Juxtapose ne demek?
Sanatta anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Juxtapose, sanatta yan yana koymak, karşı karşıya getirmek, bir araya getirmek anlamına gelir.
İki ya da daha fazla farklı şeyi, aralarındaki farklar veya bağlantılar belirginleşsin diye yan yana koymak.
English: To place two or more different things side by side so that their differences or connections become clear.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Küratörlerin ve eleştirmenlerin en sevdiği fiillerden biridir: bir sergi antik ve çağdaş eserleri yan yana getirir; bir kolaj birbiriyle ilgisiz imgeleri bir araya getirir. İsmi juxtaposition da en az fiil kadar sık kullanılır: a striking juxtaposition (çarpıcı bir yan yana getiriş).
Örnek cümleler
The exhibition juxtaposes Ottoman calligraphy with contemporary graphic design.
Sergi Osmanlı hat sanatını çağdaş grafik tasarımla yan yana getiriyor.
Surrealist collages juxtapose objects that would never normally appear together.
Sürrealist kolajlar, normalde asla bir arada görülmeyecek nesneleri yan yana koyar.
Sık kullanılan kalıplar
- juxtapose X with Y
- striking juxtaposition
- deliberately juxtaposed
- juxtapose images
İlgili terimler
Aynı konudan: Eseri Betimleme ve Yorumlama
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
