Mobil geliştiriciler için İngilizce

Mobil Uygulama Geliştirme İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Mobil geliştirmenin dili İngilizcedir: Apple ve Google geliştirici dokümantasyonlarını, inceleme kurallarını ve politika e-postalarını İngilizce yazar; Xcode, Android Studio ve çökme raporlama araçları da aynı kelimeleri kullanır. Bu terimleri bilmek iOS, Android ve cross-platform geliştiricilerin platform dokümantasyonunu daha hızlı okumasına, mağaza inceleme geri bildirimlerini doğru anlamasına ve tasarımcılarla, test ekipleriyle ve ürün ekipleriyle net biçimde iletişim kurmasına yardımcı olur.

  • 100 terim
  • 10 konu
  • 50 temel terim
  • 200 örnek cümle

iOS, Android ve Native Geliştirme

  • mobile appisimmobil uygulama, uygulama

    Akıllı telefon veya tablette çalışmak üzere tasarlanan, genellikle App Store ya da Google Play gibi bir uygulama mağazasından indirilen program.

  • iOSisimiOS, iOS işletim sistemi

    Apple'ın iPhone için geliştirdiği işletim sistemi. Bu sistemin uygulamaları ağırlıklı olarak Xcode ve Swift programlama dili gibi Apple'ın kendi araçlarıyla geliştirilir.

  • AndroidisimAndroid, Android işletim sistemi

    Google'ın geliştirdiği mobil işletim sistemi; Samsung, Xiaomi ve Google'ın kendisi gibi pek çok telefon üreticisi tarafından kullanılır. Uygulamaları ağırlıklı olarak Kotlin veya Java ile yazılır.

  • native appisimnative uygulama, yerel uygulama

    Belirli bir platform için, o platformun kendi dilleri ve araçlarıyla geliştirilen uygulama; örneğin iOS için Swift, Android için Kotlin ile yazılan bir uygulama.

  • SDKkısaltmayazılım geliştirme kiti, SDK

    Software development kit, yani yazılım geliştirme kiti: bir platform için uygulama geliştirmeye ya da uygulamaya ödeme, analitik gibi bir hizmet eklemeye yarayan araç, kütüphane ve dokümantasyon seti.

  • emulatorisimemülatör, öykünücü

    Bir mobil cihazın donanımını ve yazılımını bilgisayarda taklit eden program; uygulamayı gerçek bir telefon olmadan çalıştırıp test etmeyi sağlar.

  • simulatorisimsimülatör

    Xcode ile gelen ve iOS uygulamalarını Mac'te iPhone ya da iPad görünümlü bir pencerede çalıştıran Apple aracı; gerçek cihazın donanımını birebir taklit etmez.

  • XcodeisimXcode

    Apple'ın iPhone, iPad, Mac ve diğer Apple platformları için uygulama yazmaya, derlemeye, test etmeye ve yayınlamaya yarayan geliştirme ortamı. Yalnızca macOS'ta çalışır.

  • Android StudioisimAndroid Studio

    Google'ın Android uygulamaları için resmi geliştirme ortamı; IntelliJ IDEA tabanlıdır ve kod editörü, Android Emulator, profil araçları ve derleme araçları içerir.

  • SwiftisimSwift

    Apple'ın 2014'te tanıttığı, iOS ve diğer Apple platformlarında uygulama geliştirmek için kullanılan programlama dili; eski Objective-C dilinin yerini büyük ölçüde almıştır.

  • KotlinisimKotlin

    JetBrains'in geliştirdiği ve Google'ın Android geliştirme için ana dil olarak önerdiği modern programlama dili; Java koduyla birlikte çalışabilir.

  • SwiftUIisimSwiftUI

    Apple'ın 2019'da tanıttığı ve her durumda ekranın ne göstermesi gerektiğini tarif ederek Swift ile kullanıcı arayüzü oluşturmayı sağlayan bildirimsel (declarative) framework.

  • Jetpack ComposeisimJetpack Compose

    Google'ın Android kullanıcı arayüzlerini XML yerleşim dosyaları yerine composable fonksiyonlarla Kotlin'de oluşturmaya yarayan modern ve bildirimsel araç takımı.

Cross-Platform ve Hibrit Uygulamalar

  • cross-platformsıfatplatformlar arası, çapraz platform

    Tek ve ortak bir kod tabanından birden fazla platformda, genellikle hem iOS hem Android'de çalışan uygulama veya framework'ü tanımlar.

