Tüm alanlarda aramak için en az 2 karakter yazın.
Müzik İngilizcesi: 215 Temel Terim ve Anlamları
İngilizce; müzik teorisi kitaplarının, uluslararası konservatuvarların, kayıt stüdyolarının, müzik yazılımlarının ve küresel müzik piyasasının ortak dilidir. Nota, gam ve akor, ritim ve tempo, çalgılar, müzik türleri, prova ve konser, kayıt ve prodüksiyon ile sektörün işleyişine dair temel terimleri bilmek; dersleri ve kullanım kılavuzlarını rahatça okumanızı, başka müzisyenlerle ve ses mühendisleriyle anlaşmanızı, yayın, sözleşme ve telif konularını güvenle yönetmenizi sağlar.
- 215 terim
- 9 konu
- 68 temel terim
- 431 örnek cümle
Müzik Endüstrisi
Kayıtları finanse eden, yayımlayan, dağıtan ve tanıtan; karşılığında genellikle kayıtların sahipliğini ya da gelirlerinden bir pay alan şirket.
Bir şarkıyı, albümü ya da videoyu, örneğin dijital platformlarda, mağazalarda veya video sitelerinde kamuya sunmak.
Genellikle çıkacak bir albümü tanıtmak ya da büyük yayınlar arasında dinleyicinin ilgisini canlı tutmak için tek başına yayımlanan şarkı.
Extended play ifadesinin kısaltması: single'dan uzun, albümden kısa, genellikle dört ile altı arasında parça içeren yayın.
Müziği kalıcı olarak indirmeden, Spotify, Apple Music ya da YouTube Music gibi servisler üzerinden internetten dinlemek. Bugün kayıtlı müzik gelirlerinin ana kaynağıdır.
Müzik her satıldığında, dijital olarak dinlendiğinde, yayınlandığında, kamuya açık yerde çalındığında ya da medyada kullanıldığında söz yazarlarına, bestecilere, icracılara ve hak sahiplerine yapılan ödemeler.
Özgün yaratıcı eserleri koruyan ve hak sahiplerinin eserin nasıl çoğaltılacağına, icra edileceğine, kaydedileceğine, uyarlanacağına ya da paylaşılacağına karar vermesini sağlayan yasal hak.
Şarkıların beste olarak yönetilmesi işi: eserlerin kaydettirilmesi, lisanslanması, kazandıkları teliflerin toplanması ve filmler, reklamlar gibi yeni kullanım alanları bulunması.
Genellikle yeni bir albümü tanıtmak ve konser geliri elde etmek için farklı şehir ya da ülkelerde planlanan konserler dizisi.
Bir konserin ya da festivalin ana sanatçısı; adı ilk sırada ya da en büyük harflerle yazılır ve genellikle en son ve en uzun süre sahneye çıkar.
International Standard Recording Code kısaltması; temel müzik eserini değil, belirli bir ses kaydını veya müzik video kaydını tanımlayan kod.
International Standard Musical Work Code kısaltması; belirli bir kaydedilmiş icra yerine beste gibi bir müzik eserini tanımlayan kod.
Bir şarkının yazarlarının üzerinde anlaştığı eser sahipliği paylarını, genellikle adları ve tanımlayıcı bilgileriyle birlikte kaydeden belge.
Artists and repertoire kısaltması; plak şirketinde sanatçı bulma, kayıtlarını geliştirme ve müzikal yönlerini şekillendirmeye katkı sağlama işlevi.
Bir müzik eserinin kayıtlarda belirli biçimlerde çoğaltılması ve dağıtılmasını kapsayan izin; mevcut bir ses kaydını kullanma izninden ayrıdır.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Müzik İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Alandan gerçek metinler okuyun: metot kitapları, teori çalışma kitapları, albüm kapak notları, DAW ve eklenti kılavuzları, müzisyen ve prodüktör röportajları bu terimleri doğal bağlamında kullanır.
- Notaların İngilizce harf adlarını (C D E F G A B) bildiğiniz solfej adlarıyla (do re mi fa sol la si) yan yana öğrenin ve akorları sesli söyleme alıştırması yapın: 'C major' (Do majör), 'A minor' (La minör), 'G seven' (Sol yedi), 'F sharp minor' (Fa diyez minör), 'B flat major' (Si bemol majör).
- Nota değerleri ve nota yazımı için hem İngiliz hem Amerikan adlarını öğrenin, çünkü ikisiyle de karşılaşacaksınız: crotchet ve quarter note (dörtlük), quaver ve eighth note (sekizlik), bar ve measure (ölçü), stave ve staff (porte).
- Provalarda müzisyenlerin gerçekten kullandığı kısa kalıplara dikkat edin: 'from the top' (baştan), 'take it from bar 17' (17. ölçüden alalım), 'count us in' (bize sayı ver), 'a bit slower' (biraz daha yavaş), 'you're slightly sharp' (biraz tiz kalıyorsun). Bunları not alın ve siz de kullanın.
- Stüdyo çalışmalarını, ekipman incelemelerini ve canlı ses eğitimlerini İngilizce altyazıyla izleyin; track, take, mix, EQ, reverb gibi kayıt ve prodüksiyon terimleri Türkiye'deki stüdyolarda da neredeyse her zaman İngilizce kullanılır.
Sıkça sorulan sorular
Nota adlarını İngilizcede nasıl söylerim?
İngilizcede solfej heceleri yerine harfler kullanılır: C do, D re, E mi, F fa, G sol, A la, B ise si'dir. Diyez ve bemol harften sonra söylenir: C sharp (do diyez), B flat (si bemol). Akorlar ve tonlar da aynı şekilde adlandırılır: 'D minor' (Re minör), 'E flat major' (Mi bemol majör). İngilizcede do, re, mi gibi solfej heceleri daha çok kulak eğitimi ve şan alıştırmalarında kullanılır.
İngiliz ve Amerikalı müzisyenler nota değerleri için neden farklı adlar kullanıyor?
İngiliz sistemi eski adları korur; Amerikan sistemi ise her notayı birlik notanın bir kesri olarak adlandırır. Buna göre semibreve whole note (birlik), minim half note (ikilik), crotchet quarter note (dörtlük), quaver eighth note (sekizlik), semiquaver ise sixteenth note (onaltılık) demektir. Amerikan adları Türkçedeki mantığa çok yakın olduğu için Türk öğrenciler genellikle bunları daha kolay öğrenir.
'Nota' kelimesini İngilizceye nasıl çevirmeliyim?
Anlamına göre değişir. Tek bir ses ya da onu gösteren işaret note'tur. Yazılı müziğin bütünü ise sheet music, the music ya da score'dur; bu yüzden 'Notayı getirdin mi?' cümlesi 'Did you bring the music?' veya 'Did you bring the sheet music?' olur. Nota okumak 'reading music' diye ifade edilir: 'Can you read notes?' değil, 'Can you read music?' denir.
Önce hangi müzik terimlerini öğrenmeliyim?
Her derste ve provada duyduğunuz kelimelerle başlayın: note, scale, chord, key, rhythm, beat, tempo, melody, harmony, bar, time signature, sharp, flat, major ve minor. Ardından sahne (rehearsal, gig, soundcheck, setlist), kayıt (track, take, mix) ve işin ticari tarafıyla ilgili kelimeleri (release, royalties, copyright) ekleyin. Bu sözlük de terimleri aynı şekilde, en temelden daha ileri seviyeye doğru sıralar.
Türk makam müziğini İngilizcede nasıl anlatabilirim?
İngilizce yazan kişilerin çoğu Türkçe terimleri korur ve açıklar: makam, kendine özgü dizisi, tipik ezgi gidişi (seyir) ve durak sesleri olan bir melodik yapıdır; usul ise ritmik bir döngüdür. Makamı yalnızca 'scale', usulü de yalnızca 'time signature' diye çevirmekten kaçının. Türk sistemindeki küçük aralıklar için comma (koma) kullanılır; genel bir terim olarak 'microtones' da yaygındır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
