Running late ne demek?
İş hayatında anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Running late, iş hayatında gecikmek, geç kalmak, programın gerisinde kalmak anlamına gelir.
Planlanan zamanın gerisinde kalmak ve bu yüzden beklenenden geç varmak ya da geç bitirmek; kişiler, toplantılar ve programlar için kullanılır.
English: Behind the planned time, so you will arrive or finish later than expected; used about people, meetings and schedules.
Nerede ve nasıl kullanılır?
İnsanları önceden uyarmanın kibar ve gündelik yoludur: "Sorry, I'm running about ten minutes late" (kusura bakmayın, yaklaşık on dakika gecikeceğim), "The previous meeting is running late" (önceki toplantı uzadı). Gecikme henüz sürdüğü ve karşı taraf önceden uyarıldığı için "I'm late" demekten daha yumuşak durur.
Örnek cümleler
Hi all, I'm running a few minutes late. Please start without me.
Herkese merhaba, birkaç dakika gecikeceğim. Lütfen bensiz başlayın.
The CEO's interview is running late, so your slot has moved to 3:30.
CEO'nun görüşmesi uzadığı için sizin saatiniz 15.30'a kaydı.
Sık kullanılan kalıplar
- running a bit late
- running ten minutes late
- the meeting is running late
- running behind
İlgili terimler
Aynı konudan: Teslim Tarihleri ve Planlama
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
