Çocuk Gelişimi İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
İngilizce, çocuk gelişimi araştırmalarının büyük bölümünün ve pek çok uluslararası kreşin, anaokulunun ve okul öncesi eğitim programının çalışma dilidir. Bu sözlük, gelişim basamakları, oyun ve dil gelişiminden davranışa, kreşteki günlük akışa, özel gereksinimlere ve ailelerle iletişime kadar okul öncesi öğretmenlerinin ve çocuk gelişimi öğrencilerinin gerçekten kullandığı kelimeleri; Türkçe karşılıkları ve kreşten, derslikten ve veli görüşmelerinden alınmış gerçekçi örneklerle bir araya getirir. Ayrıca nursery ile daycare, nappy ile diaper ya da stammer ile stutter gibi İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki farklara da dikkat çeker.
- 100 terim
- 11 konu
- 51 temel terim
- 200 örnek cümle
Gelişim Dönemleri ve Gelişim Basamakları
Çocuğun doğumdan ergenliğe kadar büyürken geçirdiği fiziksel, zihinsel, dil, sosyal ve duygusal değişimlerin bütünü; aynı zamanda bu değişimleri inceleyen bilim dalı.
Gülümseme, desteksiz oturma, yürüme ya da ilk kelimeleri söyleme gibi çocukların çoğunun belirli bir yaş aralığında kazandığı ve gelişimi izlemek için kullanılan beceri.
Bebek; genellikle yaşamının ilk yılındaki çocuk. Bazı kurumlar bu kelimeyi 18 aylık ya da iki yaşına kadar olan çocuklar için de kullanır.
Yürümeyi yeni öğrenmiş, kabaca bir ile üç yaş arasındaki küçük çocuk.
Okul öncesi eğitime gidecek yaşa gelmiş ama henüz ilkokula başlamamış, genellikle üç ile beş yaş arasındaki çocuk.
Belirli bir beceri ya da yeteneğin en kolay geliştiği ve sonrasında gelişmesinin çok daha zor olabileceği gelişim dönemi.
Gelişimi etkileyen iki temel etken: nature genler aracılığıyla kalıtım yoluyla aldıklarımızı, nurture ise deneyimi, bakımı ve çevreyi ifade eder.
Piaget'nin bilişsel gelişim kuramındaki dört dönemin ilki; doğumdan yaklaşık iki yaşına kadar sürer ve bebekler bu dönemde dünyayı duyuları ve hareketleri aracılığıyla tanır.
Fiziksel ve Motor Gelişim
El ve parmaklardaki küçük kasların, çoğu zaman gözle birlikte kullanıldığı beceriler; küçük nesneleri tutma, kaşık kullanma, kalem tutma ya da makasla kesme gibi.
Kol, bacak ve gövdedeki büyük kasları kullanan beceriler; dönme, oturma, emekleme, yürüme, koşma, zıplama ve tırmanma gibi.
Küçük çocuğun bez yerine lazımlık ya da tuvalet kullanmayı öğrenmesi süreci; genellikle çocuk fiziksel ve duygusal olarak hazır olduğuna dair işaretler gösterdiğinde başlanır.
Gözlerin ellerin hareketlerine yön vermesini sağlama becerisi; top yakalama, blokları üst üste dizme ya da su doldurma gibi.
Eller ve dizler üzerinde ya da karın üstünde ilerlemek; birçok bebek ilk yılının ikinci yarısında emeklemeye başlar.
Yenidoğan bebeklerin dokunma, ses ya da harekete karşılık olarak yaptığı, parmağı kavrama gibi otomatik hareket; normalde yaşamın ilk aylarında kaybolur.
Bilişsel Gelişim
Dikkat, bellek, problem çözme, akıl yürütme ve dünyanın nasıl işlediğini anlama gibi düşünme becerilerinin gelişimi.
Yetişkinin, çocuğun henüz tek başına yapamadığı bir görevi tamamlayabilmesi için ipucu, soru ya da bir adımı gösterme gibi yollarla verdiği ve çocuk ustalaştıkça azaltılan destek.
