Work-life balance ne demek?
İş hayatında anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Work-life balance, iş hayatında iş-yaşam dengesi anlamına gelir.
İşe ayırdığınız zaman ve enerji ile özel yaşamınıza ayırdığınız zaman ve enerji arasındaki sağlıklı denge.
English: A healthy balance between the time and energy you give to your job and to your personal life.
Nerede ve nasıl kullanılır?
İK, yönetim ve işyeri kültürü konuşmalarında sık geçer. Saatler, esneklik ve stres hakkında konuşurken improve, maintain, support ya da struggle with gibi yapılarla kullanılır.
Örnek cümleler
After months of late calls with overseas clients, Maya asked her manager for clearer boundaries to protect her work-life balance.
Yurt dışındaki müşterilerle aylarca geç saatlerde görüşmeler yaptıktan sonra Maya, iş-yaşam dengesini korumak için yöneticisinden daha net sınırlar istedi.
Burada anlam, özellikle uluslararası saat farkları yüzünden normal çalışma saatleri dışına taşan iş baskısının kişisel zamanı ele geçirmesini önlemektir.
The company added no-meeting Fridays because staff surveys showed poor work-life balance across several project teams.
Şirket, çalışan anketleri birkaç proje ekibinde iş-yaşam dengesinin zayıf olduğunu gösterdiği için toplantısız cuma uygulaması başlattı.
Bu örnekte terim, ekipler genelinde ölçülen genel bir durumu anlatır ve bir politika değişikliğini gerekçelendirmek için kullanılır.
Sık kullanılan kalıplar
- improve work-life balance
- maintain work-life balance
- support work-life balance
İlgili terimler
Aynı konudan: Çalışma Hayatı
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
