Lead ne demek?
Pazarlamada anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Lead, pazarlamada potansiyel müşteri, aday müşteri, lead anlamına gelir.
Örneğin bir form doldurarak bir ürüne ilgi gösteren ve müşteriye dönüşme ihtimali bulunan kişi ya da şirket.
English: A person or company that has shown interest in a product, for example by filling in a form, and might become a customer.
Nerede ve nasıl kullanılır?
B2B'de, gayrimenkulde, sigortacılıkta ve eğitim sektöründe çok yaygındır. Pazarlama lead toplar ve satış ekibine aktarır. Satın alma ihtimali yüksek olanlara “qualified lead” denir; soğuk, ılık ve sıcak lead ayrımı yapılır; lead başına maliyete de CPL (cost per lead) denir. Türk ekiplerde “lead” kelimesi çoğunlukla İngilizce haliyle kullanılır.
Örnek cümleler
The webinar brought in 300 leads, and sales has already called the top fifty.
Webinar 300 potansiyel müşteri getirdi; satış ekibi en umut vadeden ellisini çoktan aradı.
These leads are too cold; most of them only wanted the free e-book.
Bu lead'ler çok soğuk; çoğu sadece ücretsiz e-kitabı istemiş.
Sık kullanılan kalıplar
- generate leads
- qualified lead
- sales lead
- cost per lead
- nurture leads
İlgili terimler
Bu kelime başka alanlarda
Aynı İngilizce kelime başka bir alanda farklı bir anlama gelebilir:
Aynı konudan: Pazarlama Metrikleri
- KPI · temel performans göstergesi
- ROI · yatırım getirisi
- market share · pazar payı
- engagement · etkileşim
- reach · erişim
- A/B test · A/B testi
- impression · gösterim
- customer acquisition cost · müşteri edinme maliyeti
- customer lifetime value · müşteri yaşam boyu değeri
- churn rate · müşteri kayıp oranı
- customer retention · müşteri elde tutma
- Net Promoter Score · net tavsiye skoru
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
