Interest rate ne demek?
Ekonomide anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Interest rate, ekonomide faiz oranı, faiz anlamına gelir.
Borç almanın bedeli; borç alınan tutarın yıllık yüzdesi olarak ifade edilir. Tasarruf sahipleri açısından ise mevduattan elde edilen getiridir.
English: The price of borrowing money, shown as a yearly percentage of the amount borrowed; for savers, it is the return they earn on deposits.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Ekonomi haberlerinde interest rates çoğunlukla merkez bankasının politika faizini anlatır: the bank raised, cut or held interest rates (banka faizi artırdı, indirdi, sabit tuttu). Bankalar da kredi, konut kredisi ve mevduat faizlerini belirler. Kısaca rates de denir: rates are high (faizler yüksek).
Örnek cümleler
The central bank kept interest rates unchanged for the third meeting in a row.
Merkez bankası faiz oranlarını üst üste üçüncü toplantıda da sabit tuttu.
Higher interest rates make mortgages more expensive and usually slow down house price rises.
Yüksek faiz oranları konut kredilerini pahalılaştırır ve genellikle konut fiyatlarındaki artışı yavaşlatır.
Sık kullanılan kalıplar
- raise interest rates
- cut interest rates
- hold interest rates
- low interest rates
- interest rate decision
İlgili terimler
Bu kelime başka alanlarda
Aynı İngilizce kelime başka bir alanda farklı bir anlama gelebilir:
Aynı konudan: Merkez Bankaları ve Faiz
- inflation target · enflasyon hedefi
- money supply · para arzı
- quantitative easing · miktarsal genişleme
- hawkish · şahin
- dovish · güvercin
- credit · kredi
- real interest rate · reel faiz
- tightening · sıkılaştırma
- easing · gevşeme
- hold rates · faizi sabit tutmak
- monetary policy committee · Para Politikası Kurulu
- foreign exchange reserves · döviz rezervleri
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; yatırım veya finans tavsiyesi değildir.