Vygotsky'nin kuramında, çocuğun tek başına yapabildikleri ile bir yetişkinin ya da daha becerikli bir akranının yardımıyla yapabildikleri arasındaki alan.
Bebeğin, insanların ve nesnelerin görülmediğinde, duyulmadığında ya da dokunulmadığında da var olmaya devam ettiğini anlaması.
Plan yapmamızı, dikkatimizi toplamamızı, yönergeleri akılda tutmamızı, dürtülerimizi kontrol etmemizi ve görevler arasında geçiş yapmamızı sağlayan zihinsel beceriler bütünü.
Başkalarının kendi düşüncelerine, duygularına, inançlarına ve bilgilerine sahip olduğunun ve bunların bizimkilerden farklı olabileceğinin anlaşılması.
Piaget'nin kuramında, küçük çocuğun bir durumu başka birinin bakış açısından görmekte zorlanması; bencillik değil, düşünmenin olağan bir özelliğidir.
Çocukların bir fikri keşfetmek için tekrarladığı, nesneleri taşıma, sarma ya da fırlatma gibi oyun örüntüsü; Piaget'nin kuramında ise bilgiyi düzenleyen zihinsel yapı.
Bir yetişkin ile çocuğun ya da iki çocuğun bir problemi çözmek, bir fikri açıklamak ya da bir hikayeyi geliştirmek için bir süre birlikte düşündüğü ve her birinin diğerinin düşüncesine katkıda bulunduğu konuşma.
Dil ve İletişim
Çocukların ağlama ve babıldamadan başlayıp kelimelere, cümlelere ve sohbete uzanan süreçte dili anlamayı ve kullanmayı öğrenmesi.
Çocuğun dili anlama becerisi; yönergeleri izleme, kelimeleri ve soruları anlama ve başkalarının söylediklerini kavrama.
Çocuğun bir şey istemek, düşüncelerini paylaşmak ve olayları anlatmak için kelimeler, cümleler, jestler ya da işaretler aracılığıyla dili kullanma becerisi.
Bebeklerin ilk kelimelerinden önce çıkardığı 'bababa' ya da 'dadada' gibi tekrarlı, konuşmaya benzeyen sesler; genellikle ilk yılın ikinci yarısında başlar.
Konuşma, dil, iletişim ya da yutma güçlüğü yaşayan küçük çocuklar dahil olmak üzere kişileri değerlendiren ve destekleyen sağlık profesyoneli.
Geleneksel anlamda okuma ve yazmadan önce gelen erken bilgi ve beceriler; kitaplardan keyif alma, yazının bir anlam taşıdığını bilme, bazı harfleri tanıma ve karalama gibi.
Konuşulan kelimelerdeki sesleri duyabilme ve bu seslerle oynayabilme becerisi; kafiyeleri fark etme, heceleri alkışla ayırma ya da bir kelimenin ilk sesini duyma gibi.
İki dili kullanabilen ya da iki dille büyüyen; örneğin evde bir dil, kreşte başka bir dil konuşan.
Yetişkinlerin bebeklerle ve küçük çocuklarla konuşurken sıklıkla kullandığı, daha tiz ve ezgili bir ses, basit kelimeler, kısa cümleler ve bol tekrar içeren konuşma biçimi.
Çocuğu yalnızca evet ya da hayır demek yerine düşünmeye ve konuşmaya davet eden, pek çok olası cevabı olan soru; 'Sence ne olacak?' gibi.
Çocukların mum boya, tebeşir, boya, kumdaki çubuk ya da köpükteki parmak gibi herhangi bir araçla yaptığı ilk izler; resim çizme ve yazmadan önce gelir.
Kişinin sesleri ya da kelimeleri tekrarladığı, sesleri uzattığı ya da bir kelimeden önce takıldığı konuşma akıcılığı farklılığı; 'B-b-ben topu istiyorum' örneğinde olduğu gibi.