  • React NativeisimReact Native

    Meta'nın geliştirdiği, JavaScript veya TypeScript ve React ile iOS ve Android uygulamaları geliştirmeyi sağlayan ve gerçek native arayüz bileşenlerini kullanan cross-platform framework.

  • FlutterisimFlutter

    Google'ın tek kod tabanından mobil, web ve masaüstü uygulamaları geliştirmeye yarayan açık kaynaklı framework'ü; Dart dilini kullanır ve arayüzü ekrana kendisi çizer.

  • hybrid appisimhibrit uygulama

    HTML, CSS ve JavaScript gibi web teknolojileriyle geliştirilen ve native bir kabuğun içine yerleştirilen uygulama; böylece mağazalardan yüklenebilir ve bazı cihaz özelliklerini kullanabilir.

  • web viewisimweb görünümü, WebView

    Ayrı bir tarayıcı açmadan web sayfalarını uygulamanın içinde gösteren bileşen; geliştiricilerin web içeriğini native bir ekranın içinde göstermesini sağlar.

  • hot reloadisimanında yeniden yükleme, hot reload

    Kod değişikliklerini, çoğu zaman mevcut ekranı ve durumunu kaybetmeden, çalışan uygulamada bir iki saniye içinde gösteren geliştirme özelliği.

Uygulama Yaşam Döngüsü ve Mimari

  • app lifecycleisimuygulama yaşam döngüsü

    Bir uygulamanın açılıştan kapanışa kadar geçtiği durumlar dizisi (aktif, arka planda, askıya alınmış gibi) ve her geçişte sistemin uygulamaya gönderdiği olaylar.

  • backgroundisimarka plan

    Uygulamanın çalışmaya devam ettiği ya da bellekte tutulduğu ama ekranda görünmediği durum; örneğin kullanıcı başka bir uygulamaya geçtiğinde.

  • foregroundisimön plan

    Uygulamanın açık ve ekranda görünür olduğu, kullanıcının onunla doğrudan etkileşime girebildiği durum.

  • main threadisimana iş parçacığı, main thread

    Uygulamanın arayüzünü çizdiği ve kullanıcı girdilerini işlediği iş parçacığı; burada yavaş işler çalıştırılırsa uygulama donar ve yanıt vermez olur.

  • cold startisimsoğuk başlatma, cold start

    Uygulama bellekte bulunmadığı için sistemin her şeyi baştan oluşturmak zorunda kaldığı başlatma; en yavaş başlatma türüdür.

  • activityisimactivity, aktivite

    Android'de kullanıcı arayüzüne sahip tek bir ekranı temsil eden ve oluşturulmasından yok edilmesine kadar kendi yaşam döngüsü olan temel uygulama bileşeni.

  • view controllerisimview controller, görünüm denetleyicisi

    iOS'un UIKit çatısında bir ekranı ya da ekranın bir bölümünü yöneten nesne: görünümleri yükler, kullanıcı eylemlerine yanıt verir ve ekranın görünmesi gibi olayları ele alır.

Ekranlar, Arayüz Bileşenleri ve Dokunma Hareketleri

  • screenisimekran, sayfa

    Uygulamada kullanıcının bir anda gördüğü tam görünümlerden her biri; örneğin giriş ekranı ya da ayarlar ekranı. Uygulamalar bir ekranlar dizisi olarak planlanır.

  • UIkısaltmakullanıcı arayüzü, arayüz

    User interface, yani kullanıcı arayüzü: uygulamayı kullanmak için ekranda görülen ve dokunulan her şey; butonlar, metin alanları, listeler ve menüler gibi.

  • tapfiildokunmak, tıklamak

    Bir şeyi seçmek için ekrana tek parmakla kısa ve hızlı biçimde dokunmak; örneğin bir butona, bağlantıya ya da listedeki bir öğeye.

  • scrollfiilkaydırmak, sayfayı kaydırmak

    Daha fazlasını görmek için ekrandaki içeriği yukarı, aşağı ya da yana hareket ettirmek; genellikle parmağı bir liste veya sayfa üzerinde kaydırarak yapılır.

  • navigation barisimgezinme çubuğu, navigasyon çubuğu

    iOS'ta ekranın üstünde başlığı, geri butonunu ve işlem butonlarını gösteren çubuk; Android'de ise geri ve ana ekran kontrollerinin bulunduğu sistem çubuğu için de bu ad kullanılır.

