Üniversite öğrencileri ve araştırmacılar için İngilizce

Akademik İngilizce: 370 Temel Terim ve Anlamları

Akademik İngilizce; dergilerde, tezlerde, konferanslarda ve hakem süreçlerinde neredeyse her disiplinin ortak dilidir. Bu sözcükler, üniversite öğrencilerinin ve araştırmacıların literatürü rahatça okumasına, beklenen üslupta yazıp kaynak göstermesine ve çalışmalarını danışmanlarla, hakemlerle ve uluslararası meslektaşlarla tartışmasına yardımcı olur.

  • 370 terim
  • 11 konu
  • 124 temel terim
  • 742 örnek cümle

Atıf ve Kaynak Gösterme

  • source textisimkaynak metin

    Bir yazarın, çevirmenin ya da araştırmacının alıntı, yeniden ifade, çözümleme veya çeviri için temel aldığı özgün metin.

  • parenthetical citationisimparantez içi atıf

    Metnin ana kısmında parantez içinde verilen, genellikle yazar, yıl ve bazen sayfa numarası içeren atıftır.

  • siczarfaynen böyle

    Alıntıdaki alışılmadık ifade veya görünür hatanın özgün metinde bulunduğunu gösteren işaret.

  • page rangeisimsayfa aralığı

    Atıf yapılan eserin veya bölümün ilk ve son sayfaları.

Argüman ve Temkinli Dil

  • argumentisimargüman, sav

    Gerekçe ve kanıtlarla desteklenen bir görüş ya da bir deneme, makale veya tez boyunca süren akıl yürütme çizgisi.

  • evidenceisimkanıt, kanıtlar

    Bir iddianın ya da fikrin doğru olup olmadığını veya doğru olma olasılığını gösteren olgular, veriler ya da bulgular.

  • hedgingisimtemkinli dil, çekince ifadeleri

    Bir iddiayı yalnızca eldeki kanıtın izin verdiği ölçüde güçlü kılmak için 'may', 'might', 'appear to', 'suggest' gibi temkinli ifadeler kullanmak.

  • arguefiilsavunmak, ileri sürmek

    Bir görüşü ortaya koyup doğruluğunu gerekçe ve kanıtlarla göstermek; akademik yazımda bir yazarın neyi savunduğunu aktarmak için de kullanılır.

  • claimisimiddia, sav

    Bir şeyin doğru olduğunu ileri süren ve yeterli kanıtla desteklenmiş olabilecek ya da olmayabilecek ifade.

  • suggestfiildüşündürmek, işaret etmek

    Akademik yazımda bir şeyin kanıtlanmış olmasa da muhtemelen doğru olduğuna işaret etmek; bir fikir ya da öneri sunmak anlamına da gelebilir.

  • to some extentifadebir ölçüde, bir dereceye kadar

    Kısmen ama tamamen değil; bir iddianın ne kadar güçlü ileri sürüldüğünü sınırlamak için kullanılır.

  • counterargumentisimkarşı argüman, karşı görüş

    Yazarın kendi görüşüne karşı ileri sürülen, adil biçimde sunulup ardından yanıtlanan ya da zayıflatılan ve böylece ana argümanı güçlendiren argüman.

  • stanceisimduruş, tutum

    Bir yazarın bir konuya ya da iddiaya karşı aldığı konum veya tutum; sözcük seçimi, kanıt kullanımı ve fikirlerin ne kadar güçlü ifade edildiğiyle ortaya çıkar.

  • it could be argued thatifade... ileri sürülebilir, ... söylenebilir

    Bir görüşü ya da yorumu kesin bir kişisel kanaat gibi sunmadan, temkinli ve kişisel olmayan biçimde ortaya koymanın yolu.

  • acknowledgefiilkabul etmek, teslim etmek

    Bir sınırlılık ya da karşıt görüş gibi bir şeyin doğru olduğunu veya var olduğunu kabul etmek; ayrıca kişilere resmi olarak teşekkür etmek ya da kaynakları belirtmek.

  • arguablyzarfbelki de, muhtemelen

    Herkes katılmasa da bir ifadenin makul argümanlarla savunulabileceğini belirtmek için kullanılır.

