Deal-breaker ne demek?
İş hayatında anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Deal-breaker, iş hayatında anlaşmayı bozacak konu, vazgeçilmez şart, kırmızı çizgi anlamına gelir.
Kabul edilmemesi halinde taraflardan birinin anlaşmanın tamamını reddedeceği kadar önemli tek bir konu ya da koşul.
English: A single issue or condition so important that, if it is not accepted, one side will refuse the whole deal.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Gündelik ama müzakerelerde, işe alımda ve satın alma kararlarında yaygındır: "Price isn't a deal-breaker for us" (fiyat bizim için anlaşmayı bozacak bir konu değil). Dealbreaker diye bitişik de yazılır. Türkçede benzer durumlar için "kırmızı çizgi" ifadesi kullanılır.
Örnek cümleler
A six-month payment period is a deal-breaker for us; we need payment within 60 days.
Altı aylık ödeme vadesi bizim için kabul edilemez; ödemeyi 60 gün içinde almamız gerekiyor.
For many candidates, having no remote work at all is a deal-breaker.
Birçok aday için hiç uzaktan çalışma imkanı olmaması işi kabul etmeme sebebidir.
Sık kullanılan kalıplar
- a real deal-breaker
- a deal-breaker for us
- not a deal-breaker
- potential deal-breaker
İlgili terimler
Aynı konudan: Müzakereler
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