Oyun ve Öğrenme
Çocuğun kendi isteğiyle seçtiği ve yalnızca keyif için yaptığı yapı kurma, -mış gibi yapma, koşma ya da keşfetme gibi etkinlikler; küçük çocukların öğrenmesinin temel yollarından biri olarak görülür.
Çocukların becerileri ve kavramları, yetişkinlerin desteğiyle, ağırlıklı olarak oynayarak, keşfederek ve deneyerek öğrendiği erken çocukluk eğitimi yaklaşımı.
Çocukların durumları hayal edip canlandırdığı, bir nesneyi başka bir şeyin yerine kullandığı ya da rollere girdiği oyun; oyuncak bebeği beslemek ya da bir bloğu telefon gibi kullanmak gibi.
Çocukların çoğu zaman benzer oyuncaklarla yan yana oynadığı, ancak genellikle birlikte oynamadığı ya da birbirinin oyununa katılmadığı oyun.
Çocukları kum, su, oyun hamuru, pirinç ya da köpük gibi malzemelerle başta dokunma olmak üzere duyularını kullanmaya teşvik eden oyun.
Çocuğun kendisinin seçtiği ve yönettiği oyun; ne ile, nasıl ve ne kadar süre oynayacağına çocuk karar verir, yetişkinler izler ve yalnızca gerektiğinde destek olur.
Yetişkinin belirli bir öğrenme amacıyla planlayıp yürüttüğü etkinlik; yemek yapma, hikaye okuma ya da küçük grupla sayma oyunu gibi.
Bahçe, oyun alanı, park ya da orman gibi dış mekanlarda gerçekleşen ve çocuklara koşmak, tırmanmak, kazmak ve doğayı keşfetmek için alan sağlayan oyun.
Çocukların sınırlarını denediği ve yüksek bir yere tırmanma, denge kurma ya da hızlı gitme gibi küçük ve yönetilebilir bir yaralanma olasılığının bulunduğu heyecan verici oyun.
Bebeklerin ve küçük çocukların tahta kaşık, zincir, teneke kutu ve çam kozalağı gibi gündelik nesneleri ve doğal materyalleri yetişkin yönlendirmesi olmadan özgürce keşfettiği oyun.
Davranış ve Rehberlik
Çocuğun özellikle gündelik durumlarda ve başkalarıyla birlikteyken nasıl davrandığı ve tepki verdiği; çocuk bakımında çoğu zaman çocuğun bu davranışla neyi anlatmaya çalıştığı üzerinden ele alınır.
Güçlü duygularını henüz ifade edemeyen ya da kontrol edemeyen küçük çocuklarda sık görülen, aniden ağlama, bağırma, tekmeleme ya da kendini yere atma şeklindeki patlama.
Bir davranışın ardından övgü, gülümseme ya da çıkartma gibi hoş bir şey sunarak o davranışın tekrarlanmasını teşvik etme.
Yetişkinlerin, neyin kabul edilebilir olup olmadığı konusunda çocuklar için koyduğu açık ve tutarlı sınırlar; çocukların kendini güvende hissetmesini ve ne bekleyeceğini bilmesini sağlar.
Kabul edilemez bir davranışın ardından çocuğun sakinleşebilmesi için kısa bir süre etkinlikten uzaklaştırılıp sakin bir yere alındığı davranış yöntemi.
Yetişkinlerin yönetmekte zorlandığı ya da çocuğun kendisine, başkalarına veya eşyalara zarar verebilecek davranış; ısırma, vurma ya da sık ve uzun süren öfke patlamaları gibi.
Çocuğu istenmeyen ya da güvenli olmayan bir davranıştan uzaklaştırıp daha uygun bir davranışa yöneltmek; örneğin cama vuran bir çocuğa davul vermek.
Çocuğa yaptığı bir şey ya da gösterdiği çaba için verilen onay sözleri veya işaretleri; okul öncesi uygulamalarında 'aferin kızım' gibi genel ifadeler yerine çoğu zaman somut övgü tercih edilir.
Çocuğun davranışının sonucunda olan şey; ya kendiliğinden gerçekleşir (yağmurda bırakılan oyuncağın ıslanması) ya da yetişkin tarafından davranışla açıkça bağlantılı biçimde düzenlenir.
