Tariff ne demek?
Ekonomide anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Tariff, ekonomide gümrük vergisi, gümrük tarifesi anlamına gelir.
Hükümetin ithal edilen mallara uyguladığı vergi; yabancı ürünleri yerli ürünlere göre pahalılaştırır.
English: A tax that a government charges on goods when they are imported, which makes foreign products more expensive compared with local ones.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Hükümetler bir ürüne gümrük vergisi koyar (impose), artırır, indirir ya da kaldırır (lift); ticaret ortağı da karşılık olarak (retaliate) vergi koyarsa ticaret savaşı (trade war) başlayabilir. Gümrük vergileri korumacılığın temel aracıdır. İngiliz İngilizcesinde tariff ayrıca 'fiyat tarifesi' anlamına gelir: an energy tariff (enerji tarifesi).
Örnek cümleler
The government imposed a 20% tariff on imported steel.
Hükümet ithal çeliğe yüzde 20 gümrük vergisi getirdi.
Tariffs are often passed on to consumers in the form of higher prices.
Gümrük vergileri çoğu zaman daha yüksek fiyatlar şeklinde tüketiciye yansıtılır.
Sık kullanılan kalıplar
- impose a tariff on
- lift tariffs
- tariff barriers
- retaliatory tariffs
- tariff rates
İlgili terimler
Bu kelime başka alanlarda
Aynı İngilizce kelime başka bir alanda farklı bir anlama gelebilir:
Aynı konudan: Dış Ticaret ve Döviz Kurları
- exchange rate · döviz kuru
- trade deficit · dış ticaret açığı
- current account deficit · cari açık
- depreciation · değer kaybı
- devaluation · devalüasyon
- comparative advantage · karşılaştırmalı üstünlük
- foreign direct investment · doğrudan yabancı yatırım
- balance of payments · ödemeler dengesi
- currency · para birimi
- appreciation · değer kazanma
- globalisation · küreselleşme
- trade balance · dış ticaret dengesi
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; yatırım veya finans tavsiyesi değildir.
