Tüm alanlarda aramak için en az 2 karakter yazın.
Akademik İngilizce: 370 Temel Terim ve Anlamları
Akademik İngilizce; dergilerde, tezlerde, konferanslarda ve hakem süreçlerinde neredeyse her disiplinin ortak dilidir. Bu sözcükler, üniversite öğrencilerinin ve araştırmacıların literatürü rahatça okumasına, beklenen üslupta yazıp kaynak göstermesine ve çalışmalarını danışmanlarla, hakemlerle ve uluslararası meslektaşlarla tartışmasına yardımcı olur.
- 370 terim
- 11 konu
- 124 temel terim
- 742 örnek cümle
Araştırma Tasarımı
Sıra etkilerini azaltmak için koşulların sunuluş sırasını katılımcılar arasında değiştirmek.
Deneyde yapılan değişikliğin hedeflenen özelliği değiştirip değiştirmediğini sınayan ölçüm.
Veri toplama ve analizi yinelemeli biçimde yürüterek kuram geliştiren yaklaşım.
Araştırmacının kişisel deneyimini daha geniş kültürel süreçlerle ilişkilendiren araştırma.
İletişim ürünlerini açık kategoriler veya kodlama işlemleriyle sistematik inceleme.
Yerel uygulamayı geliştirmek için eylem ve değerlendirme döngüleriyle yürütülen araştırma.
Araştırmayla ilgili özelliklerde geniş farklılık gösteren durumları amaçlı olarak seçme.
Yeni verilerin gelişen kuramın özelliklerini ve ilişkilerini artık geliştirmediği aşama.
Katılımcının yönergelere veya içeriğe dikkat edip etmediğini değerlendiren madde ya da görev.
Sıra alma ve yanıtlar dahil, insanların etkileşimi nasıl düzenlediğini ayrıntılı inceleme.
Etkilenen kişilerin araştırmayı ve eylemi şekillendirip yürütmeye katıldığı eylem araştırması.
Veri ve Analiz
Bir çalışmada toplanan ve ardından araştırma sorusunu yanıtlamak için analiz edilen olgular, sayılar, kayıtlar, metinler ya da gözlemler.
Veriler toplanıp analiz edildikten sonra bir çalışmanın ortaya koyduğu sonuçlar ya da bilgiler.
Örüntüleri, ilişkileri ya da anlamı ortaya çıkarmak amacıyla verilerin veya bir metnin, çoğunlukla istatistiksel ya da nitel tekniklerle ayrıntılı olarak incelenmesi.
İstatistikte, p < .05 gibi önceden belirlenmiş bir düzeyde yalnızca şansla açıklanması olası görülmeyen sonucu niteler; genel kullanımda ise dikkate alınacak kadar büyük ya da önemli anlamına gelir.
Kanıtları ya da sonuçları dikkatle değerlendirdikten sonra bir şeyin ne anlama geldiğine veya neyin doğru olduğuna karar vermek.
İki değişkenin aynı ya da zıt yönde birlikte değişme eğilimi gösterdiği istatistiksel ilişki.
Görüşmeler, metinler ya da diğer veriler genelinde tema adı verilen anlam örüntülerini bulmaya, düzenlemeye ve yorumlamaya yönelik nitel yöntem.
Bir şeyin nedenini açıklamak; ayrıca bir bütünün belirli bir kısmını ya da oranını oluşturmak.
Verilerin, sonuçların ya da bir metnin ne anlama geldiğini, özellikle kurama, önceki araştırmalara veya araştırma sorusuna bağlayarak açıklamak.
Analiz için düzenlenmiş, birbiriyle ilişkili verilerin bütünü; bir tablodaki anket yanıtları ya da ulusal bir istatistik dosyası gibi.
Bir sayı kümesindeki değerlerin toplanıp değer sayısına bölünmesiyle bulunan ortalama değer.
Bir veri setindeki değerlerin ortalama etrafında ne kadar yayıldığını gösteren sayı; küçük olması, puanların çoğunun ortalamaya yakın olduğu anlamına gelir.
Bir veri setinin temel özelliklerini özetleyen sayı ve tablolar; frekanslar, yüzdeler, ortalamalar, ranjlar ve standart sapmalar gibi.
Gerçekte hiçbir etki olmasaydı, yani sıfır hipotezi doğru olsaydı, elde ettiğiniz kadar ya da daha uç sonuçların ortaya çıkma olasılığını gösteren değer.
Nitel araştırmada, görüşmelerdeki cümleler gibi veri parçalarının anlamlarını betimleyen kısa kodlarla etiketlenmesi süreci.
Bir şeyin zaman içinde değiştiği ya da geliştiği genel yön; puanlardaki artış veya kayıtlardaki düşüş gibi.