Kreş Uygulamaları ve Günlük Akış
Çocuğun yaşamının ilk yılları, genellikle doğumdan yaklaşık beş yaşına kadar olan dönem; bu yaştaki çocukların bakım ve eğitimine yönelik hizmetler ve meslek alanı da bu adla anılır.
Çocuğun gününde düzenli olarak tekrarlanan olayların sırası; geliş, ara öğün, oyun, yemek, uyku ve eve dönüş gibi. Çocuğun kendini güvende hissetmesine ve sırada ne olduğunu bilmesine yardımcı olur.
Kreşte küçük bir çocuk grubundan özel olarak sorumlu olan, her çocukla yakın bağ kuran ve aileyle temel iletişimi sağlayan personel.
Okul çağına gelmemiş çocukların, bazen birkaç aylıktan itibaren, gün boyunca bakıldığı ve öğrendiği kurum; evde bebek için ayrılmış odaya da nursery denir.
Çocuklara ilkokula başlamadan önce verilen eğitim ve bakım; bununla ilgili meslek ve akademik alan.
Kreş ya da yeni bir sınıf gibi yeni bir ortamda rahat ve huzurlu hissetmeye başlamak, oradaki insanlara ve rutinlere alışmak.
Bir durumdan diğerine geçiş; kreşe ya da okula başlamak gibi büyük bir değişiklik ya da öğle yemeğinden önce toplanmak gibi gün içindeki küçük bir değişiklik olabilir.
Tuvaleti henüz kullanamayan bebek ya da küçük çocuğa idrar ve dışkıyı tutması için giydirilen kumaş ya da tek kullanımlık bez.
Çocuk bir yetişkinden diğerine teslim edilirken yapılan kısa bilgi alışverişi; örneğin aile çocuğu almaya geldiğinde personelin günün nasıl geçtiğini anlatması.
Bir gruptaki belirli sayıda çocuk için bulunması gereken yetişkin sayısı; genellikle yasayla belirlenir ve bebekler için daha büyük çocuklara göre daha sıkıdır.
Çocukların genellikle çember oluşturarak bir araya oturduğu ve yetişkin rehberliğinde konuştuğu, şarkı söylediği, haberlerini paylaştığı ya da oyun oynadığı kısa grup etkinliği.
Bir kurumun iç ve dış mekanları, materyalleri ve atmosferi; çocukların hem kendi başlarına hem de başkalarıyla birlikte keşfedebileceği, oynayabileceği ve öğrenebileceği biçimde düzenlenir.
Early Years Foundation Stage ifadesinin kısaltması; İngiltere'de doğumdan beş yaşına kadar olan çocukların öğrenme, gelişim ve bakımına ilişkin standartları belirleyen yasal çerçeve.
Ebeveynin ya da bakım verenin çocuğu kreşe getirip personele bıraktığı zaman; gün sonunda çocuğun alındığı zamana ise pick-up ya da collection denir.
Gözlem ve Değerlendirme
Çocuğu, çoğu zaman oyun sırasında, dikkatle izleyip dinleme ve gelişimini anlamak ve ona uygun planlama yapmak amacıyla ne yaptığını ve ne söylediğini kayda geçirme.
Daha kapsamlı bir değerlendirmeye ihtiyaç olup olmadığını anlamak için, genellikle bir anket ya da kontrol listesiyle yapılan kısa ve standart gelişim kontrolü.
Çocuğun kurumdaki zamanını gözlemler, fotoğraflar, resimler ve notlarla anlatan, ilgi alanlarını ve gelişimini gösteren kayıt; çoğu zaman çevrimiçi tutulur ve ailelerle paylaşılır.
Günlük etkinlikler sırasında sürekli yapılan ve çocuğun neyi bildiğini ve neyi yapabildiğini anlamak, öğrenmesinin sonraki adımlarını planlamak için kullanılan değerlendirme.
Bir yetişkinin gözlemlediği tek bir olayın ya da davranışın ne zaman, nerede ve tam olarak nasıl gerçekleştiğini yorum katmadan anlatan kısa yazılı kayıt.