  • tab barisimsekme çubuğu, alt menü

    Genellikle ekranın altında yer alan ve kullanıcıların Ana Sayfa, Arama ve Profil gibi ana bölümler arasında geçiş yapmasını sağlayan simgeli çubuk.

  • swipefiilkaydırmak, parmakla kaydırmak

    Parmağı ekran üzerinde tek bir yönde hızlıca kaydırmak; örneğin sonraki fotoğrafa geçmek, listedeki bir öğeyi silmek ya da geri dönmek için.

  • splash screenisimaçılış ekranı, splash ekranı

    Uygulama başlarken kullanıcının gördüğü ilk ekran; genellikle ana içerik hazır olana kadar düz bir arka plan üzerinde logoyu gösterir.

  • onboardingisimkarşılama akışı, tanıtım ekranları

    Uygulamayı yeni yükleyen kullanıcının geçtiği ilk ekranlar; ana özellikleri tanıtır, izin ister veya hesap oluşturmaya yardımcı olur.

  • dark modeisimkaranlık mod, koyu tema

    Sistem genelinde ve bunu destekleyen uygulamalarda koyu arka plan üzerinde açık renkli metin gösteren görüntü ayarı; çoğu zaman gece kullanımı için tercih edilir.

  • widgetisimwidget, ana ekran bileşeni

    Uygulamayı açmadan ana ekranda ya da kilit ekranında hava durumu veya sıradaki toplantı gibi güncel bilgileri gösteren küçük uygulama görünümü.

  • bottom sheetisimalt panel, bottom sheet

    Ek seçenekleri ya da içeriği göstermek için ekranın altından yukarı doğru kayan panel; arkasındaki ekranın bir kısmı çoğu zaman görünür kalır.

  • modalisimmodal ekran, modal pencere

    Mevcut ekranın üstünde açılan ve kullanıcının önceki işine dönebilmesi için bir görevi tamamlaması ya da kapatması gereken ekran veya pencere.

  • pull to refreshifadeçekerek yenileme, aşağı çekip yenileme

    Kullanıcının listenin en üstünü aşağı çekip bırakarak en güncel içeriği yüklediği hareket; yükleme sırasında küçük, dönen bir gösterge görünür.

  • safe areaisimgüvenli alan

    Ekranın çentik, kamera kesiği, durum çubuğu veya ana ekran göstergesi tarafından kapatılmayan; önemli içerik ve butonların güvenle yerleştirilebildiği kısmı.

  • orientationisimekran yönü, yön

    Cihazın tutuluş biçimi ve ekranın gösterilme yönü: dikey (portrait) ya da yatay (landscape). Bir uygulama bunlardan birini veya ikisini birden destekleyebilir.

  • screen densityisimekran yoğunluğu, piksel yoğunluğu

    Bir ekranın belirli bir fiziksel alanda kaç piksel barındırdığı; inç başına nokta (dpi) ile ölçülür. Yüksek yoğunluklu ekranlarda görsellerin keskin görünmesi için daha büyük görsel dosyaları gerekir.

Ağ, Veri ve Çevrimdışı Depolama

  • APIkısaltmaAPI, uygulama programlama arayüzü

    Application programming interface, yani uygulama programlama arayüzü: programların birbiriyle iletişim kurmasını sağlayan tanımlı yol. Mobil projelerde genellikle uygulamanın veri almak ve göndermek için çağırdığı sunucu uç noktalarını ifade eder.

  • offline modeisimçevrimdışı mod, offline mod

    Uygulamanın internet bağlantısı olmadan da kullanılabildiği çalışma biçimi; kayıtlı verileri gösterir ve bağlantı geri geldiğinde değişiklikleri sonradan gönderir.

  • local storageisimyerel depolama, cihazda depolama

    Uygulamanın ayarlar, dosyalar veya veritabanı gibi verileri sunucuya bağlanmadan kullanabilmek için doğrudan cihazın üzerinde sakladığı alan.

  • syncfiileşitlemek, senkronize etmek

    Yerel değişiklikleri göndererek ve yenilerini indirerek cihazdaki veriyle sunucudaki veriyi aynı duruma getirmek; 'synchronize' kelimesinin kısaltmasıdır.

  • cacheisimönbellek, cache

    Uygulamanın görseller veya API yanıtları gibi verileri yeniden indirmeden hızla gösterebilmesi için cihazda tuttuğu geçici veri deposu.

  • SQLiteisimSQLite

    Tek bir dosyada saklanan küçük ve hızlı bir veritabanı motoru; hem iOS'ta hem Android'de yerleşik olarak bulunur ve cihazda yapılandırılmış veri saklamak için yaygın olarak kullanılır.

  • network requestisimağ isteği, network isteği

    Uygulamanın internet üzerinden bir sunucuya gönderdiği mesaj ve beklediği yanıt; örneğin bir listeyi yüklemek ya da bir formu kaydetmek için.

  • persistfiilkalıcı olarak saklamak, kalıcı hale getirmek

    Verileri, uygulama kapatıldıktan ya da telefon yeniden başlatıldıktan sonra da cihazda kalacak şekilde kaydetmek; örneğin bir veritabanında, bir dosyada ya da ayarlarda.

Bildirimler ve Deep Link'ler

  • push notificationisimpush bildirimi, anlık bildirim

    Sunucudan kullanıcının cihazına gönderilen ve uygulama açık olmasa bile ekranda görünen kısa mesaj; örneğin yeni bir mesaj ya da teslimat hakkında.

  • deep linkisimderin bağlantı, deep link

    Uygulamayı yalnızca ana ekranında başlatmak yerine, bir ürün sayfası veya sipariş gibi uygulama içindeki belirli bir ekranı doğrudan açan bağlantı.

  • local notificationisimyerel bildirim

    Uygulamanın bir sunucuya ihtiyaç duymadan doğrudan cihaz üzerinde zamanladığı bildirim; örneğin sabah 9'da çıkan bir hatırlatıcı.

  • APNskısaltmaApple Push Notification service, APNs

    Apple Push Notification service: Push bildirimlerini sunucudan iPhone, iPad ve diğer Apple cihazlarına ileten Apple sistemi.

  • FCMkısaltmaFirebase Cloud Messaging, FCM

    Firebase Cloud Messaging: Android, iOS ve web uygulamalarına push bildirimi ve veri mesajı göndermeye yarayan ücretsiz Google hizmeti.

  • device tokenisimcihaz token'ı, cihaz anahtarı

    Belirli bir cihazdaki belirli bir uygulama kurulumunu tanımlayan benzersiz karakter dizisi; sunucunun o cihaza push bildirimi gönderebilmesi için gereklidir.

  • badgeisimrozet, bildirim rozeti

    Uygulama simgesi veya bir sekme üzerinde genellikle kırmızı olarak gösterilen küçük sayı ya da nokta; kaç okunmamış öğe veya yeni bildirim olduğunu gösterir.

  • opt inphrasal verb (öbek fiil)onay vermek, katılmayı seçmek

    Bildirim almak ya da veri paylaşmak gibi bir şeye katılmayı bilinçli olarak seçmek; tersi 'opt out', yani katılmamayı ya da ayrılmayı seçmektir.

Uygulama Mağazaları, Build ve Yayın Süreci

  • App StoreisimApp Store, Apple uygulama mağazası

    Kullanıcıların iPhone, iPad ve diğer Apple cihazları için uygulama bulduğu, satın aldığı ve indirdiği resmi Apple mağazası.

  • Google PlayisimGoogle Play, Play Store

    Google'ın Android uygulamaları ve oyunları için resmi mağazası; geliştiriciler uygulamalarını burada yayınlar, kullanıcılar da indirip günceller.

  • app reviewisimuygulama incelemesi, mağaza incelemesi

    Apple'ın ya da Google'ın bir uygulamayı veya güncellemeyi mağazada yayınlamadan önce kurallarına uygun olup olmadığını ve düzgün çalışıp çalışmadığını denetlemesi.

  • buildisimbuild, derleme

    Kaynak koddan üretilen, derlenmiş ve kurulabilir uygulama sürümü; örneğin iOS için .ipa, Android için .aab veya .apk dosyası.

  • releaseisimsürüm, yayın

    Kullanıcılara sunulan uygulama sürümü ya da bu sürümü yayına alma işi; fiil olarak mağazada yeni bir sürüm yayınlamak anlamına gelir.

  • beta testingisimbeta testi

    Bir uygulamanın neredeyse tamamlanmış sürümünü herkese açık yayından önce bir grup gerçek kullanıcıyla test ederek hata bulma ve geri bildirim toplama süreci.

