Felsefe İngilizcesi · Mantık ve Argüman

Induction ne demek?

Felsefede anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler

/ɪnˈdʌkʃən/isimTemel terim

Induction, felsefede tümevarım, endüksiyon anlamına gelir.

Gözlemlenen durumlardan genel bir sonuca ya da bir öngörüye varan, öncüllerin sonucu kesin değil ama olası kıldığı akıl yürütme.

English: Reasoning from observed cases to a general conclusion or a prediction, where the premises make the conclusion likely but not certain.

Nerede ve nasıl kullanılır?

Tümevarımsal argümanlar geçerli ya da geçersiz değil, güçlü ya da zayıf diye nitelendirilir. Hume'un ünlü kıldığı tümevarım problemi, geleceğin geçmişe benzeyeceği varsayımımızı neyin gerekçelendirdiğini sorar. Matematikteki tümevarım (mathematical induction) ise aslında tümdengelimsel bir ispat yöntemidir.

Örnek cümleler

  1. Every swan I've seen is white, so all swans are white: a classic case of induction going wrong.

    Gördüğüm her kuğu beyaz, öyleyse bütün kuğular beyazdır: Tümevarımın yanıldığı klasik bir örnek.

  2. Hume's problem of induction is still one of the hardest questions in epistemology.

    Hume'un tümevarım problemi, epistemolojinin hala en zor sorularından biridir.

Sık kullanılan kalıplar

  • the problem of induction
  • inductive reasoning
  • inductive argument
  • enumerative induction

Bu kelime başka alanlarda

Aynı İngilizce kelime başka bir alanda farklı bir anlama gelebilir:

Aynı konudan: Mantık ve Argüman

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: