Sticking point ne demek?
İş hayatında anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Sticking point, iş hayatında anlaşmayı zorlaştıran nokta, çözülemeyen mesele anlamına gelir.
Anlaşmaya doğru ilerlemeyi engelleyen ve henüz çözüme kavuşmamış konu.
English: An unresolved issue that prevents progress towards agreement.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Anlaşmanın büyük bölümü kabul edilebilirken bir konu çözülememişse kullanılır. Bu konu, anlaşmadan kesin olarak vazgeçme nedeni olmak zorunda değildir.
Örnek cümleler
The only sticking point is who will pay for repairs during the first year.
Anlaşmayı zorlaştıran tek nokta, ilk yıl onarım masraflarını kimin karşılayacağı.
Tarafların görüş ayrılığı, sorumluluğun nasıl paylaşılacağına ilişkin tek bir konuya inmiş durumda.
Delivery timing became a sticking point after the customer rejected our proposed schedule.
Müşteri önerdiğimiz takvimi reddedince teslimat zamanı çözülemeyen bir meseleye dönüştü.
Takvim artık ilerlemeyi engelliyor; ancak cümle takvimin değiştirilebileceği ihtimalini açık bırakıyor.
Sık kullanılan kalıplar
- a major sticking point
- resolve a sticking point
İlgili terimler
Aynı konudan: Müzakereler
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
