Futbolseverler, oyuncular ve antrenörler için İngilizce

Futbol İngilizcesi: 253 Temel Terim ve Anlamları

Uluslararası futbolun ortak dili İngilizcedir: maç raporları, taktik analizler, transfer haberleri, hakem kararları ve canlı maç anlatımları futbolseverlere, oyunculara ve antrenörlere çoğu zaman önce İngilizce ulaşır. Bu sözlük maçı takip etmek, taktik konuşmak, kuralları ve VAR'ı anlamak, transfer haberlerini okumak ve İngilizce maç anlatımının tadını çıkarmak için gereken kelimeleri sahadan, soyunma odasından ve tribünden örneklerle açıklıyor.

  • 253 terim
  • 11 konu
  • 75 temel terim
  • 510 örnek cümle

Stadyum, Saha ve Taraftar

  • pitchisimsaha, çim saha

    Futbolun oynandığı, orta saha çizgisi, ceza sahaları ve kale alanları gibi çizgilerle işaretlenmiş dikdörtgen çim ya da yapay zemin.

  • penalty areaisimceza sahası

    Her kalenin önündeki 16,5 metre (18 yarda) derinliğindeki işaretli alan; savunan takımın burada direkt serbest vuruş gerektiren bir ihlal yapması penaltıyla sonuçlanır, kaleci de topu bu alanda elle oynayabilir.

  • fanisimtaraftar, futbolsever

    Belirli bir takımı tutan ya da futbolu tutkuyla takip eden, maçları stadyumda veya ekrandan izleyen kişi.

  • stadiumisimstadyum, stat

    Maçların oynandığı, saha ve onu çevreleyen seyirci tribünlerinden oluşan tesis.

  • derbyisimderbi

    Genellikle aynı şehir ya da bölgeden iki rakip takım arasında oynanan ve her iki taraftar grubunun da özel bir tutkuyla takip ettiği maç.

  • season ticketisimkombine bilet, kombine

    Bir kez satın alınan ve taraftarın bir sezon boyunca kulübün tüm iç saha lig maçlarını genellikle aynı koltuktan izlemesini sağlayan bilet.

  • chantisimtezahürat, marş

    Taraftarların tribünde takımlarını ya da oyuncularını desteklemek veya rakibe takılmak için hep bir ağızdan söylediği kısa şarkı ya da slogan.

  • dugoutisimyedek kulübesi, kulübe

    Maç sırasında teknik direktörün, teknik ekibin ve yedek oyuncuların oturduğu, saha kenarındaki üstü kapalı bölüm.

  • centre circleisimorta yuvarlak

    Futbol sahasının orta noktasının çevresindeki dairesel çizgi.

  • penalty arcisimceza yayı

    Penaltı noktasına gerekli uzaklığı işaretlemeye yardımcı olan, ceza sahasının dışındaki kavisli çizgi.

  • corner arcisimköşe yayı, korner yayı

    Korner vuruşunun yerini belirleyen, sahanın her köşesindeki çeyrek daire çizgisi.

  • turnstileisimturnike

    Seyircilerin stadyuma birer birer girmesini sağlayan döner giriş engeli.

  • tifoisimtribün koreografisi

    Taraftarların pankart, karton veya benzeri malzemelerle oluşturduğu büyük ve uyumlu görsel gösteri.

  • ultrasisimultra taraftar grupları

    Maçlarda yoğun, sürekli destek ve düzenli gösterileriyle bilinen örgütlü taraftar grupları.

  • groundshareisimortak stadyum kullanımı

    İki veya daha fazla kulübün aynı stadyumu kendi sahası olarak kullandığı düzenleme.

  • behind closed doorsifadeseyircisiz

    Seyircilerin maçın oynandığı yerde karşılaşmayı izlemesine izin verilmeden.

  • floodlightsisimstadyum projektörleri

    Karanlıkta oyun için futbol sahasını aydınlatan güçlü ışıklar.

  • undersoil heatingisimzemin altı ısıtması

    Çim sahanın altında bulunan ve zeminin donmasını önlemeye yardımcı olan ısıtma sistemi.

  • away allocationisimdeplasman bilet kontenjanı

    Misafir takım taraftarlarına ayrılan bilet veya koltuk sayısı.

  • safe standingisimdüzenlenmiş ayakta seyir alanı

    Seyircilerin belirlenmiş alanlarda ayakta izlemesine imkan verecek biçimde tasarlanıp yönetilen düzenleme.

  • rail seatingisimbariyerli koltuk sistemi

    Ayakta seyir düzenine destek olmak için koltukları korkuluk veya bariyerlerle birleştiren tribün sistemi.