  • tentativesıfatihtiyatlı, kesin olmayan

    Kesin ya da nihai olmayan; daha fazla kanıt elde edildiğinde değişebilecek sonuçlar, açıklamalar veya planlar için kullanılır.

  • plausiblesıfatakla yatkın, makul

    Henüz açık kanıtlarla doğrulanmamış olsa da makul ve doğru olma olasılığı yüksek olan.

  • tend toifade-me eğiliminde olmak, eğilim göstermek

    Belirli bir şekilde davranma ya da gerçekleşme olasılığı yüksek olmak; istisnasız bir kuralı değil, genel bir örüntüyü anlatmak için kullanılır.

  • it is worth noting thatifadebelirtmek gerekir ki, şunu belirtmekte yarar var

    Önemli, şaşırtıcı ya da gözden kaçabilecek bir noktaya okurun dikkatini çekmek için kullanılan ifade.

  • assertfiilileri sürmek, öne sürmek

    Bir şeyin doğru olduğunu, çoğu zaman temkinli bir dil kullanmadan ya da tüm kanıtları sunmadan kesin bir dille söylemek.

  • refutefiilçürütmek, yanlışlığını kanıtlamak

    Bir iddianın, kuramın ya da suçlamanın yanlış olduğunu kanıt veya argümanla göstermek.

  • caveatisimçekince, uyarı

    Bir ifadenin ya da sonucun nasıl anlaşılması veya uygulanması gerektiğini sınırlayan uyarı ya da koşul.

  • apparentlyzarfgörünüşe göre

    Eldeki bilgilere göre bir şeyin doğru göründüğünü, ancak tam kesinlikle söylenmediğini belirtmek için kullanılır.

  • approximatelyzarfyaklaşık olarak

    Bir sayı, miktar, zaman ya da ölçünün tam değil, gerçek değere yakın olduğunu göstermek için kullanılan zarf.

  • mayfiil-ebilir

    Kesin bir ifade yerine olasılık, belirsizlik ya da temkinli bir sav göstermek için kullanılan kip fiildir.

  • mightfiil-ebilir

    Özellikle sınırlı akademik savlar kurarken olasılık, belirsizlik ya da temkinli yorum göstermek için kullanılan yardımcı fiildir.

  • couldfiil-ebilir

    Bağlama göre olasılık, temkinli yorum, geçmişteki yeterlik ya da nazik öneri bildiren kiplik fiildir.

  • abductive reasoningisimen iyi açıklamaya çıkarım

    Gözlenen olgular için makul bir açıklamaya ulaşmaya yönelik akıl yürütme.

  • falsifiabilityisimyanlışlanabilirlik

    Bir iddianın yanlış olduğunu gösterebilecek biçimde sınanabilmesi.

  • non sequiturisimmantıksal olarak ilgisiz sonuç

    Öncesinde söylenenlerden mantıksal olarak çıkmayan sonuç veya söz.

  • delimitationisimaraştırmanın belirlenen sınırı

    Araştırmanın kapsamını oluştururken bilinçli olarak çizilen sınır.

Tez ve Makale Yapısı

  • abstractisimözet, öz

    Bir makalenin, tezin ya da konferans başvurusunun başında yer alan; amacı, yöntemi, temel bulguları ve sonucu belirten kısa özet.

  • thesisisimtez, yüksek lisans tezi

    Bir üniversite derecesi için yazılan uzun ve özgün araştırma çalışması; ayrıca bir denemenin ya da makalenin savunduğu ana fikir veya görüş.

  • dissertationisimtez, doktora tezi

    Bir derece için hazırlanan uzun ve resmi araştırma metni; ABD'de genellikle doktora tezini, Birleşik Krallık'ta ise çoğu zaman lisans ya da yüksek lisans bitirme tezini ifade eder.

  • paperisimmakale, bildiri

    Bir dergide yayımlanan ya da bir konferansta sunulan akademik makale; araştırmacılar yazılı çalışmalarından söz ederken gündelik olarak bu sözcüğü kullanır.

