Tüm alanlarda aramak için en az 2 karakter yazın.
Sosyal Medya İngilizcesi: 311 Temel Terim ve Anlamları
Sosyal medyanın ilk dili İngilizcedir: platform menüleri, analitik panelleri, marka brifleri ve içerik üreticisi toplulukları aynı terimleri kullanır; reels, engagement ve hashtag gibi kelimeler Türkçede de çoğunlukla olduğu gibi söylenir. Bu terimleri bilmek, içerik üreticilerinin ve sosyal medya yöneticilerinin platform güncellemelerini takip etmesini, markalar ve ajanslarla rahatça konuşmasını ve sonuçlarını net biçimde anlatmasını kolaylaştırır.
- 311 terim
- 9 konu
- 50 temel terim
- 622 örnek cümle
İçerik Stratejisi
Markanın veya kuruluşun içerikleri boyunca tutarlı biçimde aktardığı temel fikirler ve iddialar.
İnsanların seçim yapmadan önce olası çözümleri inceleyip seçenekleri karşılaştırdığı karar aşaması.
Mevcut içeriğin durumunu, performansını, uygunluğunu ve eksiklerini değerlendiren sistemli inceleme.
Mevcut içeriğin yeterince yanıtlamadığı izleyici sorusu veya bilgi ihtiyacı.
Projenin genel fikrini, görsel tarzını ve yaratıcı ifadesini şekillendiren yönlendirme.
İçeriği yaşamı boyunca yönetmek için kullanılan sorumluluklar, standartlar ve karar kuralları.
Bir alan veya sorun hakkında bilgili ve özgün fikirler sunarak mesleki otorite oluşturan iletişim.
Zaten ilgi çeken bir haberle marka veya mesaj arasında bağlantı kuran güncel içerik üretme.
Mevcut içeriğin temel amacını koruyarak doğruluğunu, yararını veya güncelliğini iyileştiren değişiklik.
Tekrarlanan yaklaşım, format veya süren konu çevresinde birbirine bağlanan içerikler dizisi.
İçeriği kitle, amaç, format veya karar aşaması gibi boyutlarla eşleştiren planlama tablosu.
Önemli bir etkinlik veya takvim dönemi çevresinde planlanan ve bağlantılı çalışmalara temel olan ana içerik.
Reklamın veya marka içeriğinin itibara zarar verebilecek materyallerin yanında görünmesini önlemeye yönelik çalışmalar.
Güven veya itibarı etkileyen ciddi sorun sırasında ilgilileri bilgilendirmek ve yanıt vermek için yürütülen koordineli iletişim.
Marka İş Birlikleri ve Gelir Modelleri
Çevrimiçi sadık bir kitlesi olan ve görüşleri ile önerileri takipçilerinin satın alma kararlarını ya da düşüncelerini etkileyebilen kişi.
Bir markanın, kendisini tanıtan içerik üretmesi için bir içerik üreticisine para ya da ürünle ödeme yaptığı anlaşma.
Bir markanın ücretini ödediği ve bir içerik üreticisinin ya da hesabın o markanın ürününü veya hizmetini tanıttığı gönderi.
Collaboration (iş birliği) kelimesinin gündelik kısaltması; iki ya da daha fazla içerik üreticisinin veya markanın birlikte hazırladığı içerik ya da proje.
Bir içerik üreticisinin markalara gönderdiği, kitlesini, istatistiklerini, geçmiş iş birliklerini ve hizmetlerini gösteren kısa belge; genellikle PDF formatındadır.
Bir içerik üreticisinin tek bir reels, bir hikaye serisi ya da YouTube videosu içindeki sponsorlu bölüm gibi farklı içerik türleri için belirlediği fiyat listesi.
Bir ürüne yönlendiren ve takip edilebilen özel bağlantı; biri bu bağlantı üzerinden satın alırsa bağlantıyı paylaşan içerik üreticisi komisyon kazanır.
İçeriğin ücretli ya da sponsorlu olduğunu veya bir ticari ilişki içerdiğini kitleye açıkça bildiren ifade; '#reklam' etiketi ya da ücretli ortaklık etiketi gibi.
Tek seferlik bir paylaşım yerine, uzun bir süre boyunca bir markayı temsil eden ve düzenli olarak tanıtan içerik üreticisi ya da tanınmış kişi.
İçeriğinizden ya da kitlenizden para kazanmaya başlamak; örneğin reklamlar, marka iş birlikleri, abonelikler ya da satış ortaklığı bağlantıları yoluyla.
Görece küçük ama etkileşimi yüksek bir kitlesi olan influencer; genellikle yaklaşık 10.000 ile 100.000 arası takipçisi olan hesaplar için kullanılır.
Bir markanın ya da ajansın, içerik üreticisinden ne tür içerik istediğini açıklayan belge; hedefi, ana mesajları, teslim tarihlerini ve kuralları içerir.
Bir içerik üreticisinin anlaşma kapsamında üretmeyi kabul ettiği belirli içerikler; iki reels, beş hikaye ve bir TikTok videosu gibi.
Bir markanın, içerik üreticisinin ürettiği içeriği belirli bir süre boyunca, örneğin kendi kanallarında ya da ücretli reklamlarda kullanabilmesi için verilen izin.
Bir içerik üreticinin veya yayıncının, bir marka için ürettiği içerik karşılığında ödeme ya da başka bir karşılık aldığı iş birliğidir. Bazı platformlarda aynı ifade, bu içerikte görünen açıklama etiketi için de kullanılır.
Bir marka ile içerik üreticisi arasında planlanan pazarlama iş birliğidir. Genellikle içerik türü, hedefler, teslim tarihleri, beklenen içerik çıktıları ve bazen kullanım hakları önceden belirlenir.
İçerik, müzik, görsel ya da başka yaratıcı materyalleri belirli koşullar altında kullanma hakkı için yapılan ödemedir. Bu koşullar süreyi, mecrayı ve kullanım türünü içerebilir.
İki markanın ortak bir proje için ürünlerini, hedef kitlelerini veya kaynaklarını bir araya getirdiği iş birliğidir.
Bir markaya, platforma veya iş ortağına içeriği süre, kullanım alanı ve amaç gibi üzerinde anlaşılan koşullarla kullanma izni verme sürecidir.
Bir içerik üreticisinin belirli bir süre, kategori veya kampanya boyunca rakip markaları tanıtmasını sınırlayan sözleşme koşuludur.
Bir üreticinin tanıtıma bağlı izlenebilir bağlantısı, kodu veya yönlendirmesi üzerinden satın alma olduğunda kazanılan ödemedir.
Kararlaştırılan iş için ödenen ve işin sonuçlarına göre değişmeyen sabit tutar.
Satış, belirlenmiş işlemler veya sayılan izlemeler gibi kararlaştırılmış sonuçlara göre değişen ödeme.
Markanın veya reklamverenin platform kontrolleriyle üreticinin hesabı ya da kimliği üzerinden reklam yayımlamasına verilen izin.
Yaratıcı çalışmanın geniş kapsamlı kullanımı için toplu ödeme öngören; hakları ve süresi şartlarında belirlenen anlaşma.
Tarafa belirtilen koşullarda anlaşmayı uzatma imkanı veren sözleşme hükmü.
Ek kazanç da sağlayabilen bir düzenlemede taahhüt edilen en düşük ödeme tutarı.
Kullanımıyla ilişkili ziyaret veya işlemlerin raporda belirlenmesini sağlayacak biçimde düzenlenmiş web adresi.
Belirli bir etkileşimden sonra gerçekleşen sonucun o etkileşime yazılabildiği zaman aralığı.
Kampanya harcamasının, belirtilmiş tanıma göre sayılan potansiyel müşteri sayısına bölünmesi.
