Anxiety ne demek?
Psikolojide anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Anxiety, psikolojide kaygı, anksiyete, endişe anlamına gelir.
Olabilecek bir şeye dair endişe, gerginlik ya da korku hissi; çoğu zaman çarpıntı gibi bedensel belirtiler eşlik eder. Yoğun ve uzun süreli olduğunda bir bozukluğun parçası olabilir.
English: A feeling of worry, tension or fear about something that might happen, often with physical signs such as a fast heartbeat; when intense and lasting, it can be part of a disorder.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Hem gündelik hem klinik bir kelimedir. Klinisyenler normal kaygıyı yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu ve panik bozukluk gibi kaygı bozukluklarından ayırır. Sık kalıplar: experience anxiety, reduce anxiety, anxiety symptoms. Türk psikologlar 'kaygı' ve 'anksiyete'yi çoğu zaman birbirinin yerine kullanır.
Örnek cümleler
Mild anxiety before an exam can actually improve performance.
Sınav öncesindeki hafif kaygı aslında performansı artırabilir.
His anxiety gets worse in crowded places, so he has started avoiding them.
Kalabalık yerlerde kaygısı arttığı için bu yerlerden kaçınmaya başladı.
Sık kullanılan kalıplar
- social anxiety
- anxiety disorder
- reduce anxiety
- health anxiety
- performance anxiety
İlgili terimler
Aynı konudan: Ruh Sağlığı ve Ruhsal Bozukluklar
- mental health · ruh sağlığı
- mental disorder · ruhsal bozukluk
- depression · depresyon
- trauma · travma
- PTSD · travma sonrası stres bozukluğu
- OCD · obsesif kompulsif bozukluk
- ADHD · dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
- bipolar disorder · bipolar bozukluk
- schizophrenia · şizofreni
- autism spectrum disorder · otizm spektrum bozukluğu
- psychosis · psikoz
- self-harm · kendine zarar verme
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; tıbbi tavsiye değildir.