  • conclusionisimsonuç, sonuç bölümü

    Bir tezin ya da makalenin ana bulgularını, bunların anlamını ve sınırlılıklarını özetleyen son bölümü; ayrıca kanıtlar değerlendirildikten sonra varılan yargı.

  • discussionisimtartışma, tartışma bölümü

    Bir araştırma makalesinin ya da tezin, bulguları yorumlayan, önceki çalışmalarla karşılaştıran ve bunların anlamını ve sınırlılıklarını açıklayan bölümü.

  • draftisimtaslak, müsvedde

    Bir bölüm ya da makale gibi yazılı bir metnin, son halini almadan önce gözden geçirilecek olan erken ya da tamamlanmamış sürümü.

  • limitationisimsınırlılık, kısıt

    Bir çalışmanın deseninde, örnekleminde ya da yönteminde bulunan ve bulguların ne ölçüde genellenebileceğini veya güvenilebileceğini etkileyen zayıflık ya da kısıt.

  • proofreadfiilson okuma yapmak, düzelti okuması yapmak

    Bir metni teslim etmeden önce yazım, dilbilgisi, noktalama ve biçim hatalarını bulup düzeltmek için dikkatle okumak.

  • IMRaDkısaltmaIMRaD yapısı, Giriş-Yöntem-Bulgular-Tartışma düzeni

    Introduction, Methods, Results and Discussion (Giriş, Yöntem, Bulgular ve Tartışma): Özellikle fen ve sağlık bilimlerinde ampirik araştırma makalelerinin standart dört bölümlü yapısı.

  • introductionisimgiriş, giriş bölümü

    Bir makalenin, tezin ya da denemenin konuyu tanıtan, neden önemli olduğunu gösteren, bir boşluğu belirten ve çalışmanın amacını ortaya koyan açılış bölümü.

  • methods sectionisimyöntem bölümü, yöntem

    Bir araştırma makalesinin ya da tezin, çalışmanın nasıl yürütüldüğünü açıklayan ve okurun onu değerlendirmesine, başkalarının da tekrarlamasına olanak tanıyan bölümü.

  • keywordisimanahtar kelime, anahtar sözcük

    Bir makalenin ana konularını tanımlamak ve veri tabanlarında bulunmasını kolaylaştırmak için özetin altında listelenen birkaç sözcük ya da kısa ifadeden her biri.

  • appendixisimek, ekler

    Bir tezin, raporun ya da makalenin sonunda yer alan ve anket formları, görüşme soruları ya da ayrıntılı tablolar gibi ek malzemeleri içeren bölüm.

  • thesis statementisimtez cümlesi, ana fikir cümlesi

    Genellikle bir denemenin giriş bölümünün sonunda yer alan ve yazarın savunacağı ana argümanı ya da görüşü ortaya koyan cümle.

  • topic sentenceisimkonu cümlesi, ana cümle

    Genellikle paragrafın ilk cümlesi olan ve paragrafın geri kalanında geliştirilen ana fikri ortaya koyan cümle.

  • signpostingisimyol gösterme, yönlendirme ifadeleri

    Okura ya da dinleyiciye metnin veya konuşmanın nasıl düzenlendiğini ve argümanın nereye ilerlediğini gösteren sözcük ve ifadeler.

  • acknowledgmentsisimteşekkür, teşekkür bölümü

    Bir tezin, kitabın ya da makalenin, yazarın çalışmaya yardım eden ya da onu maddi olarak destekleyen kişi ve kurumlara teşekkür ettiği kısa bölümü.

  • rationaleisimgerekçe, çalışmanın gerekçesi

    Bir çalışmanın neden gerekli olduğunu ya da yöntem veya örneklem gibi belirli bir kararın neden alındığını açıklayan gerekçeler.

  • background sectionifadearka plan bölümü

    Bir tez ya da makalede, çalışmayı anlamak için gereken bağlamı, temel kavramları ve önceki araştırmaları sunan bölüm.

  • back matterisimson kısım

    Kitap, tez ya da raporun ana metninden sonra yer alan ekler, kaynakça ve dizin gibi bölümler.