Kaydedilmiş bir görüşmede, odak grupta ya da konuşmada söylenenleri analiz edilebilmesi için aynen yazıya geçirmek.
Bir çalışmada ya da analizde, asıl incelenen ilişki değerlendirilirken etkisi hesaba katılsın diye modele eklenen değişken.
Nitel ya da karma yöntemli çözümlemede verileri sınıflandırmak için kullanılan düzenli kategori veya etiketler bütünüdür.
Bir veri kümesinde ya da analizde yer alan değişken adlarını, kodları, kategorileri veya temaları ve bunların anlamlarını açıklayan belgedir.
Verileri örüntüleri betimlemek, varsayımları sınamak ve ilişkileri ya da farkları kestirmek için istatistiksel yöntemlerle inceleme sürecidir.
Kişilerin verdiği yanıtlarda ortaya çıkan sistematik çarpılma.
Geçmiş olayları hatırlamadaki farklılık veya yanlışlıklardan doğan sistematik hata.
Çalışmaların etki tahminlerini ve belirsizliklerini, çoğu zaman birleşik tahminle gösteren grafik.
Asimetriyi incelemek için çalışma tahminlerini kesinlik veya büyüklükleriyle karşılaştıran grafik.
Gruplarda gözlenen ilişkilerden bireyler hakkında sonuç çıkarma hatası.
Birbirine bağımlı gözlemleri bağımsız tekrarlar gibi değerlendirme.
Araştırmacının bir yorum veya analiz kararını geliştirdiği çalışma notu.
Nitel verileri, katılımcıların kendi sözcüklerini etiket olarak kullanarak kodlama.
Nitel analizde kategorilerle özellikleri arasındaki bağlantıları kurma.
Varsayımlar, girdiler veya analiz seçimleri değiştirildiğinde sonuçların nasıl değiştiğini inceleme.
Bir model altında gelecekteki gözlem veya etkiye ilişkin belirsizliği gösteren aralık.
Kuramsal açıklama geliştirmek için kategorileri bir merkez kategori etrafında bütünleştirme.
Literatür Taraması
Bir konuda daha önce yayımlanmış çalışmaların eleştirel bir özeti; yeni bir çalışmanın yanıt verdiği temel fikirleri, tartışmaları ve boşlukları ortaya koyar.
Belirli bir konuda yayımlanmış araştırma ve yazıların bütünü; akademik kullanımda roman ve şiir anlamına gelmez.
Mevcut çalışmaların henüz yeterince ele almadığı ve yeni bir çalışmanın doldurmayı amaçladığı soru, grup, bağlam ya da sorun.
Bir çalışmanın sorununu açıklamak, sorularını biçimlendirmek ve bulgularını yorumlamak için dayandığı kuram ya da birbiriyle bağlantılı kuramlar bütünü.
Son derece özgün olan ve bir alandaki sonraki araştırmaları güçlü biçimde etkileyen eser, çalışma ya da fikri niteler.
Birkaç kaynaktaki fikir ve bulguları her birini ayrı ayrı özetlemek yerine; örüntüleri, uzlaşmaları ve farklılıkları gösteren bağlantılı bir bütün halinde birleştirmek.
Kendi çalışmasını desteklemek ya da oluşturmak için belirli bir kaynaktaki fikirlerden, bilgilerden, deneyimden veya verilerden yararlanmak.
Önceki çalışmaları, sonuçları ya da fikirleri temel alıp yeni bir çalışmada daha da geliştirmek.
Olayların yaşandığı dönemde ya da araştırmayı yapan kişilerce üretilmiş özgün belge veya kayıt; mektup, arşiv belgesi, veri seti ya da özgün çalışma gibi.
Birincil kaynakları ya da başkalarının araştırmalarını betimleyen, özetleyen, çözümleyen veya yorumlayan metin; derleme makalesi, ders kitabı ya da biyografi gibi.
Belirli bir soruyla ilgili tüm çalışmaları bulmak, seçmek ve değerlendirmek için açık, önceden planlanmış ve tekrarlanabilir bir yöntem kullanan derleme.
Araştırmacıların literatüre ulaşmak için tarama yapabildiği, dergi makaleleri, kitaplar ve diğer yayınlara ait kayıtlardan oluşan çevrim içi koleksiyon.
Aynı soruyu ele alan çok sayıda bağımsız çalışmanın sonuçlarını birleştirerek bir etkiye ilişkin genel bir kestirim üreten istatistiksel yöntem.
Belirli bir konuda yayımlanmış araştırmaların tek bir bilgi kaynağı olarak ele alınan bütünü.
