılır.
Doğrudan görülmesi zor yüzeyleri görmek, ağız içine ışık yansıtmak ve yanağı ya da dili uzaklaştırmak için kullanılan saplı, küçük yuvarlak ayna.
Dişleri ve diş etlerini muayene etmek için kullanılan ince el aleti. Periodontal sondda cep derinliğini ölçmeye yarayan milimetrik çizgiler vardır; sivri uçlu sond (explorer) ise yüzeyleri ve dolgu kenarlarını kontrol etmek için kullanılır.
Tedavi sırasında hastanın ağzındaki tükürüğü, suyu ve artıkları çeken düzenek. Yüksek hacimli aspiratör ayrıca su ve aerosol saçılımını azaltır.
Bir çerçeveye gerilen ve kroşeyle tutturulan, yalnızca tedavi edilen dişin bir delikten dışarıda kaldığı ince lateks ya da lateks içermeyen lastik örtü.
Aletleri yüksek basınç ve sıcaklıktaki buharla, genellikle 121 °C ya da 134 °C'de sterilize eden ve bakterileri, virüsleri ve sporları yok eden cihaz.
Bir kliniğin hastalar ve çalışanlar arasında enfeksiyonların yayılmasını önlemek için uyguladığı kurallar ve yöntemler; el hijyeni, eldiven, maske, yüzey temizliği ve alet sterilizasyonu gibi.
Koltuk başında diş hekimiyle birlikte çalışan; alet uzatan, aspiratörü kullanan, materyalleri hazırlayan, aletleri sterilize eden ve hastalarla ilgilenen eğitimli ekip üyesi.
Hasta İletişimi ve Talimatlar
Hastanın ihtiyaç duyduğu tedavilerin yapılış sırasına göre listelendiği, çoğu zaman ücretlerin ve alternatif seçeneklerin de yer aldığı ve işe başlamadan önce hastayla üzerinde uzlaşılan yazılı plan.
Vücudun bir bölgesinde geçici olarak hiçbir şey hissedememe durumu; lokal anesteziden sonra dudak, dil ve yanakta olduğu gibi. Fiil olarak da kullanılır: bir bölgeyi uyuşturmak.
Suyu ya da başka bir sıvıyı ağız içinde dolaştırıp ardından tükürmek. İsim olarak gargara ya da çalkalama işleminin kendisi anlamına gelebilir.
Hekimin arka dişleri görebilmesi ve onlara ulaşabilmesi için hastadan ağzını rahatça açabildiği kadar açmasını isteyen kısa talimat.
Dişleri birbirine doğru sıkıca kapatmak; örneğin diş çekiminden sonra bir gazlı bezi ya da röntgen çekilirken bir tutucuyu ısırmak.
Hastanın geçirdiği ve süregelen hastalıklarını, kullandığı ilaçları, alerjilerini, ameliyatlarını ve sigara gibi alışkanlıklarını içeren sağlık kaydı. Diş hekimi herhangi bir tedaviden önce bunu kontrol eder.
Hekim tedavinin içeriğini, risklerini, yararlarını ve tedavi yapmama dahil diğer seçenekleri açıkladıktan sonra hastanın tedaviyi kabul etmesi.
Hastaları düzenli kontrollere geri çağırma sistemi ya da bu kontrol randevusunun kendisi. İki kontrol arasındaki süreye 'recall interval' (kontrol aralığı) denir.
Diş çekimi ya da cerrahi bir işlemden sonra hastaya kanama, ağrı, beslenme, ağız temizliği ve dikkat edilmesi gereken belirtiler hakkında verilen, çoğu zaman basılı bir sayfa halinde sunulan bilgiler.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Diş Hekimliği İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Her terimi ikili olarak öğrenin: klinik kelime ve hastaların kullandığı kelime; caries ve decay, calculus ve tartar, extraction ve 'having a tooth out', denture ve false teeth gibi.
- Diş yüzeylerini anlatan kelimeleri (mesial, distal, buccal, lingual, occlusal) ve hem FDI hem Universal numaralandırma sistemini iyice öğrenin; bunlar her diş şemasında, sevk yazısında ve röntgen raporunda karşınıza çıkar.
- Her hafta makale özetleri, vaka sunumları, materyal kullanım talimatları ve hasta bilgilendirme broşürleri gibi gerçek diş hekimliği metinleri okuyun; 'tender to percussion' ve 'no caries detected' gibi kalıplaşmış ifadelere dikkat edin.
- Koltuk başında verilen kısa talimatları kendiliğinden ağzınızdan çıkana kadar sesli prova edin: 'Open wide for me', 'Bite down gently', 'Have a rinse', 'You'll feel a little pressure'.
- Türkçeye Fransızca ya da Almancadan geçmiş klinik kelimelerin (davye, frez, anguldurva, piyasemen, detertraj, koferdam) bir listesini İngilizce karşılıklarıyla birlikte tutun: forceps, bur, contra-angle handpiece, straight handpiece, scaling, rubber dam.
Sıkça sorulan sorular
Diş hekimliği İngilizcesi kelimelerini nasıl hızlı öğrenebilirim?
Alfabetik sırayla değil konu konu çalışın ve her kelimeyi birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin: take an impression (ölçü almak), place a filling (dolgu yapmak), extract a tooth (diş çekmek). Her gün vaka sunumları ve materyal talimatları gibi kendi alanınızdan kısa, gerçek metinler okuyun ve kendi vakalarınızı İngilizce anlatmaya çalışın. Günde on dakika, sınavdan önceki tek bir uzun oturumdan daha etkilidir.
İlk önce hangi diş hekimliği terimlerini öğrenmeliyim?
Diş anatomisi ve diş isimleriyle, şema kaydında kullanılan yüzey kelimeleriyle, en sık görülen sorunlarla (caries, gingivitis, periodontitis, abscess), temel tedavilerle (filling, root canal treatment, extraction, crown) ve koltuk başında hastaya verdiğiniz talimatlarla başlayın. Bu sözlüğün ilk seviyesi tam olarak bunları kapsar.
İngilizce konuşulan ülkelerde dişler nasıl numaralandırılır?
Türkiye dahil dünyanın büyük bölümü iki haneli FDI sistemini kullanır; bu sistemde 36 sol alt birinci büyük azıdır. ABD'de ise çoğunlukla dişleri sağ üst üçüncü büyük azıdan başlayarak 1'den 32'ye kadar numaralandıran Universal sistem kullanılır; aynı diş bu sistemde 19 numaradır. İngiltere'de ayrıca bir köşe işareti ve 1–8 arası bir rakamla gösterilen Palmer sistemine de rastlarsınız. Bir şemanın ya da sevk yazısının hangi sistemi kullandığını mutlaka kontrol edin.
Diş hekimliği İngilizcesi İngiltere'de ve ABD'de farklı mı?
Klinik kelime dağarcığı ortaktır, ancak bazı gündelik kelimeler farklıdır: dental nurse ve dental assistant, scale and polish ve cleaning, a brace ve braces, lignocaine ve lidocaine gibi. Yazım da farklıdır (anaesthetic/anesthetic, dentine/dentin, colour/color). Kendi yazılarınızda tek bir stil seçin, ama ikisini de tanımayı öğrenin.
Diş hekimleri İngilizce konuşan hastalara tedaviyi nasıl anlatır?
Sade kelimeler ve kısa cümleler kullanırlar: 'a restoration' yerine 'a filling', 'periodontitis' yerine 'gum disease', 'extract' yerine 'take the tooth out' derler. Hastanın ne hissedeceğini anlatır, anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol eder ve onam istemeden önce seçenekleri açıklarlar. Her terimin hem klinik hem gündelik karşılığını öğrenmek en iyi hazırlıktır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; tıbbi tavsiye değildir.