  • subsectionisimalt bölüm

    Bir metindeki ana bölümün içinde yer alan ve daha geniş bir başlık altındaki ilgili noktaları ayırmaya yarayan daha küçük bölüm.

  • title pageisimbaşlık sayfası, iç kapak

    Tez, makale veya raporun başında yer alan; başlığı ve yazar, kurum, tarih gibi temel kimlik bilgilerini veren resmî ilk sayfadır.

  • subheadingisimalt başlık

    Bir bölüm içinde yer alan ve içeriği okur için daha açık parçalara ayıran daha küçük başlıktır.

  • table of contentsisimiçindekiler

    Bir belgenin başında yer alan, bölümleri, bölüm başlıklarını ve sayfa numaralarını sırayla gösteren listedir.

  • front matterisimön kısım

    Tez ya da kitabın ana metninden önce gelen; kapak, onay, özet ve içindekiler gibi başlangıç sayfalarıdır.

  • metadiscourseisimüstsöylem

    Okuru metinde yönlendiren veya yazarın okurla ilişkisini ifade eden dil.

  • nominalizationisimadlaştırma

    Bir eylemi veya niteliği isim biçiminde ifade etme.

  • cohesionisimbağlaşıklık

    Sözcükler ve dil bilgisi yoluyla metnin bölümleri arasında kurulan bağlantılar.

  • coherenceisimtutarlılık, anlamsal bütünlük

    Metindeki düşüncelerin genel olarak anlaşılır ve mantıksal bağlantılı olması.

  • running headisimkısa üst başlık

    Belge sayfalarının üstünde tekrarlanan kısa başlık.

  • structured abstractisimyapılandırılmış özet

    Yöntem ve bulgular gibi etiketli bölümlere ayrılmış özet.

  • graphical abstractisimgrafik özet

    Bir araştırma makalesinin ana mesajını görsel biçimde özetleyen öğe.

  • plain language summaryisimsade dilde özet

    Uzmanlık bilgisi olmayan okurlar için anlaşılır dille yazılan araştırma özeti.

Hakemlik ve Yayın Süreci

  • peer reviewisimhakem değerlendirmesi, hakemlik süreci

    Bir makalenin ya da proje önerisinin kabul, düzeltme veya ret kararından önce aynı alandaki uzmanlarca değerlendirilmesi süreci.

  • journalisimdergi, akademik dergi

    Belirli bir alandaki araştırma makalelerini düzenli aralıklarla yayımlayan ve makaleleri genellikle yayından önce hakem değerlendirmesinden geçiren yayın.

  • manuscriptisimmakale metni, gönderilen makale

    Bir yazarın, kabul edilip yayımlanmadan önce dergiye ya da yayınevine gönderdiği makale veya kitap metni.

  • submitfiilgöndermek, sunmak

    Makale, tez, özet ya da başvuru gibi bir çalışmayı, onu değerlendirecek kişi veya kuruma resmi olarak göndermek.

  • reviewerisimhakem, değerlendirici

    Gönderilen bir makaleyi ya da proje önerisini okuyup editöre değerlendirmesini ve kabul, düzeltme ya da ret gibi bir önerisini ileten uzman.

  • revise and resubmitifadedüzeltip yeniden gönderme, majör düzeltme kararı

    Bir makalenin henüz kabul edilemeyeceğini, ancak yazarlar kapsamlı değişiklikler yapıp yeniden gönderirse tekrar değerlendirilebileceğini bildiren editör kararı.

  • desk rejectionisimeditör reddi, ön değerlendirmede ret

    Bir makalenin hakemlere gönderilmeden editör tarafından reddedilmesi; çoğu zaman makalenin derginin kapsamına ya da standartlarına uymamasından kaynaklanır.

  • impact factorisimetki faktörü, etki değeri

    Bir dergideki makalelerin ortalama ne sıklıkla atıf aldığını gösteren yıllık ölçüt; belirli bir yılda, önceki iki yılda yayımlanan yayınlara yapılan atıflara dayanır.

  • open accessisimaçık erişim

    Araştırma makalelerinin abonelik gerekmeden herkesin okuyabileceği, indirebileceği ve çoğu zaman yeniden kullanabileceği biçimde çevrim içi ve ücretsiz sunulduğu yayıncılık modeli.