  • supporters' trustisimtaraftar katılım ve sahiplik örgütü

    Kulüpte ortak söz hakkı veya sahiplik payı amaçlayan, demokratik biçimde örgütlenmiş taraftar yapılanması.

  • pitch inspectionisimsaha kontrolü

    Maçın oynanıp oynanamayacağına karar vermek için oyun zemininin ve koşulların resmen kontrol edilmesi.

  • hybrid pitchisimhibrit saha

    Canlı doğal çimi sentetik destekle birleştiren oyun zemini.

  • neutral venueisimtarafsız saha

    Karşılaşan takımlardan hiçbirinin olağan iç saha zemini olarak değerlendirilmeyen maç yeri.

  • football bootsisimfutbol ayakkabısı, krampon

    Futbol oynamak için tasarlanan, tabanları oyun zeminine uyarlanmış ayakkabılar.

  • studsisimkrampon dişleri

    Futbol ayakkabısının tabanında bulunan ve zemine tutunmayı sağlayan çıkıntılar.

  • shin padsisimtekmelik

    Futbol oynarken alt bacakların önünde, çorapların altında kullanılan koruyucu parçalar.

  • away endisimdeplasman tribünü

    Stadyumda konuk takımın taraftarlarına ayrılan bölüm.

Maç Anlatımı İfadeleri

  • equaliserisimberaberlik golü, eşitlik golü

    Skoru eşitleyen gol; örneğin skoru 1-0'dan 1-1'e getiren gol.

  • hat-trickisimhat-trick, bir maçta üç gol

    Aynı oyuncunun tek bir maçta attığı üç gol; sol ayak, sağ ayak ve kafayla atılan üç gole perfect hat-trick denir.

  • nilisimsıfır

    Sıfır; İngiliz İngilizcesinde futbol skorları sesli söylenirken kullanılır, örneğin 2-0 "two-nil" diye okunur.

  • back of the netdeyimağları havalandırmak, filelere göndermek

    Kale çizgisinin arkasındaki ağlar; topu ağların arkasına göndermek gol atmak demektir ve spikerlerin en sevdiği ifadelerdendir.

  • against the run of playifadeoyunun akışına aykırı, oyunun gidişatına ters

    Diğer takım daha iyi oynarken ve gole daha yakın görünürken gelen gol ya da sonucu anlatır.

  • commentatorisimspiker, maç anlatıcısı

    Maçı televizyonda, radyoda ya da internette canlı olarak anlatan ve olanları anında aktaran kişi.

  • woodworkisimkale direkleri

    Özellikle topun çarpması anlatılırken kale direkleri ile üst direğin birlikte adı.

  • top binsifadedoksan, üst köşe

    Kalenin üst köşesi için kullanılan gayriresmi İngiliz futbol ifadesi.

  • screamerisimfüze gibi gol, çok sert etkileyici şut

    Özellikle güçlü ve gösterişli bir şut veya gol için kullanılan gayriresmi ad.

  • howlerisimçok büyük hata, fahiş hata

    Özellikle kaleci hataları için kullanılan, çok belirgin ve pahalıya mal olan hata.

  • man onifadearkanda adam var, rakip geliyor

    Topu alan veya kontrol eden oyuncuya rakibin yaklaştığını bildiren kısa uyarı.

  • player of the matchisimmaçın oyuncusu

    Belirli bir karşılaşmanın en iyi performans göstereni olarak seçilen oyuncu.

  • in the mixerifadekalabalık ceza sahasına, karambole

    Oyuncuların tehlikeli top için mücadele ettiği kalabalık ceza sahasına doğru.

  • end-to-endsıfatbir o kalede bir bu kalede

    Hücumların sahanın bir ucundan diğerine hızla geçtiği maçı niteleyen ifade.

  • put the game to beddeyimmaçı bitirmek, sonucu güvenceye almak

    Genellikle rahat üstünlük sağlayan bir gol atarak galibiyeti güvenceye alınmış hale getirmek.

  • game of two halvesifadeiki yarısı birbirinden çok farklı maç

    İki yarısı performans, hakimiyet veya fırsatlar açısından büyük ölçüde farklılaşan maç.

  • goalmouth scrambleisimkale önü karambolü

    Kaleye yakın boş top için birkaç oyuncunun katıldığı karışık mücadele.

  • expected goalsisimgol beklentisi

    Şutların gol olma olasılığını tahmin ederek pozisyon kalitesini ölçen model temelli değer.

  • expected assistsisimasist beklentisi

    Pasların gol asistine dönüşme potansiyeline ilişkin model temelli tahmin.

  • key passisimşut pası, kilit pas

    Takım arkadaşının şutuna yol açan son pas; çoğunlukla asist olan paslardan ayrı sayılır.

  • progressive passisimilerletici pas

    Sağlayıcının mesafe ölçütlerine göre topu rakip kaleye belirgin biçimde yaklaştıran pas.

  • passes per defensive actionifadesavunma aksiyonu başına rakip pası

    Belirlenmiş alandaki rakip paslarının takımın savunma aksiyonlarına oranı; pres yoğunluğunu anlatmakta kullanılır.

  • field tiltisimhücum bölgesi hakimiyet oranı

    Her takımın hücum üçte birindeki seçili etkinlik payına dayanan bölgesel hakimiyet ölçüsü.

  • post-shot expected goalsisimşut sonrası gol beklentisi

    Şut vurulduktan sonraki yolu hakkındaki bilgileri kullanarak gol olasılığını tahmin eden model değeri.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Futbol İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Maçları İngilizce anlatımla izleyin ve spikerlerin sık tekrarladığı "against the run of play", "into the back of the net" ve "keep a clean sheet" gibi ifadeleri not edin.
  • Maç raporları, kulüplerin yeni transfer duyuruları, maç sonu röportajları ve IFAB'ın yayımladığı Oyun Kuralları gibi gerçek İngilizce futbol metinlerini okuyun; her terimin bağlam içinde nasıl kullanıldığına dikkat edin.
  • Fiilleri isimlerle birlikte öğrenin: score ya da concede a goal (gol atmak ya da yemek), make a save (kurtarış yapmak), win ya da give away a penalty (penaltı kazanmak ya da yaptırmak), pick up a booking (sarı kart görmek), keep a clean sheet (kalesini gole kapatmak).
  • İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki farklara dikkat edin (football/soccer, pitch/field, nil/zero, draw/tie). Uluslararası futbol İngilizcesi büyük ölçüde İngiliz İngilizcesidir.
  • İngilizce ya da Fransızca kökenli görünen ama farklı anlam taşıyan Türkçe futbol kelimelerine dikkat edin: menajer İngilizcede agent, averaj goal difference, aut goal kick, deplasman ise away'dir.

Sıkça sorulan sorular

Football mı demeliyim, soccer mı?

İkisi de doğru İngilizcedir. Football İngiltere'de, Avrupa'da ve dünyanın büyük bölümünde kullanılan olağan kelimedir; FIFA ve UEFA da bu kelimeyi kullanır. Soccer ise football kelimesinin genellikle Amerikan futbolunu anlattığı ABD ve Kanada'da standarttır. Uluslararası ya da Avrupalı bir kitleyle konuşuyorsanız football deyin.

Manager, head coach ve agent arasındaki fark nedir?

İngiliz futbolunda manager A takımı yönetir ve çoğu zaman transferlerde de söz sahibidir. Head coach benzer bir rol için, özellikle transferleri sportif direktörün yürüttüğü kulüplerde kullanılır. Türkçede ikisine de genellikle teknik direktör denir. Sözleşme görüşmelerinde oyuncuyu temsil eden kişi ise agent'tır; Türkçede buna menajer denir. Bu yüzden manager ile menajeri karıştırmamaya dikkat edin.

Futbol skorları İngilizcede nasıl söylenir?

İngiliz İngilizcesinde sıfır nil diye okunur: 2-0 "two-nil", 0-0 ise "nil-nil" ya da goalless draw'dur. Eşit skorlarda all kullanılır: 1-1 "one-all" diye okunur. Kimin önde olduğunu da söyleyebilirsiniz: "It's two-one to the home side." (Ev sahibi 2-1 önde.) Amerikalılar çoğu zaman "two to nothing" ya da "two-zero" der.

VAR maç sırasında neleri kontrol edebilir?

Video yardımcı hakem anlamına gelen VAR yalnızca dört durumda açık ve bariz hatalara ya da gözden kaçan ciddi olaylara müdahale edebilir: goller, penaltı kararları, direkt kırmızı kartlar ve yanlış oyuncunun kart görmesi ya da oyundan atılması. Son kararı her zaman hakem verir; bazen bunu saha kenarındaki monitörde pozisyonu izledikten sonra (on-field review) yapar.

İngilizcede takım için win mi denir, beat mi?

Takım için beat, maç, oyun, lig ya da kupa için win kullanılır. Yani "We beat them 3-1" (Onları 3-1 yendik) ya da "We won the match 3-1" (Maçı 3-1 kazandık) denir; "We won them" yanlıştır. Edilgen yapıda beaten kullanılır: "They haven't been beaten at home this season." (Bu sezon iç sahada yenilmediler.)

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: