Tüm alanlarda aramak için en az 2 karakter yazın.
İş Görüşmesi İngilizcesi: 203 Temel Terim ve Anlamları
İngilizce iş ararken iş ilanlarındaki ifadelerden mülakatta duyacağınız sorulara, teklif mektubundaki koşullara kadar kendine özgü bir kelime dağarcığıyla karşılaşırsınız. Bu terimler, ilanları doğru okumanıza, net bir CV ve ön yazı hazırlamanıza ve ilk başvurudan maaş görüşmesine, yeni sözleşmeye kadar her adımı takip etmenize yardımcı olur.
- 203 terim
- 10 konu
- 61 temel terim
- 407 örnek cümle
Mülakat Soruları ve Cevapları
- why do you want to work hereifadeNeden burada çalışmak istiyorsunuz?, Neden bizimle çalışmak istiyorsunuz?
Adayın şirketi ne kadar tanıdığını ve başvuru nedenlerinin samimi olup olmadığını anlamak için sorulan standart mülakat sorusu.
Adayın uzun vadeli kariyer hedeflerini ve bu hedeflerin pozisyon ve şirketle uyumlu olup olmadığını anlamaya yönelik yaygın mülakat sorusu.
Geçmişte yaşadığınız gerçek bir durumu nasıl ele aldığınızı anlatmanızı isteyen mülakat sorusu; genellikle 'Tell me about a time when...' kalıbıyla başlar.
Davranışsal sorulara dört bölümde cevap verme yöntemi: Situation (durum), Task (görev), Action (eylem) ve Result (sonuç). Böylece anlatılan örnek açık ve eksiksiz olur.
- do you have any questions for usifadeBize sormak istediğiniz bir şey var mı?, Sizin bir sorunuz var mı?
Genellikle mülakatın sonunda sorulan ve adaya iş, ekip ya da şirket hakkında soru sorma fırsatı veren soru.
Adayın hayali bir iş durumunda ne yapacağını soran mülakat sorusu.
Beceriler, Güçlü ve Zayıf Yönler
Bir şeyi iyi yapabilme yeteneği; genellikle öğrenme ve pratikle kazanılır. Rapor yazmak, kod yazmak ya da bütçe yönetmek gibi.
Özellikle iyi olduğunuz ve işinizi iyi yapmanıza katkı sağlayan nitelik ya da yetenek.
Henüz pek iyi olmadığınız bir özellik ya da beceri; geliştirmeniz gereken alan.
Başkalarıyla iyi çalışmanızı sağlayan kişisel ve sosyal yetenekler; iletişim, ekip çalışması, zaman yönetimi ve problem çözme gibi.
Öğretilebilen ve ölçülebilen ya da test edilebilen belirli yetenekler; Excel kullanmak, Almanca konuşmak, Python ile kod yazmak ya da bir makine kullanmak gibi.
Bir işte, eğitimde ya da etkinlikte edindiğiniz ve farklı bir iş veya sektörde de işe yarayan beceriler.
Başkalarıyla uyum içinde çalışan, bilgi paylaşan ve grubun başarısını kendi başarısının önünde tutan kişi.
Gelecekte başarılı olup olamayacağınıza dair fikir veren geçmiş performansınız ve sonuçlarınız.
Birinin ne yapmanızı söylemesini beklemeden, sorunları çözmek ya da fırsat yaratmak için önceden harekete geçen.
İşinin doğru ve hatasız olması için küçük ayrıntıları fark eden ve kontrol eden.
Bir kuruluşun piyasasında nasıl faaliyet gösterdiğini ve kaynaklarını nasıl kazandığını veya kullandığını anlama.
Deneyimden öğrenme ve öğrenileni alışılmadık durumlarda kullanabilme becerisi.
Eldeki bilgi ve imkânları kullanarak pratik çözüm yolları bulma becerisi.
Görevler, koşullar veya öncelikler değiştiğinde etkili biçimde uyum sağlayabilme becerisi.
Adayın çalışma yaklaşımıyla kuruluşun iş yapma kültürü arasındaki uyumluluk.
Adayın bir kuruluşun kültürüne getirebileceği farklı bakış açıları veya yaklaşımlar.
Maaş ve Yan Haklar
İşverenin çalışmanız karşılığında ödediği sabit para; genellikle yıllık tutar olarak kararlaştırılır ve her ay ödenir.
İşverenin maaşa ek olarak sağladığı imkanlar; örneğin sağlık sigortası, emeklilik planı, ek izin günleri ya da yemek kartı.
Yeni bir işte almayı umduğunuz ücret; işverenler bunu genellikle başvuru formunda ya da mülakatta sorar.
Bir konuda anlaşmaya varmak amacıyla karşı tarafla resmi olarak görüşmek; örneğin maaş, işe başlama tarihi ya da çalışma saatleri hakkında.
Prim, komisyon, fazla mesai ya da yan haklar eklenmeden önceki sabit ücret.
Normal ücretinize eklenen ek ödeme; genellikle iyi performans, şirketin iyi sonuçları ya da yılın belirli bir dönemi nedeniyle verilir.
Aynı işi yapmaya devam ederken aldığınız ücrette yapılan artış.
Tatil ya da dinlenme için her yıl kullanmanıza izin verilen ücretli izin günlerinin sayısı.
İş ilanlarında kesin rakam vermeden, maaşın diğer işverenlerin aynı iş için sunduklarına benzer ya da daha iyi olduğunu belirtmek için kullanılan ifade.
İşverenin belirli bir iş için ödemeye hazır olduğu en düşük ve en yüksek tutar; örneğin yıllık 40.000 ile 48.000 sterlin arası.
İşinizden ücrete ek olarak elde ettiğiniz ayrıcalık; ücretsiz öğle yemeği, spor salonu üyeliği ya da şirket telefonu gibi.
İşverenin çalışmanız karşılığında sağladığı her şeyin toplamı: maaş, prim, hisse, emeklilik planı, sigorta ve diğer yan haklar.
Bir kişinin önceki işlerinde aldığı ücretleri gösteren kayıt veya bilgi.
Nakit olmayan haklar hariç, maaş ve nakit teşviklerden oluşan toplam parasal ücret.
Verilip verilmeyeceğine veya miktarına önceden kesin olarak bağlanmadan işverenin takdiriyle karar verilen ek ödeme.
Bir dönemde kazanılıp daha sonraki bir tarihte alınması kararlaştırılan ücret.
Planlı görev saatleri dışında iş çağrısına yanıt vermeye hazır olma karşılığındaki ek ücret.
Gece veya dönüşümlü çalışma gibi belirli vardiyalarda çalışmak için verilen ek ücret.
İşverenin sağladığı yan hak planlarını seçme veya bu planlara kaydolma süreci.
İş Teklifi ve Sözleşme
Bir işverenin size işi resmi olarak önermesi; genellikle maaş, işe başlama tarihi ve temel koşullar da belirtilir.
İşten ayrılacağınızı işverene bildirdikten ya da işveren iş ilişkisini sonlandıracağını size bildirdikten sonra çalışmaya devam etmeniz gereken süre.
Yeni işinizde çalışmaya başlayacağınız, sizinle işveren arasında kararlaştırılan gün.
İşveren ile çalışan arasında yapılan; görevi, ücreti, çalışma saatlerini, izinleri ve diğer çalışma koşullarını belirleyen hukuki anlaşma.
Yeni bir işin ilk haftaları ya da ayları; işveren bu süreçte uygun olup olmadığınızı değerlendirir ve taraflar genellikle iş ilişkisini daha kolay sona erdirebilir.
Bir teklife ya da isteğe hayır demek; örneğin size teklif edilen bir işi kabul etmemeye karar verdiğinizde.
Başka bir teklife cevap olarak yapılan yeni teklif; örneğin adayın daha yüksek maaş istemesi ya da mevcut işverenin sizi tutmak için daha fazla ücret önermesi.
İşverenin teklif öncesinde ya da sonrasında adayın kimliğini, eğitimini, iş geçmişini ve bazen adli sicil kaydını doğrulamak için yaptığı kontrol.
İşverenin iş teklifini resmi olarak teyit ettiği ve unvan, maaş, işe başlama tarihi ile temel koşulları belirttiği mektup ya da e-posta.
İş nedeniyle başka bir şehre ya da ülkeye taşınmak; ayrıca bir şirketin çalışanını ya da ofisini yeni bir yere taşıması.
Adayı baskı altında bırakan, kabul için çok kısa süre tanıyan iş teklifi.
Bir adayın aynı dönemde değerlendirdiği başka bir iş teklifi.
Bir iş teklifini önceden kabul ettikten sonra bu kabulden geri dönmek.
İşveren tarafından geri çekilen iş teklifi.
Her hafta aynı saat yerine bir yıl için toplam çalışma saati belirleyen düzen.
Asgari çalışma saati sayısını garanti etmeyen çalışma sözleşmesi.
Staj veya önceki çalışma döneminin ardından aynı işverene geri gelmek için yapılan teklif.
Kariyer Gelişimi
Bir kişinin çalışma hayatı boyunca geçtiği işler ve görevler dizisi ya da bir şirket içinde ilerlemek için planlanmış yol.
Kurum içinde daha üst bir pozisyona ya da kademeye geçme; genellikle daha fazla sorumluluk ve daha yüksek maaş anlamına gelir.
İşiniz için gereken beceri ve bilgilerinizi geliştirmenizi sağlayan öğrenme ve eğitim faaliyetleri; kurslar, sertifikalar, konferanslar ya da koçluk gibi.
Çalışmadığınız ve CV'nizde iki iş arasında boşluk olarak görünen dönem.
Genellikle işinizdeki ya da sektörünüzdeki değişikliklere ayak uydurmak için yeni beceriler öğrenmek veya mevcut becerilerinizi geliştirmek.
Daha az deneyimli birine kariyerinde gelişmesi için düzenli olarak tavsiye ve destek veren deneyimli kişi.
Bir iş alanından ya da meslekten farklı bir alana geçiş; örneğin öğretmenlikten yazılım geliştirmeye geçmek.
Bir şirkete ya da sektöre, genellikle alt düzey bir pozisyonla da olsa ilk kez girme fırsatı; zamanla daha iyi işlere kapı açabilir.
Uzun bir kariyer arasından sonra deneyimli kişilerin işe dönmesini destekleyen yapılandırılmış program.
Bir mesleği öğrenmek için uygulamalı çalışmayı yapılandırılmış eğitimle birleştiren program.
Görevi personel yönetmekten çok kendi uzmanlık çalışmasına odaklanan çalışan.
Kurumda benzer düzeyde bulunan farklı bir göreve geçiş.
Tek ana iş yerine birkaç görev, proje veya gelir kaynağını birleştiren çalışma hayatı.
Görevler arasında yatay hareketi de yukarı ilerleme kadar kapsayan kariyer gelişim modeli.
Çalışanın işini kendine daha uygun veya anlamlı kılmak için bazı yönlerini bilinçli olarak uyarlaması.
Tam emeklilikten önce çalışma yükümlülüğünün aşamalı olarak azaltılması.
Mevcut becerileri ve eksikleri hedeflenen işe veya gelişime göre sistemli biçimde inceleme.
İş seçeneklerini araştırmaya ve kariyer kararları vermeye yardımcı olan profesyonel rehberlik.
Mevcut bir çalışanın aynı kuruluş içindeki başka bir göreve geçirilmesi.
Çalışanların bir kuruluş içindeki görevler veya fırsatlar arasında hareket etmesi.
Kişinin mevcut rutin deneyiminin ötesindeki becerileri kullanmasını gerektiren gelişim görevi.
İnsan yönetimi sorumluluğuna ilerlemeye odaklanan kariyer yolu.
Uzmanlar ve insan yöneten çalışanlar için paralel ilerleme yolları sunan sistem.
Daha önce ayrıldığı işverenin yanında yeniden çalışmaya başlayan kişi.
Bir dönem boyunca işverenler arasında sık geçiş yapma.
Tam zamanlı çalışmanın belirli bir kısmı kadar sürekli üst düzey yöneticilik hizmeti veren kişi.
Yönetim boşluğunu veya belirli bir değişim dönemini kapsayan geçici liderlik çalışması.
Kariyer aşamaları arasında veya tam emeklilikten önce ara adım olarak yapılan iş.
İleri yaşlarda genellikle ücretli işi güçlü bir toplumsal amaçla birleştiren yeni kariyer dönemi.
Daha önce kazanılmış bilginin bir yeterlilik veya program kapsamında sayılması için resmen değerlendirilmesi.
İş başarılarının, katkıların ve olumlu geri bildirimlerin düzenli tutulduğu gayriresmî kayıt.
Kişileri veya görevleri becerilerle ve yeterlilik düzeyleriyle eşleştiren tablo.
Farklı görev veya düzeylerde beklenen becerileri ve davranışları yapılandırılmış biçimde tanımlayan sistem.
Kariyer seçimlerine yön veren, kişinin benimsediği değerlerin, güdülerin ve algıladığı becerilerin birleşimi.
LinkedIn ve Profesyonel Ağ
Profesyonel ağ sitesi LinkedIn'deki kişisel sayfanız; fotoğrafınızı, başlığınızı, deneyiminizi, becerilerinizi ve eğitim bilgilerinizi gösterir.
Kendi alanınızda çalışan kişilerle tanışıp iletişimi sürdürme; böylece bilgi paylaşılır ve fırsatlardan haberdar olunur.
Profesyonel ağınızda bağlantılı olduğunuz kişi; özellikle LinkedIn'de eklediğiniz kişi.
Şirkette halihazırda çalışan birinin bir adayı bir pozisyon için önermesi.
LinkedIn'de bir bağlantınızın, profilinizde yer alan belirli bir beceriye sahip olduğunuzu tek tıklamayla onaylaması.
Yeni bir iş aradığınızı gösteren LinkedIn ayarı ve etiketi; bu bilgi yalnızca işe alım uzmanlarına ya da profil fotoğrafınıza eklenen yeşil çerçeveyle herkese açık olarak gösterilebilir.
Kim olduğunuzu ve neler sunduğunuzu anlatan, bir asansör yolculuğu kadar, yani yaklaşık 30-60 saniye süren kısa ve net tanıtım.
Belirli bir işe seçilmek için değil, bir mesleği tanımak için bir uzmanla yapılan görüşme.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
İş Görüşmesi İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Kendi alanınızdaki gerçek iş ilanlarını okuyun ve sürekli karşınıza çıkan manage, coordinate, proactive, detail-oriented gibi fiil ve sıfatların altını çizin.
- Hedeflediğiniz pozisyonlarda çalışan kişilerin LinkedIn profillerini ve CV'lerini karşılaştırın; sorumluluklarını ve başarılarını nasıl anlattıklarına dikkat edin.
- Standart mülakat sorularını bütün cümleler halinde öğrenin ve sesli tekrar edin; böylece görüşmede duyduğunuzda kalıplar size tanıdık gelir.
- İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki farkları bir listede toplayın (CV ve resume, pay rise ve raise, annual leave ve vacation); böylece başvurduğunuz şirketin üslubuna uyum sağlarsınız.
- Kelimeleri tek başına değil, birlikte kullanıldıkları sözcüklerle öğrenin: apply for a position, negotiate a salary, accept ya da turn down an offer.
Sıkça sorulan sorular
CV ile resume arasındaki fark nedir?
İngiliz İngilizcesinde CV, iş başvurusunda gönderilen standart belgedir ve genellikle iki sayfa civarındadır. Amerikan İngilizcesinde aynı belgeye resume denir ve çoğu zaman tek sayfadır; ABD'de CV ise araştırmaları ve yayınları da içeren daha uzun, akademik bir özgeçmiş anlamına gelir.
'Apply for' mu denir, 'apply to' mu?
Bir iş, pozisyon ya da rol için 'apply for', bir şirkete ya da kuruma başvururken 'apply to' kullanılır. Örneğin: 'I applied for the marketing manager position, and I also applied to two agencies in London.'
Salary ile wage arasındaki fark nedir?
Salary, yıllık ya da aylık olarak belirlenmiş sabit ücrettir ve ofis işlerinde, profesyonel pozisyonlarda kullanılır. Wage ise genellikle saatlik, günlük ya da haftalık ödenir ve çalışılan saate göre değişir. İngiltere ve ABD'deki iş ilanlarında maaş genellikle yıllık ve brüt tutar olarak verilir.
'Zam', 'yan haklar' ve 'ihbar süresi' İngilizcede nasıl söylenir?
Maaş artışına İngiliz İngilizcesinde pay rise, Amerikan İngilizcesinde raise denir. Sağlık sigortası ya da emeklilik planı gibi ek haklar benefits, ücretsiz öğle yemeği gibi küçük ayrıcalıklar ise çoğunlukla perks olarak geçer. İstifa ettikten sonra çalışmaya devam ettiğiniz süreye notice period denir.
Mülakatta 'Tell me about yourself' denince ne kastediliyor?
Bu ifade, hayat hikayenizi değil, kısa bir profesyonel özetinizi duymak için kullanılır. Görüşmeciler genellikle bir iki dakika içinde şu anki işinizden, en ilgili deneyiminizden ve bu pozisyonla neden ilgilendiğinizden bahsetmenizi bekler.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