  • corresponding authorisimsorumlu yazar, iletişimden sorumlu yazar

    Makale gönderimi ve hakem süreci boyunca dergiyle iletişimi yürüten ve yayımlanan makalede okurların soruları için iletişim bilgileri yer alan yazar.

  • publish or perishdeyimyayın yap ya da yok ol, yayın baskısı

    Akademisyenlerin işlerini korumak, terfi etmek ya da destek almak için sık sık yayın yapma konusunda yaşadığı baskıyı anlatan deyim.

  • editorisimeditör, yayın yönetmeni

    Bir derginin ya da kitabın hangi metinleri yayımlayacağına karar veren ve hakem değerlendirme sürecini yöneten kişi.

  • co-authorisimortak yazar, eş yazar

    Bir makaleyi ya da kitabı birlikte yazan ve içeriğinin sorumluluğunu paylaşan iki veya daha fazla kişiden her biri; fiil olarak da kullanılır.

  • cover letterisimeditöre mektup, sunum mektubu

    Bir makaleyle birlikte dergi editörüne gönderilen; makalenin konusunu ve dergiye neden uygun olduğunu açıklayan kısa mektup.

  • major revisionisimmajör revizyon, kapsamlı düzeltme

    Makalenin yeniden değerlendirilebilmesi için yazarlardan yeni analizler ya da yeniden yazılmış bir bölüm gibi kapsamlı değişiklikler yapmalarını isteyen editör kararı.

  • first authorisimbirinci yazar, ilk yazar

    Bir makalenin yazar listesinde adı ilk sırada yer alan, genellikle çalışmanın büyük kısmını yürüten ve ilk taslağı yazan kişi.

  • response to reviewersisimhakemlere yanıt, hakem yanıt mektubu

    Düzeltilmiş makaleyle birlikte gönderilen, her hakem yorumuna yanıt veren ve hangi değişikliklerin nerede yapıldığını açıklayan belge.

  • preprintisimön baskı, preprint

    Bir araştırma makalesinin, hakem değerlendirmesinden geçip bir dergide yayımlanmadan önce çevrim içi olarak herkese açık paylaşılan sürümü.

  • predatory journalisimyağmacı dergi, sahte dergi

    Yazarlardan ücret alıp hızlı yayın vaat eden, ancak gerçek bir hakem değerlendirmesi ya da editoryal kalite denetimi sağlamayan yayın.

  • indexedsıfattaranan, dizinlenen

    Web of Science ya da Scopus gibi büyük bir atıf veri tabanında yer alan ve düzenli olarak kapsanan; çoğu zaman derginin niteliğine dair bir gösterge sayılır.

  • editorial boardisimyayın kurulu

    Bir derginin kapsamını, standartlarını ve editoryal kararlarını yönlendirmeye yardımcı olan editörler ve alan uzmanlarından oluşan kurul.

  • submissionisimgönderim, teslim

    Bir el yazmasının ya da belgenin inceleme, değerlendirme veya gözden geçirme için gönderilmesi; ayrıca gönderilen belgenin kendisi.

  • author guidelinesisimyazar yönergeleri

    Bir dergi ya da yayınevinin, yazarların çalışmalarını nasıl hazırlayıp biçimlendireceğini ve göndereceğini açıklayan kurallardır.

  • registered reportisimkayıtlı rapor

    Soruların ve yöntemlerin sonuçlar bilinmeden önce değerlendirildiği makale biçimi.

  • version of recordisimresmi yayımlanmış sürüm

    Yayıncının koruduğu, akademik çalışmanın resmen yayımlanmış sürümü.

  • accepted manuscriptisimkabul edilmiş yazar metni

    Hakemlik sonrası kabul edilen, yayıncı dizgisinden önceki yazar sürümü.

  • monographisimmonografi

    Belirli bir konuya odaklanan kitap uzunluğunda akademik çalışma.

  • edited volumeisimderleme kitap

    Farklı yazarların bölümlerinin bir veya daha çok editörce düzenlendiği kitap.

