Inbox ne demek?
İş hayatında anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Inbox, iş hayatında gelen kutusu anlamına gelir.
E-posta programında yeni mesajların düştüğü klasör; ayrıca ilgilenilmeyi bekleyen tüm e-postalar anlamında da kullanılır.
English: The folder in an email program where new messages arrive; also used to mean all the emails waiting for your attention.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Sık kullanılan kalıplar: "It's in your inbox" (gelen kutunda), "My inbox is full" (gelen kutum dolu), "I'm going through my inbox" (e-postalarımı gözden geçiriyorum), "inbox zero" (ilgilenilmeyi bekleyen hiç e-posta bırakmamak). "It's sitting in my inbox" (gelen kutumda bekliyor) bir işle henüz ilgilenmediğinizi anlatır.
Örnek cümleler
I've just sent the contract; it should be in your inbox now.
Sözleşmeyi az önce gönderdim, şu an gelen kutunda olmalı.
After two weeks off, I have over 400 emails in my inbox.
İki haftalık izinden sonra gelen kutumda 400'den fazla e-posta var.
Sık kullanılan kalıplar
- in your inbox
- check your inbox
- full inbox
- inbox zero
- clear my inbox
İlgili terimler
Aynı konudan: E-postalar ve Raporlar
- CC · bilgiye eklemek
- attachment · ek
- follow up · takip etmek
- FYI · bilginize
- please find attached · ekte bulabilirsiniz
- look forward to · dört gözle beklemek
- loop in · dahil etmek
- best regards · saygılarımla
- draft · taslak
- reply all · tümünü yanıtla
- executive summary · yönetici özeti
- KPI · temel performans göstergesi
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