Bir alandaki araştırmacılar gibi bir grubun bir olgu, açıklama ya da izlenecek yol konusunda genel olarak hemfikir olması.
Bir kuramın, çalışmanın ya da metnin güçlü ve zayıf yönlerini ele alan dikkatli değerlendirme; fiil olarak da kullanılır.
Kaynak bulmak için veri tabanları, anahtar sözcükler, sınırlar ve seçim adımları açıkça belirlenen planlı ve şeffaf tarama yöntemi.
İlgili kaynakları bulmak için veri tabanları, anahtar sözcükler, filtreler ve dahil etme kararlarını içeren planlı yöntem.
Belirli bir konuda yayımlanmış çalışmaları özetleyen, karşılaştıran ve değerlendiren; tek bir yeni deney raporlamayan akademik makale türü.
Bir konudaki araştırmaların büyüklüğünü, kapsamını ve niteliğini haritalayan bir literatür incelemesi türüdür.
Çalışmaların, katılımcıların ya da kaynakların bir incelemeye veya araştırma projesine alınabilmesi için karşılaması gereken koşullardır.
Bir derleme ya da araştırmanın kapsamına uymayan çalışmaları, kaynakları veya katılımcıları dışarıda bırakmak için önceden belirlenen koşullardır.
Mevcut çalışmaları katı bir sistematik prosedür yerine betimleyici ve yorumlayıcı bir biçimde özetleyip tartışan literatür derlemesidir.
Bir soru ya da iddia değerlendirilirken birlikte ele alınan ilgili bulguların, çalışmaların ve verilerin tamamıdır.
Kaynakları yalnızca özetlemekle kalmayıp güçlü ve zayıf yanları, yöntemleri ve önemleri üzerinden değerlendiren incelemedir.
Geleneksel ticari veya akademik yayın kanalları dışında dağıtılan araştırma kaynakları.
Yayınlar arasındaki atıf bağlantılarını takip ederek kaynak bulma.
Bir veri tabanında tutarlı biçimde kullanılan onaylı dizinleme terimleri kümesi.
Terimlerin bir kayıtta belirli uzaklık içinde bulunmasını gerektiren arama.
İlgili çalışmaları bulmak için kaynak içeriklerini sistematik olarak elle kontrol etme.
Bir çalışmanın güvenilirliğini ve konuyla ilgisini yapılandırılmış biçimde değerlendirme.
Mevcut araştırma derlemelerinin bulgularını bir araya getiren derleme.
Müdahalelerin belirli bağlamlarda nasıl ve neden işlediğini inceleyen sentez.
Planlı ve sürekli güncellemelerle güncel tutulan sistematik derleme.
Daha kısa sürede tamamlanmak için açıkça belirtilen yöntemsel kısaltmalar kullanan kanıt derlemesi.
Bir konuyu daha kapsamlı anlamak için farklı görgül veya kuramsal kaynakları birleştiren derleme.
Bir kütüphanenin, kullanıcısı için başka kütüphaneden kaynak sağladığı hizmet.
Atıf ve Kaynak Gösterme
Bir fikrin, bilginin ya da alıntının nereden geldiğini göstermek için metinde kitap, makale gibi bir kaynağı belirtmek.
Bir metinde bir kaynağa yapılan gönderme; ayrıca bir çalışmanın başka yayınlarda anılması ve bu anılmaların etkiyi gösteren bir ölçüt olarak sayılması.
Bir makalenin ya da tezin sonunda yer alan ve metinde atıf yapılan her kaynağın tam künyesini, kullanılan atıf stilinin gerektirdiği düzende veren liste.
Bir yazarın fikrini, özgün anlamını koruyarak kendi sözcükleriyle ve kendi cümle yapısıyla anlatmak; kaynağa yine de atıf yapılması gerekir.
Metnin içinde yer alan ve okuru kaynakçadaki tam künyeye yönlendiren, (Yılmaz, 2021) ya da [3] gibi kısa kaynak gösterimi.
Bir kaynaktaki ifadelerin tırnak işareti içinde ya da girintili bir blok halinde aynen aktarılması; ardından sayfa numaralı atıf verilir.
'Ve diğerleri' anlamına gelen Latince kısaltma; çok yazarlı bir eserin tüm yazarlarını sıralamak yerine atıflarda kullanılır.
Amerikan Psikoloji Derneği'nin (American Psychological Association) yazar-tarih esasına dayanan yazım ve atıf kuralları; sosyal bilimlerde, eğitimde ve psikolojide yaygın olarak kullanılır.
Bir eserin sonunda yer alan ve bir konudaki kaynakları sıralayan liste; 'reference list' türü kaynakçadan farklı olarak atıf yapılmayan ama yararlanılan eserleri de içerebilir.
Digital Object Identifier (Sayısal Nesne Tanımlayıcısı): Bir makaleye, kitap bölümüne ya da veri setine verilen ve web adresi değişse bile çevrim içi olarak her zaman bulunmasını sağlayan kalıcı kod.
Başka bir yazarın söylediklerini, iddia ettiklerini ya da bulduklarını aktarırken kullanılan argue, state, suggest veya find gibi fiiller.
Ana metindeki bir noktayla ilgili kaynağı ya da ek bilgiyi veren, sayfanın altında yer alan numaralı not.
Kaynaklarınızı saklayan, belgeye atıf ekleyen ve kaynakçayı istenen stilde otomatik olarak oluşturan yazılım.
Yazarın soyadının ve yayın yılının metin içinde verildiği, ayrıntılı bilgilerin ise alfabetik kaynakçada yer aldığı yaygın yazar-tarih atıf sistemi.
Kendiniz okumadığınız, yalnızca başka bir yazarın aktarması ya da alıntısı sayesinde bildiğiniz bir kaynağa yapılan atıf.
Latince 'ibidem' (aynı yerde) sözcüğünün kısaltması; bir notta, hemen önceki notta gösterilen kaynağa gönderme yapmak için kullanılır.
Ana metinden ayrı, girintili bir paragraf olarak verilen ve tırnak işareti kullanılmayan uzun alıntı.
Yazarların kaynaklara nasıl, ne zaman ve metnin neresinde atıf verdiğini kapsayan yerleşik uygulamalar.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Akademik İngilizce nasıl öğrenilir?
- Kendi alanınızdaki güncel makaleleri okuyun; yazarların amaçlarını nasıl tanıttığına, bulgularını nasıl raporladığına ve iddialarını nasıl temkinli bir dille ifade ettiğine dikkat edin. Cümleleri değil, kalıpları örnek alın.
- Makale bölümlerine (giriş, yöntem, bulgular, tartışma) göre düzenlenmiş bir ifade defteri tutun; böylece yazarken doğru kalıbı kolayca bulursunuz.
- Sözcükleri eşdizimleriyle birlikte öğrenin: 'conduct research', 'draw conclusions', 'address a research gap' gibi kalıplar akademik metninizin doğal görünmesini sağlar.
- Bölümünüzün ya da hedeflediğiniz derginin hangi stil kılavuzunu (APA, MLA, Chicago, IEEE) kullandığını erkenden öğrenin; atıf kurallarını en sona bırakmayın.
- Kaynaklarınızdaki kısa paragrafları kendi cümlelerinizle yeniden yazmayı deneyin, ardından özgün metinle karşılaştırarak sözcük seçiminin ve cümle yapısının gerçekten size ait olup olmadığını kontrol edin.
Sıkça sorulan sorular
Thesis ile dissertation arasındaki fark nedir?
İkisi de bir derece için yazılan uzun araştırma çalışmalarıdır. ABD'de 'thesis' genellikle yüksek lisans, 'dissertation' ise doktora için kullanılır; Birleşik Krallık'ta durum çoğu zaman tersidir ve doktora çalışmasına genellikle 'thesis' denir. Türkçede ikisi de kısaca 'tez' olarak karşılanır.
Akademik İngilizcede 'researches' demek doğru mu?
Akademik yazımda 'research' isim olarak genellikle sayılamaz; bu yüzden 'researches' yerine 'a lot of research', 'several studies' ya da 'a piece of research' denir. Fiil olarak kullanımı ise doğrudur: 'She researches urban migration.' (Kentsel göç üzerine araştırma yapıyor.)
Yabancı dilde yazarken intihalden nasıl kaçınılır?
Notlar kendi cümlelerinizle alınır, aynen aktarılan her ifade tırnak içine konur ve başka sözcüklerle aktarılanlar dahil, ödünç alınan her fikir için kaynak gösterilir. Kopyalanan bir cümlede birkaç sözcüğü değiştirmek de intihal sayılır.
Akademik yazımda 'hedging' ne anlama gelir?
Hedging, bir iddiayı kanıtın gücüyle uyumlu kılmak için may, might, appear to, suggest ya da to some extent gibi temkinli ifadeler kullanmaktır. Akademik okurlar bunu bekler; aşırı kesin ifadeler bilimsel olmayan bir izlenim bırakabilir.
'Data is' mi yazılır, 'data are' mı?
İkisi de kullanılır. APA dahil pek çok bilimsel stil kılavuzu 'data' sözcüğünü çoğul kabul eder ('the data are'); 'data is' ise genel ve iş İngilizcesinde yaygındır. Yazarlar dergilerinin ya da bölümlerinin benimsediği kullanımı izler ve metin boyunca tutarlı kalır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