Dağıtılmış veya kullanıma uygun tekliflerin, açıkça belirtilen tabana göre ne kadarının kullanıldığını gösteren oran.
Ödemenin kararlaştırılan son tarihten sonra yapılması üzerine uygulanan ek ücret.
Belirli bir proje için kararlaştırılan işleri, teslim edilecek çıktıları, sorumlulukları ve zamanlamayı açıklayan belge.
Birden fazla ayrı projeyle sunulabilecek hizmetlerin genel koşullarını belirleyen üst düzey sözleşme.
Bir tarafın davranışı tanımlanmış itibar sorunu yaratırsa belirli işlemlere izin veren sözleşme hükmü.
Sipariş edilmiş yaratıcı proje tamamlanmadan veya yayımlanmadan iptal edilirse çalışma için kararlaştırılan ödeme.
Bir işin alınmasından ya da başlamasından tamamlanıp geri gönderilmesine kadar geçen süre.
Paylaşım taahhüdü olmadan ilgi veya görünürlük umuduyla seçilmiş kişilere ürün gönderme.
Ücretsiz görünürlüğe veya etkileşime belirli bir değerleme modeliyle atanan tahmini parasal değer.
Üreticinin veya sanatçının kariyer gelişimini ve ticari fırsatlarını yönetmesine yardımcı olan temsilci.
Üreticileri veya sanatçıları temsil eden ve mesleki fırsatların düzenlenmesine yardımcı olan kuruluş.
Satışa sunulan ve üretici işlerinde sıklıkla üreticinin adını, çizimlerini veya kimliğini taşıyan ürünler.
İndirilerek veya çevrim içi erişimle sunulan fiziksel olmayan ürün ya da kaynak; üreticiler şablon, kurs veya elektronik rehber satabilir.
Kampanya harcamasının, belirtilmiş kurala göre etkileşim sayılan işlemlerin toplamına bölünmesi.
Kampanya harcamasının, platformun veya raporun kurallarına göre geçerli sayılan video izlemelerine bölünmesi.
Para yerine ürün, hizmet veya başka nakit dışı menfaatlerle verilen karşılık.
Hesabın herkese açık akışında sıradan paylaşım olarak görünmeden seçilmiş kitleye gösterilen reklam.
Özellikle sözleşmesel hakları anlatırken, belirlenmiş bitiş tarihi olmadan süresiz biçimde.
Eksik kalan veya gerçekleştirilemeyen kararlaştırılmış teslimi karşılamak için sağlanan ek reklam ya da içerik.
Bir markaya karşı duyulan olumlu duygusal bağ veya kendini markayla özdeşleştirme hissi.
Kendi kitlelerine içerik üreten kişiler çevresinde oluşan işletmeler, araçlar ve gelir faaliyetleri ağı.
Video Çekimi ve Kurgu
İzleyicilerin bir videoya tıklamadan önce gördüğü, dikkat çekmek ve videonun konusunu göstermek için kullanılan küçük önizleme görseli.
Video kliplerini ya da fotoğrafları keserek, sıralayarak ve müzik, yazı, geçiş ya da renk ayarı ekleyerek son halini oluşturmak.
Ana çekimlerin üzerine ya da arasına yerleştirilen ve videoyu daha ilgi çekici kılan ek görüntüler; yakın planlar, mekan görüntüleri ya da çalışan eller gibi.
Bir görselin ya da videonun genişliği ile yüksekliği arasındaki oran; 9:16 ya da 16:9 gibi iki sayıyla yazılır.
Aynı çekimin iki parçası arasında yapılan ani kesme; duraksamaları ya da hataları çıkarmak ve videoyu daha hızlı hissettirmek için kullanılır.
Bir videoda gösterilenleri anlatan ya da yorumlayan, konuşan kişinin genellikle ekranda görünmediği kayıtlı ses.
Bir videoda bir klipten diğerine geçiş biçimi; basit bir kesmeden kararma, kaydırma ya da yakınlaştırma gibi efektlere kadar.
Videonun alt kısmında, konuşulanları aynı dilde ya da çevrilmiş olarak gösteren yazılı metin.
Ortasında telefon ya da kamera için boşluk bulunan, yüzü eşit biçimde aydınlatan ve gözlerde küçük bir ışık halkası oluşturan yuvarlak lamba.
Arkadaki görüntünün istenen herhangi bir görsel ya da videoyla değiştirilmesini sağlayan düz yeşil fon ya da bu fonu taklit eden uygulama efekti.
Videoda ana planlar arasına giren; ilgili bir ayrıntıyı gösteren, bağlam ekleyen ya da kurgu kesmesini örten kısa destek görüntüsüdür.
Videoya bağlı olan konuşma, müzik ya da efekt gibi ses kaydıdır; kurguda düzenlenebilir, kapatılabilir ya da değiştirilebilir.
Bir hareketi, gerçek zamanda gerçekleştiğinden daha yavaş gösteren video oynatımı.
Aralıklarla çekilip daha hızlı oynatılarak yavaş değişimi kısa sürede gösteren görüntü dizisi.
Klip içinde oynatma hızını değiştiren; çoğunlukla normal, hızlı veya yavaş hareket arasında aşamalı geçiş yapan kurgu.
Sonraki çekimin sesinin, görüntü o çekime geçmeden önce başladığı kurgu kesmesi.
Görüntü sonraki çekime geçtikten sonra önceki çekimin sesinin devam ettiği kurgu kesmesi.
Bir ses kaynağı etkin olduğunda diğerinin seviyesini azaltma; sıklıkla konuşma sırasında müziği kısma işlemi.
Konuşmacının kameraya bakarken okuyabilmesi için metni kameranın görüş yönüne yakın gösteren cihaz veya ekran.
Ağız hareketlerinin önceden kaydedilmiş konuşma veya şarkıyla, sıklıkla performans amacıyla eşleştirilmesi.
Kaydedildiği halde asıl tamamlanmış yapıma dahil edilmeyen çekim veya görüntü.
İnternet Argosu
İnternette hızla yayılan ve insanların taklit edip değiştirerek yeni şakalar ürettiği komik görsel, video ya da ifade.
'Fear of missing out' ifadesinin kısaltması; başkalarının siz olmadan eğlendiği ya da güzel bir şey elde ettiği duygusunun yarattığı kaygı.
'In real life' (gerçek hayatta) ifadesinin kısaltması; çevrimiçi dünyanın aksine fiziksel dünyada anlamına gelir.
'Too long; didn't read' (çok uzun, okumadım) ifadesinin kısaltması; uzun bir metnin başında ya da sonunda verilen kısa özet ya da bir metnin çok uzun olduğunu söyleyen yorum.
'Point of view' (bakış açısı) ifadesinin kısaltması; izleyiciden kendini belirli bir durumun içinde ya da olayı birinin gözünden görüyormuş gibi hayal etmesini isteyen video formatı.
Bir yanıtın, yazıldığı asıl gönderiden çok daha fazla beğeni alması; bu durum, çoğu kişinin asıl gönderiye katılmadığını gösterir.
Birisi hakkında, genellikle yapıcı bir eleştiri getirmeden, sık sık olumsuz ya da düşmanca yorumlar yazan kişi.
İnternet argosunda, başkalarına garip, yapay, fazla kasılmış ya da utandırıcı gelen; izleyende başkası adına utanma duygusu yaratan şeyler için kullanılır.
Çevrim içi ortamda bir içerik üreticisini, sanatçıyı ya da tanınmış kişiyi çok güçlü biçimde destekleyen, bazen yoğun sadakat ve sürekli katılımla öne çıkan koyu hayran.