  • app iconisimuygulama simgesi, uygulama ikonu

    Uygulamayı ana ekranda, mağazada ve ayarlarda temsil eden küçük görsel; kullanıcıların genellikle ilk fark ettiği şeydir.

  • rejectfiilreddetmek

    Bir uygulamayı veya güncellemeyi, mağaza kurallarından birine aykırı olduğu ya da inceleme sırasında düzgün çalışmadığı için mağazaya kabul etmemek.

  • TestFlightisimTestFlight

    Apple'ın iOS uygulamalarının beta build'lerini test kullanıcılarına ulaştırdığı hizmet; test kullanıcıları sürümü App Store'da yayınlanmadan önce TestFlight uygulamasıyla yükler.

  • store listingisimmağaza sayfası, mağaza listelemesi

    Uygulamanın mağazadaki sayfası; adı, simgesi, açıklaması, ekran görüntüleri, puanları ve kullanıcıların indirme kararı vermesine yardımcı olan diğer bilgileri içerir.

  • version numberisimsürüm numarası, versiyon numarası

    Uygulamanın bir sürümünü kullanıcılar açısından tanımlayan, mağazada ve genellikle uygulamanın ayarlarında gösterilen numara; örneğin 3.2.1.

  • code signingisimkod imzalama

    Uygulamaya bir sertifikayla dijital imza eklemek; bu imza uygulamayı kimin geliştirdiğini kanıtlar ve derlendikten sonra değiştirilmediğini gösterir.

  • provisioning profileisimprovisioning profile, dağıtım profili

    Bir uygulama kimliğini (app ID), imzalama sertifikalarını ve test için belirli cihazları birbirine bağlayan Apple dosyası; imzalı bir iOS uygulamasının çalışmasına ya da dağıtılmasına izin verir.

  • bundle IDisimpaket kimliği, bundle ID

    Bir uygulamanın sistem ve mağaza tarafından tanınmasını sağlayan benzersiz kimliği; genellikle com.sirket.uygulamaadi gibi ters alan adı biçiminde yazılır.

  • staged rolloutisimaşamalı yayın, kademeli dağıtım

    Bir güncellemeyi önce kullanıcıların küçük bir yüzdesine sunup bu oranı adım adım artırarak yayınlamak; böylece sorunlar herkes yeni sürümü almadan önce fark edilebilir.

  • force updateisimzorunlu güncelleme

    Uygulamanın eski bir sürümünü engelleyen ve kullanıcının uygulamayı kullanmaya devam edebilmesi için önce son sürümü yüklemesini şart koşan ekran ya da kural.

  • ASOkısaltmauygulama mağazası optimizasyonu, ASO

    App Store Optimization, yani uygulama mağazası optimizasyonu: uygulamanın başlık, anahtar kelime, ekran görüntüsü ve puan gibi mağaza sayfası öğelerini iyileştirerek aramalarda daha üst sıralarda çıkmasını ve daha çok indirilmesini sağlama çalışması.

Uygulama İçi Satın Alma ve Gelir Modelleri

  • in-app purchaseisimuygulama içi satın alma

    Kullanıcının uygulamanın içinden satın aldığı şey; ek özellikler, oyun parası ya da abonelik gibi. Ödeme App Store veya Google Play üzerinden yapılır.

  • subscriptionisimabonelik

    Kullanıcıya belirli bir süre (örneğin bir ay ya da bir yıl) boyunca içerik veya özelliklere erişim sağlayan ve iptal edilene kadar otomatik olarak yenilenen satın alma.

  • free trialisimücretsiz deneme, ücretsiz deneme süresi

    Kullanıcıların ücretli özellikleri, abonelik ücreti alınmaya başlamadan önce ücretsiz olarak deneyebildiği süre; örneğin 7 ya da 14 gün.

  • paywallisimödeme duvarı, paywall

    Premium içerik veya özelliklere erişimi engelleyen ve devam etmek için seçilmesi gereken abonelik planları gibi ücretli seçenekleri gösteren ekran.

  • freemiumisimfreemium, temel sürümü ücretsiz model

    Uygulamanın temel sürümünün ücretsiz olduğu, kullanıcıların ek özellikler, daha fazla içerik ya da reklamların kaldırılması için ödeme yaptığı iş modeli.

  • receipt validationisimsatın alma doğrulaması, makbuz doğrulama

    Kullanıcıya ücretli içerik veya özellikleri açmadan önce, uygulamada yapılan satın almanın gerçek olduğunu ve geçerliliğini koruduğunu Apple ya da Google üzerinden kontrol etmek.

