Sovereignty ne demek?
Tarihte anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Sovereignty, tarihte egemenlik, hakimiyet anlamına gelir.
Bir toprak parçası ve halkı üzerindeki en yüksek otorite; dışarıdan herhangi bir gücün denetimi olmadan yasa yapma ve yönetme hakkını da kapsar.
English: Supreme authority over a territory and its people, including the right to make laws and to govern without control from any outside power.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Diplomasi, hukuk ve siyaset tarihinde kullanılır. Devletler egemenlik iddia eder (claim), egemenliklerini ortaya koyar (assert), başkasının egemenliğini tanır (recognise), devreder (transfer) ya da kaybeder. Vestfalya Barışı (1648) çoğu zaman modern devlet egemenliği fikriyle ilişkilendirilir; ancak tarihçiler bunun ne ölçüde doğru olduğunu tartışır. Popular sovereignty, egemenliğin halka ait olması, yani halk egemenliği demektir.
Örnek cümleler
Under the treaty, the empire recognised the new state's sovereignty.
Antlaşmayla imparatorluk yeni devletin egemenliğini tanıdı.
Debates about popular sovereignty shaped many nineteenth-century constitutions.
Halk egemenliğine ilişkin tartışmalar on dokuzuncu yüzyılın pek çok anayasasını biçimlendirdi.
Sık kullanılan kalıplar
- national sovereignty
- popular sovereignty
- recognise sovereignty
- claim sovereignty over
- state sovereignty
İlgili terimler
Bu kelime başka alanlarda
Aynı İngilizce kelime başka bir alanda farklı bir anlama gelebilir:
Aynı konudan: İmparatorluklar, Devletler ve Hükümdarlar
- empire · imparatorluk
- dynasty · hanedan
- reign · saltanat
- colonialism · sömürgecilik
- colony · sömürge
- city-state · şehir devleti
- abdicate · tahttan çekilmek
- decline · gerileme
- Ottoman Empire · Osmanlı İmparatorluğu
- Byzantine Empire · Bizans İmparatorluğu
- imperialism · emperyalizm
- decolonization · dekolonizasyon
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