  • special issueisimözel sayı

    Belirli bir temaya veya çalışma grubuna ayrılmış dergi sayısı.

  • double-blind reviewisimçift kör hakemlik

    Yazar ve hakem kimliklerinin birbirinden gizlendiği hakemlik biçimi.

  • single-blind reviewisimtek kör hakemlik

    Hakemlerin yazarları bildiği, kendi kimliklerinin ise yazarlardan gizlendiği hakemlik biçimi.

  • open peer reviewisimaçık hakemlik

    Kimlikleri, raporları veya sürecin bazı bölümlerini açık hale getiren hakemlik.

  • institutional repositoryisimkurumsal arşiv

    Bir üniversitenin veya kurumun akademik çıktıları sakladığı arşiv.

  • bibliometricsisimbibliyometri

    Yayınları ve atıf örüntülerini nicel yöntemlerle inceleme.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Akademik İngilizce nasıl öğrenilir?

  • Kendi alanınızdaki güncel makaleleri okuyun; yazarların amaçlarını nasıl tanıttığına, bulgularını nasıl raporladığına ve iddialarını nasıl temkinli bir dille ifade ettiğine dikkat edin. Cümleleri değil, kalıpları örnek alın.
  • Makale bölümlerine (giriş, yöntem, bulgular, tartışma) göre düzenlenmiş bir ifade defteri tutun; böylece yazarken doğru kalıbı kolayca bulursunuz.
  • Sözcükleri eşdizimleriyle birlikte öğrenin: 'conduct research', 'draw conclusions', 'address a research gap' gibi kalıplar akademik metninizin doğal görünmesini sağlar.
  • Bölümünüzün ya da hedeflediğiniz derginin hangi stil kılavuzunu (APA, MLA, Chicago, IEEE) kullandığını erkenden öğrenin; atıf kurallarını en sona bırakmayın.
  • Kaynaklarınızdaki kısa paragrafları kendi cümlelerinizle yeniden yazmayı deneyin, ardından özgün metinle karşılaştırarak sözcük seçiminin ve cümle yapısının gerçekten size ait olup olmadığını kontrol edin.

Sıkça sorulan sorular

Thesis ile dissertation arasındaki fark nedir?

İkisi de bir derece için yazılan uzun araştırma çalışmalarıdır. ABD'de 'thesis' genellikle yüksek lisans, 'dissertation' ise doktora için kullanılır; Birleşik Krallık'ta durum çoğu zaman tersidir ve doktora çalışmasına genellikle 'thesis' denir. Türkçede ikisi de kısaca 'tez' olarak karşılanır.

Akademik İngilizcede 'researches' demek doğru mu?

Akademik yazımda 'research' isim olarak genellikle sayılamaz; bu yüzden 'researches' yerine 'a lot of research', 'several studies' ya da 'a piece of research' denir. Fiil olarak kullanımı ise doğrudur: 'She researches urban migration.' (Kentsel göç üzerine araştırma yapıyor.)

Yabancı dilde yazarken intihalden nasıl kaçınılır?

Notlar kendi cümlelerinizle alınır, aynen aktarılan her ifade tırnak içine konur ve başka sözcüklerle aktarılanlar dahil, ödünç alınan her fikir için kaynak gösterilir. Kopyalanan bir cümlede birkaç sözcüğü değiştirmek de intihal sayılır.

Akademik yazımda 'hedging' ne anlama gelir?

Hedging, bir iddiayı kanıtın gücüyle uyumlu kılmak için may, might, appear to, suggest ya da to some extent gibi temkinli ifadeler kullanmaktır. Akademik okurlar bunu bekler; aşırı kesin ifadeler bilimsel olmayan bir izlenim bırakabilir.

'Data is' mi yazılır, 'data are' mı?

İkisi de kullanılır. APA dahil pek çok bilimsel stil kılavuzu 'data' sözcüğünü çoğul kabul eder ('the data are'); 'data is' ise genel ve iş İngilizcesinde yaygındır. Yazarlar dergilerinin ya da bölümlerinin benimsediği kullanımı izler ve metin boyunca tutarlı kalır.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: