Tüm alanlarda aramak için en az 2 karakter yazın.
Akademik İngilizce: 370 Temel Terim ve Anlamları
Akademik İngilizce; dergilerde, tezlerde, konferanslarda ve hakem süreçlerinde neredeyse her disiplinin ortak dilidir. Bu sözcükler, üniversite öğrencilerinin ve araştırmacıların literatürü rahatça okumasına, beklenen üslupta yazıp kaynak göstermesine ve çalışmalarını danışmanlarla, hakemlerle ve uluslararası meslektaşlarla tartışmasına yardımcı olur.
- 370 terim
- 11 konu
- 124 temel terim
- 742 örnek cümle
Hakemlik ve Yayın Süreci
Bir yayın kümesinde her biri en az h atıf almış en az h yayın bulunmasını sağlayan en büyük h sayısı.
Araştırmanın, geleneksel akademik atıflar dışındaki çevrim içi ilgisini ölçen göstergeler.
Daha geniş bir yayında çıkan makalenin ayrı olarak sağlanan kopyası.
Okurdan erişim, yazardan da yayın ücreti almayan açık erişim modeli.
Resmi dergi yayınından önce araştırma metinlerini paylaşmaya yarayan çevrim içi hizmet.
Konferanslar ve Sunumlar
Araştırmacıların çalışmalarını sunduğu, konuşmaları dinlediği ve alanındaki diğer kişilerle fikir alışverişinde bulunduğu, çoğu zaman birkaç gün süren resmi toplantı.
Araştırmacıları bir konferans, derginin özel sayısı ya da derleme kitap için özet veya makale göndermeye davet eden ve genellikle konuları ve son başvuru tarihini içeren duyuru.
Bir konferansta genellikle tanınmış ve davetli bir konuşmacının, çoğu zaman günün başında tüm katılımcılara yaptığı ana konuşma.
'Questions and answers' ifadesinin kısaltması: Bir konuşmanın ya da oturumun, dinleyicilerin soru sorduğu ve konuşmacının yanıtladığı bölümü.
Araştırmacıların çalışmalarını büyük basılı posterlerle sergilediği ve posterleri okumaya gelenlerle samimi bir ortamda konuştuğu konferans bölümü.
Bir konferansta sunulan bildirilerin ya da özetlerin kitap, çevrim içi cilt veya derginin özel sayısı olarak yayımlanan derlemesi.
Araştırmanızı bir dinleyici kitlesine konuşmayla anlatmak ya da sonuçlar gibi bilgileri belirli bir biçimde göstermek.
Bir konuyu dinleyiciler önünde tartışan uzmanlar grubu ya da birbiriyle ilişkili bildirilerin birkaç konuşmacı tarafından sunulduğu konferans oturumu.
Konuşmacıları tanıtarak, süreyi denetleyerek ve ardından gelen soru-cevap kısmını yöneterek bir konferans oturumunu yürüten kişi.
Küçük bir grubun süren çalışmaları tartıştığı ya da belirli bir beceri üzerinde uygulama yaptığı kısa ve etkileşimli toplantı veya eğitim oturumu.
Bir konferans başvurusu için gönderilen; konuyu, amacı, yöntemi ve beklenen katkıyı özetleyen kısa metin.
Akademik bir konferansta sunulmak üzere yazılan ve çoğu zaman konferans bildiriler kitabında yayımlanan araştırma metnidir.
Bir konferansın oturumlarını, konuşmacılarını, saatlerini, salonlarını ve bazen özetler ile etkinlik bilgilerini gösteren resmî çizelgedir.
Konferans katılımcılarının tamamına yönelik oturum.
Diğer oturumlarla aynı zamanda düzenlenen konferans oturumu.
Bir veya birkaç ana noktayı aktarmak için hazırlanan çok kısa sunum.
Sunulan bildirileri eleştirel yorumlamak ve tartışmayı geliştirmekle görevlendirilen kişi.
Doktora araştırmacılarının geri bildirim ve rehberlik aldığı, konferansla bağlantılı toplantı.
Araştırma ve Yayın Etiği
Başkasının sözlerini, fikirlerini ya da emeğini kaynağını uygun biçimde belirtmeden kendi çalışmasıymış gibi sunmak.
Bir katılımcının, araştırmanın amacı, süreci, riskleri ve çalışmadan çekilme hakkı konusunda bilgilendirildikten sonra gönüllü olarak katılmayı kabul etmesi.
İnsan ya da hayvan içeren bir çalışmanın başlamadan önce etik standartlara uygun olduğunu teyit eden ve etik kurul veya değerlendirme kurulundan alınan resmi izin.
Katılımcıların kişisel bilgilerini gizli tutma ve verileri, kişilerin kimliği belirlenemeyecek biçimde saklayıp raporlama yükümlülüğü.
Öğrenimde ve araştırmada dürüstlük, hakkaniyet ve sorumluluk ilkelerine bağlılık; kaynak göstermeyi, verileri doğru raporlamayı ve çalışmayı kişinin kendisinin yapmasını kapsar.
Katılımcıların verilerden ya da yayımlanan rapordan, kimi zaman araştırmacının kendisi tarafından bile tanınamaması durumu.
Bir araştırmacının mali, mesleki ya da kişisel çıkarlarının araştırmasını veya yargısını etkileyebileceği ya da etkiliyormuş gibi görünebileceği durum.
Veri, sonuç ya da kaynak uydurup bunları gerçekmiş gibi raporlamak; araştırma suistimalinin en ağır biçimlerinden biri.
Daha önce yayımlanmış kendi metninizi, verilerinizi ya da fikirlerinizi önceki yayına atıf yapmadan yeni bir çalışmada yeniden kullanmak.
Bir derginin, sonuçları güvenilir olmadığı ya da etik ihlal veya ciddi bir hata bulunduğu için yayımlanmış bir makaleyi resmi olarak geri çekmesi.
Dürüstlük, katılımcıların korunması ve verilerin uygun biçimde ele alınması dâhil, sorumlu araştırmayı yönlendiren ilke ve standartlar.
Bir araştırma çalışmasına katılım, gözlem, test ya da görüşme yoluyla veri sağlayan kişilerdir.
Bir araştırmaya katılan kişilerin sahip olması gereken koruma ve özgürlüklerdir; gönüllü katılım, mahremiyet ve çekilme hakkı bunlara örnektir.
İlgili sonuçları görmeden veya planlanan analizi yapmadan araştırma planını kaydetme.
Çalışmaların veya bulguların yayımlanıp erişilebilir hale gelmesinin sonuçlarına bağlı olması nedeniyle oluşan sistematik yanlılık.
Derginin, bir yayın hakkındaki çözülmemiş ciddi kaygıları okura duyurduğu bildirim.
Bir makaleyi destekleyen verilere erişilip erişilemeyeceğini ve erişim yolunu açıklayan beyan.
Sonuçlar görüldükten sonra geliştirilen hipotezi, önceden belirlenmiş gibi sunma.
Birçok bulgunun araştırmalar tekrarlandığında veya yakından sınandığında doğrulanmamasına ilişkin kaygı.
Lisansüstü Eğitim ve Danışmanlık
Bir öğrencinin tezini ya da araştırma projesini yönlendiren; planlar, taslaklar ve ilerleme konusunda geri bildirim veren öğretim üyesi.
Doctor of Philosophy (Felsefe Doktoru): Birkaç yıllık özgün araştırma ve tezin ardından verilen en yüksek akademik araştırma derecesi.
Lisans derecesinden sonra yapılan yüksek lisans ve doktora gibi eğitimle ilgili; isim olarak bu düzeyde öğrenim gören öğrenci.
Planlanan bir çalışmanın amaçlarını, araştırma sorularını, arka planını, yöntemini, zaman planını ve beklenen katkısını anlatan belge.
Adayın tezini sunduğu ve jüri üyelerinin sorularını yanıtladığı, ardından jürinin sonuca karar verdiği sözlü sınav.
Bir araştırma projesinin giderlerini karşılamak için kamu kurumu, vakıf ya da üniversite tarafından, çoğu zaman rekabete dayalı bir başvuru sonucunda verilen para.
Danışman dahil olmak üzere, bir lisansüstü öğrencinin tezini yönlendiren, değerlendiren ve genellikle son savunmada sınavını yapan öğretim üyelerinden oluşan kurul.
Bir araştırma projesinde yardımcı olmak üzere istihdam edilen, çoğunlukla lisansüstü öğrenci olan kişi; Türkiye'de ayrıca akademik kariyerinin başındaki öğretim elemanlarının unvanı.
Amerikan İngilizcesinde bir üniversitenin öğretim ve araştırma kadrosu; İngiliz İngilizcesinde ayrıca Edebiyat Fakültesi gibi birbiriyle ilişkili bölümlerden oluşan birim.
Doktora öğrencilerinin genellikle ders aşamasından sonra, tez araştırmasına başlamaya hazır olduklarını göstermek için geçmesi gereken kapsamlı sınav.
Bir derece programı kapsamında tamamlanması gereken dersler; İngiliz İngilizcesinde ayrıca sınav yerine dönem içinde yapılan ve notlandırılan ödevler.
Kurumunun doktora adaylığı koşullarını yerine getirmiş ve doktorasını tamamlamak için çalışan ileri aşamadaki doktora öğrencisidir.
İlk üniversite derecesini tamamladıktan sonra yüksek lisans ya da doktora programında öğrenim gören öğrencidir.
Bir doktora öğrencisine araştırma, yazım süreci ve programdaki ilerleyiş boyunca verilen akademik rehberlik ve gözetimdir.
Araştırmayı veya ileri eğitimi destekleyen ödül ya da fonlu akademik görev.
Özellikle Britanya kullanımında, araştırma derecesi öğrencisine verilen maddi destek.
Eğitim, yetişme veya araştırmayı destekleyen düzenli sabit ödeme.
Maddi desteği öğretim veya araştırma görevleriyle birleştiren lisansüstü görev.
Doktora derecesinden sonra, çoğu zaman geçici araştırma görevinde çalışan araştırmacı.
Geçerli kurallar çerçevesinde devamlı atama sağlayan akademik istihdam statüsü.
Araştırma, eğitim veya mesleki yenilenme için normal görevlerden izinli ayrılma dönemi.
Akademik çalışmayı değerlendiren, dereceyi veren kurumun dışından gelen sınav görevlisi.
Kurumlar arasında ortak doktora danışmanlığı ve derece işlemlerini düzenleyen resmi anlaşma.
Dereceyi veren kurumun içinden seçilen sınav görevlisi.
Bazı üniversite sistemlerinde doktora sonrasında uygulanan ileri akademik yeterlik veya değerlendirme.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Akademik İngilizce nasıl öğrenilir?
- Kendi alanınızdaki güncel makaleleri okuyun; yazarların amaçlarını nasıl tanıttığına, bulgularını nasıl raporladığına ve iddialarını nasıl temkinli bir dille ifade ettiğine dikkat edin. Cümleleri değil, kalıpları örnek alın.
- Makale bölümlerine (giriş, yöntem, bulgular, tartışma) göre düzenlenmiş bir ifade defteri tutun; böylece yazarken doğru kalıbı kolayca bulursunuz.
- Sözcükleri eşdizimleriyle birlikte öğrenin: 'conduct research', 'draw conclusions', 'address a research gap' gibi kalıplar akademik metninizin doğal görünmesini sağlar.
- Bölümünüzün ya da hedeflediğiniz derginin hangi stil kılavuzunu (APA, MLA, Chicago, IEEE) kullandığını erkenden öğrenin; atıf kurallarını en sona bırakmayın.
- Kaynaklarınızdaki kısa paragrafları kendi cümlelerinizle yeniden yazmayı deneyin, ardından özgün metinle karşılaştırarak sözcük seçiminin ve cümle yapısının gerçekten size ait olup olmadığını kontrol edin.
Sıkça sorulan sorular
Thesis ile dissertation arasındaki fark nedir?
İkisi de bir derece için yazılan uzun araştırma çalışmalarıdır. ABD'de 'thesis' genellikle yüksek lisans, 'dissertation' ise doktora için kullanılır; Birleşik Krallık'ta durum çoğu zaman tersidir ve doktora çalışmasına genellikle 'thesis' denir. Türkçede ikisi de kısaca 'tez' olarak karşılanır.
Akademik İngilizcede 'researches' demek doğru mu?
Akademik yazımda 'research' isim olarak genellikle sayılamaz; bu yüzden 'researches' yerine 'a lot of research', 'several studies' ya da 'a piece of research' denir. Fiil olarak kullanımı ise doğrudur: 'She researches urban migration.' (Kentsel göç üzerine araştırma yapıyor.)
Yabancı dilde yazarken intihalden nasıl kaçınılır?
Notlar kendi cümlelerinizle alınır, aynen aktarılan her ifade tırnak içine konur ve başka sözcüklerle aktarılanlar dahil, ödünç alınan her fikir için kaynak gösterilir. Kopyalanan bir cümlede birkaç sözcüğü değiştirmek de intihal sayılır.
Akademik yazımda 'hedging' ne anlama gelir?
Hedging, bir iddiayı kanıtın gücüyle uyumlu kılmak için may, might, appear to, suggest ya da to some extent gibi temkinli ifadeler kullanmaktır. Akademik okurlar bunu bekler; aşırı kesin ifadeler bilimsel olmayan bir izlenim bırakabilir.
'Data is' mi yazılır, 'data are' mı?
İkisi de kullanılır. APA dahil pek çok bilimsel stil kılavuzu 'data' sözcüğünü çoğul kabul eder ('the data are'); 'data is' ise genel ve iş İngilizcesinde yaygındır. Yazarlar dergilerinin ya da bölümlerinin benimsediği kullanımı izler ve metin boyunca tutarlı kalır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