Simp, internette birine aşırı ilgi, övgü ya da iyilik gösteren ve bu yüzden başkalarınca dengesiz veya fazla düşkün görülen kişi için kullanılan argo sözdür.
Çoğunlukla espri veya meme olarak çevrim içi ortamda tekrar tekrar kopyalanıp paylaşılan tanınabilir metin.
Kişinin kötü hissetmesine rağmen, çoğunlukla planladığından uzun süre rahatsız edici içerikleri kaydırarak okumayı sürdürmesi.
Kendini övmeyi daha dolaylı göstermek için şikayet veya mütevazı söz biçiminde sunulan övünme.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Sosyal Medya İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Her hafta alandan gerçek metinler okuyun: platformların yardım merkezleri ve içerik üreticisi blogları, marka brifleri, iş birliği sözleşmeleri ve sosyal medya ekiplerinin hazırladığı aylık raporlar.
- Telefonunuzdaki uygulamaların ve içerik araçlarınızın dilini birkaç haftalığına İngilizceye çevirin; böylece Insights, Highlights ve Drafts gibi menü adları size tanıdık gelir.
- Metrikleri fiilleri ve rakamlarıyla birlikte öğrenin: sadece 'reach' değil, 'our reach dropped', 'grow your reach' ve 'a reach of 40,000 accounts' gibi kalıplar.
- Pratik olsun diye gönderi açıklamalarınızı ve kısa raporlarınızı İngilizce yazın; sonra bunları kendi alanınızdaki İngilizce içerik üreten hesapların paylaşımlarıyla karşılaştırın.
- Argoyu profesyonel dilden ayrı tutun: POV ya da FOMO gibi kelimeler bir gönderi açıklamasında sorun olmaz, ama bir marka yöneticisine yazılan e-postada yerini bulmaz.
Sıkça sorulan sorular
Sosyal medya ve içerik üretimi için İngilizce kelimeleri nasıl öğrenebilirim?
Alandan gerçek metinler okuyun ve kelimelerin nasıl kullanıldığına dikkat edin: platformların yardım sayfaları, içerik üreticisi bültenleri, marka brifleri ve kampanya raporları. Her terimi birlikte kullanıldığı fiillerle öğrenin (post a reel, grow your audience, land a brand deal) ve yeni kelimeleri hemen kendi gönderi açıklamalarınızda, iş birliği tekliflerinizde ve raporlarınızda kullanın.
Önce hangi sosyal medya terimlerini öğrenmeliyim?
Uygulamalarda ve raporlarda her gün gördüğünüz kelimelerle başlayın: post, story, reel, caption, hashtag, follower, engagement, reach, impression ve algorithm. Ardından kendi rolünüzün kelimelerine geçin: içerik üreticisiyseniz marka iş birlikleri, sosyal medya yöneticisiyseniz analitik ve topluluk yönetimi gibi. Bu sözlük terimleri bu sırayla, en temelden daha uzmanlık gerektirene doğru verir.
Reach (erişim) ile impression (gösterim) arasındaki fark nedir?
Reach, içeriğinizi gören farklı hesap sayısıdır. Impression ise içeriğin ekranda her gösterilişini sayar; yani bir gönderiyi üç kez gören biri erişime bir, gösterime üç ekler. Bu yüzden gösterim sayısı genellikle erişimden yüksektir. Bazı platformlar artık gösterim yerine 'görüntüleme' (views) metriğini raporluyor, ama mantık benzerdir.
'Influencer' ile 'content creator' aynı şey mi?
Tam olarak değil. Content creator (içerik üreticisi), düzenli olarak video, fotoğraf ya da podcast gibi içerikler üreten herkestir. Influencer ise kitlesi onun görüşlerine güvendiği için markaların ürün tanıtımı yaptırdığı kişidir. Pek çok içerik üreticisi aynı zamanda influencer'dır; ancak birçoğu, satıştan çok emeği öne çıkardığı için 'creator' denmesini tercih eder.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