Bir gözlemin ardından, çocuğun ilgi alanlarına ve öğrenmeye hazır göründüğü konulara göre onun için planlanan öğrenme hedefleri ve etkinlikler.
Özel Gereksinimler ve Kapsayıcılık
Çocuğun yürüme ya da konuşma gibi becerileri, çocukların çoğunun kazandığı yaş aralığında henüz kazanmamış olması.
Çocuğun öğrenmesini yaşıtlarının çoğuna göre zorlaştıran ve ek ya da farklı destek gerektiren öğrenme güçlükleri veya yetersizlikler.
İhtiyaçları, geçmişi ya da becerileri ne olursa olsun her çocuğun kurumdaki yaşama ve öğrenmeye tam olarak katılabilmesini ve kendini oraya ait hissetmesini sağlama.
Gecikmesi, yetersizliği ya da başka güçlükleri olan veya bunları yaşama olasılığı bulunan çocuklara mümkün olduğunca erken, çoğu zaman yaşamın ilk yıllarında sağlanan destek.
Kişinin iletişim kurma, başkalarıyla etkileşim ve dünyayı deneyimleme biçimini etkileyen, çoğu zaman yoğun ilgi alanları ve duyusal farklılıklarla birlikte görülen, yaşam boyu süren gelişimsel bir durum.
Attention deficit hyperactivity disorder ifadesinin kısaltması; dikkat, aşırı hareketlilik ya da dürtüsellik alanlarında süregelen güçlüklerle kendini gösteren nörogelişimsel bir durum.
Özel eğitim gereksinimi olan bir çocuk için hedefleri, alacağı desteği ve ilerlemesinin nasıl gözden geçirileceğini belirten yazılı plan.
Special educational needs coordinator ifadesinin kısaltması; özel eğitim gereksinimi olan çocuklara yönelik desteği düzenleyen ve ailelerle ve dışarıdaki uzmanlarla birlikte çalışan personel.
Beynin ses, dokunma, ışık, hareket ve tat gibi duyulardan gelen bilgileri alma, düzenleme ve bunlara tepki verme biçimi.
Aileyle Çalışma ve Çocuk Koruma
Bir kurumun çocukları zarardan, istismardan ve ihmalden korumak ve onların sağlığını, güvenliğini ve iyi oluşunu desteklemek için yaptığı her şey.
İstismar ya da ihmal nedeniyle ciddi zarar gören veya görme olasılığı bulunan belirli bir çocuğu korumak için uygulanan prosedürler ve yapılan müdahaleler.
Çocuğun bir yetişkine, doğrudan ya da dolaylı olarak, zarar gördüğünü veya zarar görme riski altında olduğunu anlatması.
Çocuğun beslenme, giyim, hijyen, güvenlik, sağlık bakımı ya da sevgi gibi temel ihtiyaçlarının belirli bir süre boyunca karşılanmaması şeklinde görülen istismar türü.
Okul ya da kurumda çocuk korumadan birinci derecede sorumlu olan, personelin endişelerini alan ve çocuk sosyal hizmetleriyle ne zaman iletişime geçileceğine karar veren eğitimli personel.
Ailelerin çocuklarının gelişimi ve iyi oluşu hakkında personelle konuşmak için kreşe ya da okula geldiği, çoğu zaman akşam saatlerinde yapılan görüşme.
Ebeveynler ve bakım verenlerle eşit ortaklar olarak yakın çalışma; evin ve kurumun çocuğu birlikte desteklemesi için bilgi ve kararların paylaşılması.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Çocuk Gelişimi İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Terimleri birlikte kullanıldıkları çiftler halinde öğrenin: fine ve gross motor skills, receptive ve expressive language, child-initiated ve adult-led activities, formative ve summative assessment gibi.
- Her hafta kreş gözlemleri, EYFS gibi program çerçeveleri, araştırma özetleri ve ailelere gönderilen bültenler gibi alanınızdan gerçek metinler okuyun; 'is beginning to', 'with adult support' ve 'next steps' gibi kalıpları not edin.
- İki farklı üslupla pratik yapın: Raporlarda kullandığınız teknik ifadeyle ('expressive language') ailelerle konuşurken kullandığınız sade ifadeyi ('how she puts words together') ayrı ayrı çalışın.
- Nursery ile daycare, nappy ile diaper ya da parents' evening ile parent-teacher conference gibi İngiliz ve Amerikan İngilizcesi farklarının bir listesini tutun ve okulunuzun ya da kurumunuzun hangisini kullandığına bakın.
- Her gün İngilizce kısa bir gözlem yazın: Çocuk ne yaptı ve ne söyledi, bu onun gelişimi hakkında ne gösteriyor ve olası bir sonraki adım ne olabilir?
Sıkça sorulan sorular
Çocuk gelişimi İngilizcesi kelimelerini nasıl etkili biçimde öğrenebilirim?
Alfabetik sırayla değil konu konu çalışın ve her terimi birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin ('reach a milestone', 'settle in well', 'extend play'). Gözlem notları, okul öncesi program çerçeveleri ve ders kitabı bölümleri gibi alanınızdan gerçek metinler okuyun; yeni kelimeleri kendi gözlemlerinizde ve ödevlerinizde kullanın. Kısa ama düzenli çalışma, sınavdan önceki uzun oturumlardan daha etkilidir.
Nursery, preschool, kindergarten ve daycare arasındaki fark nedir?
Bu, ülkeye göre değişir. İngiltere'de day nursery bebeklikten itibaren tam gün bakım sunar, nursery class genellikle üç ve dört yaşındaki çocuklar içindir ve ilkokulun ilk yılına reception denir. ABD'de daycare çalışan ailelerin çocukları için bakım hizmetidir, preschool yaklaşık üç-beş yaş arasındaki çocuklar içindir, kindergarten ise yaklaşık beş yaşında başlanan okulun ilk yılıdır. Türkiye'de kreş ve anaokulu kelimeleri günlük kullanımda iç içe geçtiği için kelimesi kelimesine değil, çocukların yaşına ve hizmetin türüne göre çeviri yapın.
Kreşte çalışan birine İngilizcede ne denir?
İngiltere'de yaygın unvanlar early years practitioner, early years educator, nursery practitioner ve nursery nurse'tür; üniversite mezunları early years teacher unvanını taşıyabilir. ABD'de genellikle preschool teacher, childcare worker ya da early childhood educator denir. Nursery nurse'ün hastanede değil, çocuk bakımında çalıştığını unutmayın. En güvenli seçenek, iş ilanında ya da çalıştığınız kurumda kullanılan unvandır.
Ailelerle çocuklarının gelişimi hakkında İngilizce nasıl konuşabilirim?
Önce çocuğun neden hoşlandığını ve neleri iyi yaptığını anlatın, ardından gördüklerinizi olgulara dayanarak ve 'I noticed that…' ya da 'she is beginning to…' gibi temkinli ifadelerle aktarın. Uzmanlık jargonu yerine sade kelimeler seçin: Çoğu aile için 'understanding what we say', 'receptive language' ifadesinden daha anlaşılırdır. 'How is this at home?' ve 'we'd like to work together on…' gibi kalıplar iş birliği yaklaşımını gösterir. Bu sözlük dili açıklar; belirli bir çocukla ilgili sorular kurumunuzun prosedürlerine ve yetkin uzmanlara yöneltilmelidir.
Gelişim basamakları her çocuk için aynı mıdır?
Hayır. Gelişim basamakları çocukların çoğunun bir beceriyi kazandığı yaş aralığını anlatır ve sağlıklı çocuklar bu basamaklara farklı zamanlarda ulaşır. Farklı ülkelerin kontrol listeleri de birbirinden biraz farklı yaşlar verebilir. İngilizcede uzmanlar bir çocuğun bir basamağı 'meeting' ya da 'not yet meeting' olduğunu söyler ve genellikle 'normal' yerine 'typical' development ifadesini kullanır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
