Standard of living ne demek?
Ekonomide anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Standard of living, ekonomide yaşam standardı, hayat standardı, refah düzeyi anlamına gelir.
İnsanların ne kadar rahat yaşadığı; gelir, konut, sağlık hizmetleri, eğitim ve mal ve hizmetlere erişim gibi ölçütlerle değerlendirilir.
English: How comfortably people live, judged by their income, housing, health care, education and access to goods and services.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Kabaca kişi başına GSYH ya da reel gelirle ölçülür; İnsani Gelişme Endeksi gibi daha kapsamlı göstergeler de vardır. Yaşam standardı yükselir, iyileşir ya da düşer. Özellikle İngiliz basınında living standards biçimi de çok yaygındır.
Örnek cümleler
Productivity growth is the key to a higher standard of living in the long run.
Uzun vadede daha yüksek bir yaşam standardının anahtarı verimlilik artışıdır.
High inflation has eroded the standard of living of pensioners.
Yüksek enflasyon emeklilerin yaşam standardını aşındırdı.
Sık kullanılan kalıplar
- raise the standard of living
- a high standard of living
- living standards
- fall in living standards
İlgili terimler
Aynı konudan: Kalkınma ve Eşitsizlik
- developing country · gelişmekte olan ülke
- emerging market · gelişmekte olan piyasa
- inequality · eşitsizlik
- poverty line · yoksulluk sınırı
- Gini coefficient · Gini katsayısı
- human capital · beşeri sermaye
- informal economy · kayıt dışı ekonomi
- sustainable development · sürdürülebilir kalkınma
- infrastructure · altyapı
- advanced economy · gelişmiş ekonomi
- income distribution · gelir dağılımı
- redistribution · yeniden dağıtım
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; yatırım veya finans tavsiyesi değildir.
