Anticoagulant ne demek?
Tıpta anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Anticoagulant, tıpta antikoagülan, kan sulandırıcı anlamına gelir.
Kanın pıhtılaşmasını geciktiren ve atriyal fibrilasyon ile derin ven trombozu gibi durumlarda pıhtı oluşumunu önlemek ya da tedavi etmek için kullanılan ilaç.
English: A medicine that makes the blood take longer to clot, used to prevent or treat clots in conditions such as atrial fibrillation and DVT.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Örnekleri arasında varfarin, heparin ve apiksaban gibi yeni oral antikoagülanlar (DOAC) vardır. Hastalar bunlara 'blood thinners' (kan sulandırıcılar) der; aslında bu ilaçlar kanı inceltmez. Hekimler faydayı kanama riskiyle karşılaştırır ve herhangi bir girişimden önce hastanın bu ilaçları kullanıp kullanmadığını mutlaka sorar.
Örnek cümleler
He's on an anticoagulant for atrial fibrillation, so we need to check before the procedure.
Atriyal fibrilasyon nedeniyle antikoagülan kullanıyor, girişimden önce bunu kontrol etmemiz gerekiyor.
Anticoagulation reduces the risk of stroke but increases the risk of bleeding.
Antikoagülasyon inme riskini azaltır ama kanama riskini artırır.
Sık kullanılan kalıplar
- start an anticoagulant
- oral anticoagulant
- on anticoagulants
- hold the anticoagulant
İlgili terimler
Bu kelime başka alanlarda
Aynı İngilizce kelime başka bir alanda farklı bir anlama gelebilir:
Aynı konudan: Reçete ve İlaçlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; tıbbi tavsiye değildir.
