Prioritize ne demek?
İş hayatında anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Prioritize, iş hayatında öncelik vermek, önceliklendirmek, öncelik sırasına koymak anlamına gelir.
Hangi işlerin en önemli olduğuna karar verip önce onlarla ilgilenmek ya da bir şeyi diğerlerinden daha önemli saymak.
English: To decide which tasks are most important and deal with them first, or to treat one thing as more important than others.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Zaman ya da kaynak kısıtlı olduğunda kullanılır: "We need to prioritize" (önceliklendirme yapmamız gerek), "Which should I prioritize?" (hangisine öncelik vereyim?). İsmi "priority" şeklindedir: "top priority" (birinci öncelik), "high/low priority" (yüksek/düşük öncelik). İngiliz İngilizcesinde "prioritise" diye de yazılır.
Örnek cümleler
With two people off sick, we'll have to prioritize the most urgent orders.
İki kişi hastalık izninde olduğu için en acil siparişlere öncelik vermek zorunda kalacağız.
I can't do both this week. Which one should I prioritize?
Bu hafta ikisini birden yapamam. Hangisine öncelik vereyim?
Sık kullanılan kalıplar
- prioritize tasks
- prioritize the work
- top priority
- help me prioritize
İlgili terimler
Bu kelime başka alanlarda
Aynı İngilizce kelime başka bir alanda farklı bir anlama gelebilir:
Aynı konudan: Teslim Tarihleri ve Planlama
- EOD · gün sonu
- reschedule · yeniden planlamak
- time zone · saat dilimi
- postpone · ertelemek
- push back · ertelemek
- availability · müsaitlik
- calendar invite · takvim daveti
- on track · planlandığı gibi ilerliyor
- behind schedule · programın gerisinde
- timeline · zaman çizelgesi
- bring forward · öne almak
- due · teslim edilmesi gereken
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