Test, Çökmeler ve Performans

  • crashisimçökme, crash

    Uygulamanın, genellikle kodda ele alınamayan bir hata nedeniyle aniden ve beklenmedik şekilde kapanması.

  • crash reportisimçökme raporu, crash raporu

    Uygulama çöktüğünde oluşturulan ve geliştiricilerin nedeni bulmasına yardımcı olan kayıt; hatayı, stack trace'i, cihazı, işletim sistemi sürümünü ve diğer ayrıntıları gösterir.

  • debugfiilhata ayıklamak, debug etmek

    Bir hatanın nedenini bulup düzeltmek; örneğin uygulamayı adım adım çalıştırarak, log kayıtlarına bakarak ya da kodu bir kesme noktasında (breakpoint) durdurarak.

  • analyticsisimanalitik, kullanım analitiği

    İnsanların uygulamayı nasıl kullandığına dair veriler; hangi ekranları açtıkları, uygulamadan nerede ayrıldıkları gibi. Davranışları anlamak ve özellikleri ölçmek için olaylar (event) şeklinde toplanır.

  • stack traceisimstack trace, yığın izi

    Bir hata veya çökme anında etkin olan fonksiyon çağrılarının listesi; geliştiricilere sorunun kodun tam olarak neresinde oluştuğunu gösterir.

  • memory leakisimbellek sızıntısı

    Uygulamanın artık ihtiyaç duymadığı belleği serbest bırakmadığı hata; bellek kullanımı zamanla artar ve sonunda uygulama yavaşlar ya da sistem tarafından kapatılır.

  • crash-free rateisimçökmesiz kullanıcı oranı, crash-free oranı

    Belirli bir dönemde çökme yaşamayan kullanıcıların ya da oturumların yüzdesi; bir uygulamanın kararlılığını gösteren temel ölçütlerden biridir.

  • device fragmentationisimcihaz çeşitliliği, cihaz parçalanması

    Bir uygulamanın çalışması gereken cihaz, ekran boyutu, donanım ve işletim sistemi sürümlerinin çok çeşitli olması; özellikle Android'de testi zorlaştırır.

  • UI testisimarayüz testi, UI testi

    Uygulamayı bir insan gibi kullanan; butonlara dokunan, metin yazan ve ekranda ne göründüğünü kontrol eden otomatik test.

  • battery drainisimpil tüketimi, aşırı pil tüketimi

    Bir uygulamanın, örneğin sürekli konum takibi, sık ağ çağrıları ya da arka planda çalışmaya devam eden işler nedeniyle pili normalden hızlı tüketmesi.

  • app sizeisimuygulama boyutu

    Bir uygulamanın hem mağazadan indirilirken hem de cihaza kurulduktan sonra kapladığı alan; kod, görseller ve kütüphaneler bunun içindedir.

  • ANRkısaltmauygulama yanıt vermiyor hatası, ANR

    Application Not Responding: Bir uygulamanın main thread'i çok uzun süre meşgul kaldığında, örneğin bir dokunuşa yaklaşık beş saniye yanıt vermediğinde Android'in gösterdiği hata.

İzinler, Gizlilik ve Güvenlik

  • permissionisimizin, erişim izni

    Bir uygulamanın kamera, konum, rehber veya bildirimler gibi hassas özellik ve verileri kullanabilmesi için kullanıcıdan alması gereken onay.

  • privacy policyisimgizlilik politikası

    Bir uygulamanın hangi kişisel verileri, hangi amaçla topladığını, kimlerle paylaştığını ve kullanıcıların bu veriler üzerinde nasıl kontrol sahibi olabileceğini açıklayan herkese açık belge.

  • keychainisimanahtar zinciri, keychain

    Apple'ın parolalar, token'lar ve anahtarlar gibi küçük gizli bilgiler için sunduğu şifreli depolama alanı; sistem tarafından korunur ve normal uygulama verilerinden ayrı tutulur.

  • biometric authenticationisimbiyometrik kimlik doğrulama, biyometrik giriş

    Kullanıcının kimliğini parola veya PIN yerine ya da bunlara ek olarak parmak izi veya yüz taraması gibi fiziksel bir özellikle doğrulamak.

  • App Tracking TransparencyisimUygulama Takip Şeffaflığı, ATT

    Apple'ın iOS 14.5 ile getirdiği ve uygulamaların, kullanıcıyı diğer şirketlerin uygulama ve web sitelerinde takip etmeden önce izin istemesini zorunlu kılan gizlilik çatısı.

  • jailbreakisimjailbreak, kısıtlama kaldırma

    Apple'ın iPhone'a koyduğu yazılım kısıtlamalarını kaldırarak onaylanmamış uygulamaların ve değişikliklerin çalışabilmesini sağlamak; Android'de benzer tam erişimi elde etmeye 'root'lama' denir.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Mobil Uygulama Geliştirme İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Alandan gerçek metinleri düzenli olarak okuyun: Apple ve Android geliştirici dokümantasyonu, App Review Guidelines, Google Play politika sayfaları, kullandığınız SDK'ların sürüm notları ve GitHub issue tartışmaları.
  • Xcode'u, Android Studio'yu ve en az bir test cihazınızı İngilizce kullanın; böylece hata mesajları, ayarlar ve sistem pencereleri arama yaparken kullanacağınız kelimelerle aynı olur.
  • Platform çiftlerini birlikte öğrenin: aynı kavramın her platformda çoğu zaman farklı bir adı vardır; view controller ile activity, keychain ile Keystore ya da phased release ile staged rollout gibi.
  • Doğru dokunma fiillerini kullanın: telefonda tap, swipe, scroll, pinch ve long-press yapılır; click yapılmaz. Doğru fiil, hata raporlarını ve test adımlarını çok daha anlaşılır hale getirir.
  • Commit mesajlarınızı, hata raporlarınızı ve mağaza sürüm notlarınızı kısa da olsa İngilizce yazın ve bu sözlükte gördüğünüz kalıpları tekrar tekrar kullanın.

Sıkça sorulan sorular

Mobil uygulama geliştirme İngilizcesini nasıl öğrenebilirim?

Alandan gerçek metinler okuyun ve kelimelerin nasıl kullanıldığına dikkat edin: Apple ve Android dokümantasyonu, App Store ve Google Play inceleme mesajları, SDK sürüm notları, çökme raporları ve GitHub issue'ları. Her terimi birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin (submit for review, fix a crash, request permission) ve yeni kelimeleri hemen ticket'larda, pull request'lerde ve sürüm notlarında kullanın.

Önce hangi mobil geliştirme terimlerini öğrenmeliyim?

İlk haftada duyacağınız kelimelerle başlayın: iOS, Android, native, cross-platform, SDK, emulator, simulator, screen, tap, background, push notification, permission, build, release, app review ve crash. Ardından mağaza, gelir modeli ve performans kelimelerini ekleyin. Bu sözlük de aynı şekilde, en temel terimlerden daha uzmanlık gerektiren terimlere doğru sıralanmıştır.

Emulator ile simulator arasındaki fark nedir?

Emulator bir cihazın donanımını taklit eder ve işletim sisteminin gerçek bir kopyasını çalıştırır; Android Emulator bu şekilde çalışır. Simulator ise yalnızca yazılımın davranışını taklit eder ve bilgisayarın kendi işlemcisinde çalışır; Apple'ın iOS Simulator'ı böyledir. Günlük konuşmada birçok geliştirici iki kelimeyi birbirinin yerine kullanır, ancak Android ekipleri genellikle emulator, iOS ekipleri simulator der.

'App' mi demeliyim, 'application' mı?

İkisi de doğrudur. Konuşmada, iş ilanlarında, ürün planlarında ve mağaza sayfalarında normal kelime 'app'tir. 'Application' daha resmi durur; dokümantasyonda ve application ID ya da Application Not Responding gibi teknik adlarda görülür. 'Application' kelimesinin iş başvurusu anlamına da gelebileceğini unutmayın; anlamı bağlam belirler.

Türk mobil ekipleri İngilizce terimleri mi, Türkçe karşılıklarını mı kullanır?

Çoğunlukla ikisi karışık kullanılır. Build, release, crash, deep link, native ve push gibi kelimeler genellikle İngilizce bırakılır ve çoğu zaman Türkçe ek alır ('build almak', 'crash oluyor'). Uygulama, ekran, bildirim, izin, abonelik ve önbellek gibi Türkçe kelimeler de aynı ölçüde yaygındır. İkisini de bilmek, Türkçe bir günlük toplantı ile İngilizce dokümantasyon arasında rahatça geçiş yapmanızı sağlar.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: