Yöneticiler ve ekip liderleri için İngilizce

Yönetim İngilizcesi: 225 Temel Terim ve Anlamları

Yönetim ve liderlik İngilizcesi, ekipleri ve kurumları yönetmenin dilidir: strateji belirlemek, işleri kime vereceğine karar vermek, geri bildirim vermek, performansı ölçmek ve insanları değişim sürecinden geçirmek bu dille konuşulur. Uluslararası şirketlerdeki yöneticiler ve ekip liderleri bu kelimeleri her hafta birebir görüşmelerde, yönetim kurulu belgelerinde, performans değerlendirmelerinde ve strateji toplantılarında kullanır; birçoğunun da Türkçede birebir karşılığı yoktur.

  • 225 terim
  • 9 konu
  • 41 temel terim
  • 458 örnek cümle

Liderlik Tarzları ve Becerileri

  • coachingisimkoçluk, yönetici koçluğu

    Birinin becerilerini ve performansını geliştirmesine, ona ne yapacağını söylemek yerine daha çok sorular sorarak ve kendi cevaplarını bulmasına rehberlik ederek yardım etme yöntemi.

  • mentorisimmentor, akıl hocası

    Daha az deneyimli bir meslektaşına uzun bir süre boyunca tavsiyede bulunan, bilgisini aktaran ve kariyer gelişimini destekleyen deneyimli kişi.

  • emotional intelligenceisimduygusal zeka

    Kendi duygularını fark etme, anlama ve yönetme; başkalarının duygularını tanıyıp onlara uygun şekilde karşılık verme becerisi.

  • lead by exampledeyimörnek olmak, örnek olarak liderlik etmek

    İnsanlara yalnızca ne yapmaları gerektiğini söylemek yerine, onlardan beklediğin şekilde davranarak yol göstermek.

  • conflict resolutionisimçatışma çözümü, anlaşmazlık çözümü

    Kişiler ya da gruplar arasındaki bir anlaşmazlığı adil ve sakin bir şekilde ele alarak çözüm bulunmasını ve birlikte çalışmaya devam edilmesini sağlama süreci.

  • psychological safetyisimpsikolojik güvenlik, psikolojik güven ortamı

    Bir ekipte insanların fikirlerini söylediklerinde, soru sorduklarında, hatalarını kabul ettiklerinde ya da karşı çıktıklarında cezalandırılmayacaklarına veya küçük düşürülmeyeceklerine dair ortak inanç.

  • servant leadershipisimhizmetkar liderlik, hizmet eden liderlik

    Liderin asıl görevinin ekibi kontrol etmek değil, insanların gelişimini destekleyerek ve önlerindeki engelleri kaldırarak ekibe hizmet etmek olduğu liderlik yaklaşımı.

  • transformational leadershipisimdönüşümcü liderlik, dönüştürücü liderlik

    Liderin insanlara ortak bir vizyon ve kendi örneğiyle ilham verdiği, onları kendi çıkarlarının ötesine bakmaya ve beklenenden fazlasını başarmaya yönlendirdiği liderlik tarzı.

  • leadership styleisimliderlik tarzı, liderlik stili

    Bir kişinin başkalarına liderlik ederken izlediği tipik yol; nasıl karar verdiğini, nasıl talimat verdiğini, bilgiyi nasıl paylaştığını ve ekibini sürece nasıl dahil ettiğini kapsar.

  • hands-onsıfatişin içinde olan, uygulamaya dönük

    İşi yalnızca uzaktan yönetmek yerine pratik ve günlük işlere bizzat dahil olan; uygulamalı eğitimler için de kullanılır.

  • step upphrasal verb (öbek fiil)sorumluluk almak, öne çıkmak

    Gerektiğinde, örneğin yönetici yokken ya da ekip zor bir durumla karşılaştığında, daha fazla sorumluluk ya da bir liderlik rolü üstlenmek.

  • adaptive leadershipisimuyarlanabilir liderlik

    Alışkanlık, varsayım veya yetkinliklerde değişim gerektiren sorunları ele almak için insanları harekete geçiren yaklaşım.

  • authentic leadershipisimotantik liderlik

    Öz farkındalığı, açıklığı ve liderin değerleriyle davranışları arasındaki tutarlılığı vurgulayan yaklaşım.

  • distributed leadershipisimdağıtılmış liderlik

    Liderlik faaliyetinin yalnızca tek resmî liderde toplanmak yerine çeşitli kişilere ve aralarındaki etkileşimlere yayılması.

  • paternalistic leadershipisimbabacan liderlik

    Güçlü otoriteyi çalışanlara kişisel ilgiyle birleştiren ve çoğu zaman karşılığında bağlılık bekleyen liderlik tarzı.

  • followershipisimizleyicilik

    İnsanların liderin yönünü destekleme, sorgulama ve bu yöne katkı sunmada üstlendiği etkin rol.

  • leader-member exchangeisimlider-üye etkileşimi

    Lider ile her bir ekip üyesi arasındaki ilişkinin niteliğine odaklanan liderlik yaklaşımı.

  • expert powerisimuzmanlık gücü

    Başkalarının bir kişinin ilgili bilgi veya beceriye sahip olduğuna inanmasından doğan etki gücü.

  • referent powerisimözdeşleşim gücü

    Başkalarının bir kişiye duyduğu hayranlık, saygı veya onunla özdeşleşme isteğine dayanan etki gücü.

  • reward powerisimödüllendirme gücü

    Başkalarının değer verdiği sonuçları kontrol etmekten doğan etki gücü.

  • coercive powerisimzorlayıcı güç

    Başkalarının kaçınmak istediği sonuçları uygulayabilme yetisinden doğan etki gücü.

  • boundary spanningisimsınırlar arası bağlantı kurma

    Departman, meslek veya kurum sınırları arasında bağlantılar kurma ve işi koordine etme.

  • power distanceisimgüç mesafesi

    Bir grup veya toplumun daha az güçlü üyelerinin güç eşitsizliğini ne ölçüde kabul ettiği ve beklediği.

  • cultural intelligenceisimkültürel zekâ

    Farklı kültürel geçmişlerin bulunduğu durumları anlama ve bu durumlarda etkili davranabilme yetisi.

  • leadership derailmentisimliderlikte raydan çıkma

    Önceki umut verici dönem veya başarıdan sonra, çoğu zaman davranış ya da ilişkileri uyarlama güçlüğüyle bağlantılı olarak liderlik etkililiğinin veya liderlik görevinin kaybedilmesi.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Yönetim İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Yönetimde birbirine benzeyip farklı anlama gelen kelimeleri birlikte öğrenin: goal, objective ve target; responsibility ve accountability; manager ve leader.
  • Faaliyet raporları, kurumsal yönetim ilkelerine uyum raporları, şirket içi strateji belgeleri ve işletme okullarının vaka çalışmaları gibi gerçek yönetim metinleri okuyun; kararların ve sonuçların nasıl anlatıldığına dikkat edin.
  • Fiilleri birlikte kullanıldıkları kelimelerle öğrenin: delegate a task, escalate an issue, sign off a budget, roll out a change. Yöneticilerin gerçekten kullandığı dil bu kalıplardır.
  • İngilizce konuşan yöneticilerin geri bildirim verirken kullandığı "one thing to work on" ya da "have you considered" gibi yumuşatıcı ifadelere dikkat edin ve bir sonraki birebir görüşmenizden önce bunları çalışın.
  • İngiliz ve Amerikan kullanım farklarını takip edin: line manager ve appraisal daha çok İngiliz şirketlerinde, direct manager ve performance review ise Amerikan şirketlerinde yaygındır.

Sıkça sorulan sorular

İngilizcede manager ile leader arasındaki fark nedir?

Manager bir unvandır: insanlardan, bütçeden ve sonuçlardan resmi olarak sorumlu kişidir. Leader ise unvanı olsun ya da olmasın, başkalarının peşinden gittiği kişidir. Yönetim yazınında yöneticilik daha çok planlama ve kontrolle, liderlik ise vizyonla ve insanlara ilham vermekle ilişkilendirilir; ama iyi bir yöneticiden ikisini birden yapması beklenir.

Accountability kelimesinin Türkçe karşılığı var mı?

En yakın karşılık, kamu yönetimi ve yönetişim metinlerinde sık geçen "hesap verebilirlik"tir. Gündelik ofis dilinde Türk yöneticiler çoğu zaman "sorumluluğu üstlenmek" der ya da doğrudan İngilizcesini kullanır. Temel fikir şudur: işi başkaları yapmış olsa bile sonucun hesabını tek bir kişi verir.

Goal, objective ve target arasındaki fark nedir?

Goal genellikle geniş kapsamlı ve uzun vadelidir; örneğin pazar lideri olmak. Objective ona giden daha belirli bir adımdır ve çoğu zaman bir tarihe bağlanır. Target ise ulaşılacak kesin bir sayı ya da seviyedir; örneğin yüzde 15 büyüme. Birçok şirket bu kelimeleri gevşek kullanır; bu yüzden kendi kurumunuzun nasıl kullandığına bakın.

İngilizcede nasıl kibar bir şekilde geri bildirim verilir?

Durumu ve etkisini somut olarak anlatın, kişiden değil işten söz edin. "I noticed that...", "The impact was..." ve "Next time, could you...?" gibi kalıplar üslubu profesyonel tutar. Türkçede olağan duyulan doğrudan cümleler İngilizcede sert kaçabilir; bu yüzden "perhaps" ve "it might help to" gibi yumuşatıcılar işe yarar.

Türk şirketleri bu İngilizce yönetim terimlerini kullanıyor mu?

Evet, özellikle çok uluslu şirketlerde, bankalarda ve büyük holdinglerde. KPI, feedback, one-on-one, OKR ve stakeholder gibi kelimeler Türkçe cümlelerde bile çoğu zaman İngilizce kullanılır; resmi belgelerde ise genellikle "performans göstergesi" ve "paydaş" gibi Türkçe terimler tercih edilir.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: